ABD'deki en etkin Musevi kuruluşlarından olan Anti Defamation League'in (ADL) sözde Ermeni soykırımını kabul etmesi üzerine alarm veren Ankara'da, ADL'nin bu kararı almasında, ABD Kongresi'nde Ermeni soykırımı tasarısının geçmesini isteyen bazı üyelerin etkili olduğu görüşü ağırlık kazanıyor.

Ankara bu nedenle özellikle Demokratlar nezdindeki girişimlerini daha da etkili hale getirecek. Bununla birlikte Ankara, ADL'yi bir başka ülkede bir çıkar toplumunun temsilcisi olarak görürken, " uluslararası diplomasinin bir aktörü" olarak da değerlendirmiyor.

ÖNCE U DÖNÜŞÜ
SONRA MAVİ BONCUK

Dramatik bir U dönüşüyle Ermeni soykırımı iddialarını kabul eden Yahudi kuruluşu ADL (Anti-Defamation League), Türkiye'nin tepkileri üzerine bir bildiri yayınladı.

ADL'nin internet sitesinde yayınlanan bildiride soykırım iddiasından vazgeçilmese de Ermenistan'ın bu konuda ortak komisyon kurmayı teklif eden Türkiye'ye olumlu yanıt vermesi gerektiği belirtildi. ADL'nin 1915 olayları hakkındaki tartışmaların sona ermesini gönülden istediği ifade edilen bildiride ABD'deki tüm Yahudi kuruluşları, Türkiye ve Ermenistan'ı uzlaştırma çabalarına destek vermeye çağrıldı. Bağımsız bilimadamlarının, olayların " soykırım" olduğu konusunda konsensüse vardığı iddia edilen bildiride Ermenistan'ın Türkiye'nin ortak komisyon kurma çağrılarına olumlu yanıt vermesinin istenmesi ADL'nin Türkiye'den gelen tepkileri yumuşatmaya çalışması olarak algılandı.

GÜL UYARDI

Özellikle Türkiye ile başta savunma sanayi olmak üzere hemen her alanda yakın ilişki içinde olan İsrail yönetiminin, ADL'nin kararından ciddi rahatsızlık duyduğu öğrenildi. Türkiye'de görev süresi dolduğu için dün Gül'e veda ziyaretinde bulunan Büyükelçi Pinhas Avivi'nin, Gül'e bu yönde mesaj verdiği belirtildi. Gül de Musevi cemaatlerinde bu anlayışın devam etmesi halinde bunun Türkiye-İsrail ilişkilerine son derece olumsuz yönde yansıyacağını bildirdi. İsrail Parlamentosu Knesset'te 14 Mart 2007'de görüşülen sözde Ermeni soykırım önergesi, Başbakan Olmert'in aktif bir şekilde devreye girmesi sonucu reddedilmişti.

Bu arada izin için Türkiye'de bulunan Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan, konuyu İsrail makamlarıyla görüşmek için dün görev yerine döndü.

ADL'nin Ulusal Başkanı Abraham Foxman'ın haziran 2005'te ABD'yi ziyaret eden Başbakan Tayyip Erdoğan'a " Courage to Care" i (İlgi göstermeye cesaret ödülü) vermişti. Foxman bu ödülü, Rodos eski Konsolosu Selahattin Ülkümen'in başını çektiği, 2. Dünya Savaşı'nda soykırıma uğratılan Yahudileri kurtaran Türk diplomatlara minnet ifadesi olarak sunmuştu. Foxman ödül töreninde yaptığı konuşmada " Diğer ülke diplomatları da Türk diplomatlar gibi onurlu davranabilseydi, çok daha fazla sayıda insan kurtulurdu" demişti.

Türkiye'nin yanındayız

İSRAİL Cumhurbaşkanı Şimon Perez dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ı telefonla aradı. Erdoğan, Perez'e Türkiye'nin ADL'nin aldığı karardan duyduğu üzüntüyü bildirerek, İsrail'in bu konuda vakit geçirmeden devreye girmesini istedi. Erdoğan, aksi takdirde son durumdan Türkiye-İsrail ilişkilerinin olumsuz yönde etkileneceği mesajını verdi. Perez'in de Erdoğan'a İsrail'in " Türkiye Ermeni soykırımı gerçekleştirmiştir" yönünde hiçbir politikası ve anlayışının olmadığını vurgulayarak, Tel-Aviv yönetimimin ABD'deki Musevi kuruluşları nezdinde her türlü girişimi yapacağını bildirdi. Erdoğan'ın " Hayal kırıklığı yaşadık" ifadesi üzerine Perez'in de " Bu kararın ABD'deki diğer Musevi kuruluşlarına yayılmaması için elimizden geleni yapacağız. Türkiye'nin yanındayız. ADL'nin aldığı karar İsrail'in politikasıyla örtüşmüyor" dediği öğrenildi.

İSRAİL TÜRKİYE'Yİ KAYBEDEBİLİR

Önce pek üzerinde durmadım.
Daha önceki gibi geçicidir diye düşündüm.
Ama bu defa iş ciddiye gidiyor gibi.

ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Öte yandan İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, ADL'nin soykırım açıklaması üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde İsrail Başbakanı Ehud Olmert'i arayarak konuyu görüşmesinin beklendiğini yazdı.

Nedeni Hamas mı

ADL'nin yeni tutumu, " Türkiye'nin HAMAS'la yakınlaşması politikasına tepki mi?" sorusunu da gündeme getirdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu yılın şubat ayında ABD'ye yaptığı ziyarette Musevi cemaatleri ile görüşmüştü. Gül'ün görüştüğü kişiler arasında ADL Başkanı Foxman da vardı. Musevi cemaatleri bu görüşmede, Türkiye'nin bir yandan Hamas'la yakınlaşırken öte yandan, İsrail yönetimini eleştiren bir tavır takınmasından duydukları rahatsızlığı aktarmışlardı.