İsrail'in Gazze'ye yardım malzemesi götüren filoya saldırması sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısına katılmak için ABD 'ye giden ve aralarında ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da bulunduğu yetkililerle, konuyla ilgili temaslarda bulunan Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu yurda döndü. Ayağının tozuyla yaptığı basın toplansında İsrail, ABD ve BM ile yapılan temaslardan birçok ayrıntı göze çarptı. Ancak Davutoğlu'nun açıklamasında İsrail'e yönelik iki ifade dikkat çekti.
İlki Davutoğlu'nu ifadesi ile şuydu. " Eğer Türk vatandaşları İsrail'de yargılanmaya kalkışılsaydı biz hiyerarşık olarak İsrail yetkililer hakkında soruşturma başlatacaktık"
Bunun anlamı şu: Eğer İsrailli hükümet yetkilileri, mesela Başbakan Netanyahu, Türkiye'de gıyabında yargılanıp, ceza alırsa, Türkiye sınırları içine girdiğinde hemen tutuklanacaktı. Bu durum, İsrail'le Türkiye üst düzey ilişkilerinin "tümden ortadan kalkması" anlamına gelecekti.
Başbakan'ın bunu dünkü grup toplantısında söyleyeceği iddialar arasında fakat BM Genel Sekreteri Başbakan Erdoğan'ı arayarak "Bu çıkışı şimdilik yapmayın. Biz devreye girelim, Türk vatandaşlarının serbest kalmasına çalışalım" dendi. Ve Erdoğan beklemeyi kabul ettiği kulislerde konuşuluyor.
İsrail, Türkiye'nin tepkisinin ciddiyetini görerek Barış gönüllülerini yargılamaktan vaz geçti ve bütün barış gönüllülerini iade edeceğini açıkladı.
Davutoğlu'nun açıklamasında dikkat çeken ikinci ifade ise şu idi: Vatandaşlarımızın hukukunu koruruz, yaşayanların koruyoruz, hayatını kaybedenlerin tek bir saç telinin de hukukunu sorarız.
Yargılama konusunda geri adım atmak zorunda kalan İsrail, bunun üzerine başka bir yol buldu. "Türk vatandaşlarını serbest bırakırız, ancak birer belge imzalatırız" dedi.
Türk vatandaşlarına, ilerde aleyhlerine kullanılabilecek birer belge imzalatmaya kalktılar. Bu belgelerle, ilerde İsrail ya da İsrail hükümet yetkilileri aleyhine dava açmalarının hukuksal olarak önüne geçmeye çalıştılar.
Türkiye, bu duruma da büyük tepki gösterdi. Vatandaşlara zorla imzalatılan bu belgelerin "hukuksuz ve geçersiz" olduğu ilan edildi.
ABD girdi. Amerikan makamlarının baskısı üzerine İsrailliler, Türk heyetini de kabul ettiler. Ve imzalatılan belgelerin "geçersiz" olduğunu da kabul ettiler.
Davutoğlu, açıklaması ile Türkiye'nin sadece yaşayanların güvenliğini sağlamakla yetinmeyeceğini, ölenlerin hukukunun da takipçisi olduğunu söyleyerek olayın takipçisi olduğunu bir kez daha ifade etti.
İHA