Jamaika'da güvenlik güçleriyle, uyuşturucu baronu Christopher Coke'un taraftarları arasında hafta sonu başlayan çatışmalarda ölü sayısı gittikçe yükseliyor. Son olarak sivil can kaybının 44'e ulaştığı iki polis bir de askerin hayatını kaybettiği bildirildi. Olayların kısa süre içinde sona ermesi beklenmiyor. Ancak Jamaikalı yetkililer ABD'ye iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Coke'u kontrol altına almayı başarsa da başaramasa da yaşanan bu karmaşa hali Başbakan Bruce Golding'in koltuğunu sallayacak ve suça eğilimli Jamaikalıları memnun edecek gibi görünüyor.
Jamaica Observer gazetesinin Salı günkü sayısında yer alan bir başyazıda denildiği gibi, "Uzun bir süredir hükümettekilerin iktidar hırsı yüzünden suçlulara teslim olması dolayısıyla bir patlamaya doğru ilerliyorduk. Sonuç olarak elimizde yasaları ve başkalarının haklarını ihlal etmeyi normal kabul eden bir toplum var. İyinin kötü, kötünün iyi olduğu bir toplum... Buna bir son verilmeli."
Hükümetin Kingston'da bu hafta olağanüstü hal ilan etmesine neden olan drama geçtiğimiz yaz New York City'de, jürinin 41 yaşındaki Coke'u kokain dağıtmak ve silah kaçırmaktan suçlu bulmasıyla başladı. Coke hakkındaki suçlamaları reddediyor ancak kanıtlar arasında bulunan ve Coke'un liderliğini yaptığı çete Shower Posse'un üyelerine ait telefon kayıtlarına kesin gözüyle bakılıyor. Yine de Jamaika ile ABD arasındaki genelde sorun çıkarmayan sınır dışı anlaşmasına karşılık, Başbakan Golding telefon kayıtlarının ele geçirilmesinde ihlaller olduğunu öne sürerek Coke'un tutuklanması ve teslim edilmesine karşı çıkıyor.
BAŞBAKAN İNKAR EDİYOR AMA
Aslına bakılırsa Golding, ABD'de bir hukuk firmasıyla anlaşılıp Obama yönetimi nezdinde Coke'un sınır dışı talebinin düşürülmesi yönünde lobi çalışmaları yapılması fikrini onayladığını kabul etti. Golding, hükümetin değil sadece liderliğini yaptığı Jamaika İşçi Partisi'nin (JLP) firmayla anlaşmasına izin verdiğini söylüyor. Ancak bu ayın başlarında, Golding'in Dış İlişkiler ve Ticaret Bakanı Ronald Robinson, ABD'li avukatlarla görüşmelerinin "uygunsuz olabileceği"ni kabul ederek istifa etmişti.
Bu iddialar ülkesini skandalların gölgeleri arasında bırakırken, Gıolding en sonunda geçen hafta sonu Coke'un sınır dışı edilmesine izin verdi. Bu durum Kingston'ın batısındaki yoksul Tivoli Gardens bölgesinde üs kuran silahlı Shower Posse üyelerini, Pazar günü Coke avına çıkan polis ve askerlere saldırmaya yöneltti.
Peki neden Golding ve kabinesi, Coke'un yasal hakları konusunda bu kadar nazik kaygılar taşıyordu? Miami'de yaşayan Jamaikalı-ABD'li avukat ve sınır dışı yasası uzmanı David Rowe, Coke davasındaki ifadelerin Golding'in elinde ABD'nin telefonları dinleyerek elde ettiği kanıtlar üzerine şüphe düşürecek geçerli bir argümanı olmadığına işaret ettiğini söyledi.
YOLSUZLUK UYUŞTURUCUNUN YANINDA HİÇ
ABD Dışişleri Bakanlığı "kamudaki derin yolsuzluğun" Jamaika'daki uyuşturucuyla mücadele çabalarına engel olduğunu söylese de Golding ve JLP liderleri, Coke'la aralarında bir ilişki olduğunu reddediyor. Ancak Golding'in Jamaika Parlamentosu'nda temsil ettiği Tivoli Gardens gibi yerlerde, Coke'un "başkan" anlamına gelen lakabı Dudus, fakirlik içerisindeki halkın kendisini nasıl bir kahraman olarak gördüğünü gösteriyor. Coke'un ABD'de ceza almasından sonra bile, Golding hükümeti, kendisinin inşaat şirketi Incomparable Enterprise Ltd.'ye milyon dolarlık kontratlar vermeye devam etti.
ABD yetkilileri bu gelirin Shower Posse'un uyuşturucu kaçakçılığından kazandığı paranın yanında bir hiç olduğunu söylüyor. Çetenin kurucusu ve Coke'Un babası Jamaikalı uyuşturucu lordu Lester "Don Dada" Coke, 1992 yılında hapishane hücresinde çıkan bir yangın sonucu öldü. Oğlu Lester'ın yerine geçtikten sonra Posse'u ABD'nin Doğu sahillerinin tamamında ve hatta Alaska'da kokain ve marihuana ticareti yapan çok daha kapsamlı ve vahşi bir kartele dönüştürdü. Örgüt şu an ABD ve diğer ülkelerden aralarında AK-47 saldırı silahları da olan ağır silahlar alıp, çetenin kontrolü altındaki limanlardan Jamaika'ya sokuyor.
ROBIN HOOD MU, GANGSTER Mİ?
Yine de Tivoli Gardens'daki Robin Hood imajına karşılık bugün birçok Jamaikalı Shower Posse'un gücünü ve ülkenin cinayet oranı en yüksek olan yerlerden biri haline gelmesine neden olan rolünü eleştiriyor. Grubun kadınları aşağılayan tavırları özellikle önemli: Posse lordlarının kontrol ettiği bölgelerde 14 yaşını dolduran kızlar, bekaretlerini kaybetmeleri için bu lordların yatağına gönderiliyor. Çetenin kadın üyelerini de uyuşturucuyu vajinaları içinde ABD'ye götürmeye zorlanıyor.
Jamaikalı yetkililer bu hafta boyunca Shower Posse'la mücadele etmeye devam ederken Golding, istifası için yükselen sesleri kulak ardı etmeyi sürdürüyor. Rowe, Golding ve kabinesinin Coke'un ABD'ye gönderilmesini istemediğini, "Birçok Jamaikalının gözünde Golding'in bu tavrının nedeni kendisine karşı ifade vermesini önlemek" olduğunu söyledi. Jamaika'nın ABD'li turistlerin iyi vakit geçirdiği kuzey kıyılarının kilometrelerce uzağında, güney kıyıdaki Kingston şehrinde durum böyle. Ancak Posse ile politikacılar arasındaki bağlantılar kopmadıkça, ülkedeki çirkinlik kuzeye de yayılabilir.
Time-Hürriyet