Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanına giren ilçelere bağlı köylerin muhtarları ile bir araya geldi. Muhtarlara yeni projeleri anlatan Başkan Gökçek, çıkarılan dedikodulara da itibar etmemelerini istedi.
Başkan Gökçek, bir takım rivayetlerin, dedikoduların alıp başını gittiğine dikkat çekerek, “Bütün muhtar arkadaşları çağıralım, Büyükşehir Belediyesi’ne katılmış olmaları dolayısıyla neler kazandılar onları anlatalım, tereddütleri varsa onların cevaplarını verelim dedim. Asılsız dedikoduların hepsi askıda kalsın istedim” dedi.
Bazı kimse Büyükşehir’e bağlanan ve mahalle statüsüne kavuşan köylerle ilgili dedikodular ürettiklerini belirten Başkan Gökçek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kulağımıza enteresan, yalan yanlış sizlerin kafasını bulandıran sözler geliyor. Güya bize bağlandıktan sonra sizlerin; Meralarını ellerinizden alacakmışız. Köy konaklarınızı ellerinizden alacakmışız. Ankara’da alınan su paralarının aynısını size uygulayacakmışız. Mezarlıklarınıza bakmayacakmışız. Sizden asfalt katılım payı isteyecekmişiz. Hayvancılığı yasaklayacakmışız. Bundan sonra hayvancılık yaptırmayacakmışız. Ev yaptırmayacakmışız. Bunların hepsi külliyen yalan, insan siyaset yapıyorsa, şerefiyle haysiyetiyle yapmalı. Sırf karşıya çamur atacağım diye bu dedikoduları yapmamalı.”
Başkan Gökçek, iddiaları tek tek yanıtlayarak şunları söyledi:
“Köy Konakları: Köy konaklarını ellerinizden almamız diye bir şey söz konusu değil. Ben köy konağınızı elinizden alsam Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bundan ne geçer elime? Tam tersine köy konaklarınızı onarıp sizin muhtarlıklarınıza teslim edip size köy konaklarında en güzel şekilde yaşama fırsatı vereceğiz. Kömürünüz yoksa kömürünüzü de biz vereceğiz.
Meralar: Bize bağlı olan 8 tane çevre ilçe var, bu 8 ilçenin hangisinin merasına el koymuşuz? Bunlar 5 yıldır bize bağlı, bugüne kadar el koymadık da bundan sonra mı koyacağız. Meralar ananızın ak sütü gibi sizin. Bizim herhangi bir merayı sizin elinizden almamız kesinlikle söz konusu değil. Bu muhalefetin çaresizlikten fitne-fesat çıkartmak için söylediği laflar.
Su: Sudan çok para alınacağı dedikodusu. Kendi suyunu kendi bulmuş, kendi motorundan kendi getiriyor, oradan biz para almıyoruz. Suyunuz varsa istemiyorsanız buyurun bedava olarak kullanın. Ama suyunuz yok, biz suyu çektiğimiz zaman kanunen bu suyun parasını sizden almamız gerekiyor. Döşediğimiz hat falan değil, suyu biz getirirsek sizden alacağımız para 55 kuruş. Sizden önce bize katılan 8 ilçede uygulamamız bu.
Mezarlıklar: Mezarlıklarınızı gene köy muhtarlıkları idare edecek. Bizim 600 tane mezarlığa yetişmemiz mümkün değil, ama bizden ne isteyeceksiniz? Oraları ot sarmış, temizleyin diyeceksiniz, ekip gönderip temizleyeceğiz. Mezarlık duvarlarını yapacağız, yürüme yolu gerekiyorsa yürüme yolu yapacağız, etrafını çevirmek gerekirse çevireceğiz, gene oranın mezarlıklarının yönetimini muhtarlıklara bırakacağız.
Asfalt Katılım Parası: Köylerde kesinlikle asfalt katılım parası almıyoruz. Allah nasip ederse köylerimizin hiç birisinde sıcak asfalt atılmamış yer kalmayacak. Sıcak asfalt gelmeyen yer kalmayacak, sadece çok uzak olan yerler falan var, asfalt uzun mesafelere gittiği zaman donuyor, ondan dolayı buraları soğuk asfalt yapabiliriz.
Ev Yaptırmayacaklar Dedikodusu: ‘Evlerimizi istediğimiz gibi yapamayacağız’ diyorsunuz, biz Allah nasip ederse köyler için bol miktarda ev projeleri yaptıracağız, o projeleri alıp yapanlar hepsi bedava yapacağız, projenin bedelini bedava alacaksınız, bir tane de değil, 20-30 çeşit.
Hayvancılık Yaptırmayacaklar Lafı: ‘Bize hayvancılık yaptırmayacaklar’ deniliyor. Çubuklu muhtarlarımız bilirler, havaalanı etrafında 5 kilometrelik mesafede kokulu hayvancılığı yasakladık. Uçaktan iniyor yabancılar, tezek kokusuyla karşılaşıyorlar. Türkiye’nin imajı yerle bir oluyor. Bunun haricinde her yerde serbest. Hayvancılığı bırakın yasaklamak. Biz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak hayvancılıkta tarımda yapacağımız destekleme ile Ankara Türkiye’ye model olacak.”