AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel, Antalya’da çuvallar dolusu belgeleri yakarken suçüstü yakalandığını iddia ettiği CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Mustafa Akaydın’ın yaptığı her açıklama ile kendini ele verdiğini söyledi.
Türel yaptığı yazılı açıklamada, “İmar ve bütçe planlarının resmi belge olmadığını, çöp niteliği taşıdığını söyleyen Akaydın, evrakları Menderes Türel’e temiz bir belediye bırakmak için yaktırdığını söyleyerek, kendi döneminde belediyenin kirlendiğini kabul etmiş oldu. Yaşanan olay Mustafa Akaydın’ın seçimi açık ara kaybetmesine rağmen yaptığı itirazların altında, usulsüzlük ve hırsızlıklarını örtme çabasının olduğunu ortaya koydu. Ele geçirilen ve 5 yıl boyunca imha edilmeleri suç olan belgelerin çoğunluğunun belediyelerde en çok yolsuzlukların yaşandığı imar ve bütçe planları olması ise dikkat çekti. Bulunan belgeler akıllara Mustafa Akaydın’ın, büyükşehir belediyesini zarara uğrattığı için yargılandığı davaları getirdi” ifadelerine yer verdi.
“İFADELER ALINDI”
Akaydın yönetiminin yakmaya ve yok etmeye çalıştığı belediye evrakları ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini, Boğaçayı’nda yakılmak istenen ve belediyenin çöp arabalarında bulunan belgelerin toplanarak Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğünü belirten Türel, açıklamasında şunları kaydetti:
"Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde 40 kişilik özel bir ekip kurularak belgeler incelenmeye başlandı. Aralarında evrak ve arşiv uzmanlarının da bulunduğu ekip ilk olarak evrakları hasar durumuna göre tasnif etti. Ekip çıplak gözle okunamayacak belgeleri kriminal laboratuvara gönderdi. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda Boğaçayı şantiyesinde birçok belgenin tamamen yok edildiği, belgelerin çok az bir kısmının kurtarılabildiği belirlendi. Kurtarılan belgelerin büyük çoğunluğunun üzerinde 2012 ve 2013 yıllarının tarihlerinin bulunduğu ve ıslak imzalı belgeler olduğu tespit edildi. Bu belgelerin de son 5 yıl içinde imha edilmesi suç olan belgeler olduğu bildirildi. Antalya Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı ile soruşturmayı derinleştiren emniyet birimleri şu ana kadar evrakları taşıyan ve yakan kişilerin ifadelerini aldı. Ele geçirilen belgelerin incelenmesinin ardından yeni ifade alma ve gözaltı işlemlerinin olabileceği belirtiliyor."
"AKAYDIN KENDİNİ ELE VERİYOR"
Suçüstü yakalanmış olmanın telaşı ile art arda açıklama yapan Mustafa Akaydın’ın her sözü ile yaptığı usulsüzlükleri ele verdiğini ileri süren Türel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
'Menderes Türel’e temiz bir belediye bırakmak için evrakları yaktırdım' diyen Akaydın, kendi döneminde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki kirlenmişliği kabul etmiş oldu. Menderes Türel, Akaydın’ın temizleme anlayışı nedeniyle belediye evraklarını çöpten toplamak zorunda kaldı. Yakılan evrakların resmiyetinin olmadığını, kendi tuttuğu notlar ve çöp niteliğindeki belgeleri olduğunu savunan Akaydın imar ve bütçe planlarının nasıl çöp niteliği taşıdığını açıklayamadı. İmha edilmek istenen belgelerin, belediyelerde yolsuzluk ve usulsüzlüklerin en çok yaşandığı imar ve bütçe komisyonlarının planları olması dikkat çekti. Akaydın yaptığı açıklamalar ile yakılmak, imha edilmek istenen evrakların, 5 yıl içinde yok edilmesi suç olan belgeler olduğunu da kabul etmiş oldu. Akaydın ‘Oraya bir evrak koyarak bana kumpas kurarlarsa ben kendimi nasıl savunurum?’ sözleri de, ele geçirilen belgelerin arasında suç unsurlarının olduğu için kendisine şimdiden bahane ürettiği yorumlarına neden oldu. Akaydın soruşturmayı Cumhuriyet Savcılığı'nın yürütmesine rağmen baskını Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Köse’nin yanlarına aldıkları polislerle yaptığını iddia etti."
"NİYETİ BELEDİYEYİ BOŞALTMAKMIŞ"
Ülke gündemine bomba gibi düşen olayın, Mustafa Akaydın ve ekibinin aradaki on binlerce farka rağmen seçim kuruluna itiraz etmelerinin nedenini ortaya çıkardığını belirten Türel, şunları kaydetti:
"Akaydın’ın derdi ne yeniden oy sayımı, ne de hataların ortaya çıkarılması imiş. Seçimleri kaybettiğini çok iyi bilen ve yaptığı açıklamalar ile evrakları imha ettirerek bunu dışa vuran Akaydın’ın derdi, yolsuzluk ve hırsızlıklarının üzerini örtmekmiş. Akaydın bir yandan seçimlere itiraz ederken, diğer yandan, yolsuzluk ve hırsızlıklarını yok etmek için çalışmaya başlamış. Resmi belgeleri yakmaya çalışırken suçüstü yakalanan Mustafa Akaydın, kamuyu zarara uğrattığı için ağır ceza mahkemesinde yargılanıyordu. Akaydın döneminde yaşanan usulsüzlük ve yolsuzluklar Sayıştay raporlarına da yansımış ve Sayıştay, Akaydın hakkında suç duyurusu yapmıştı. Antkart sistemini usulsüz şekilde iptal ettiği için firmaya milyonlarca lira ödemek zorunda kalan Akaydın’ın kendi sistemi olan Halk Kartı 20 günlük bir firmaya peşkeş çektiği ortaya çıkmıştı. Akaydın Halk Kart'tan belediye payını almamış hatta firmanın ödemesi gereken ceza için işlem bile yapmamıştı. Akaydın’ın usulsüz şekilde iptal ettiği 100. Yıl projesi nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediyesini yaklaşık 300 milyon lira ödeme yapmayla karşı karşıya bırakmıştı."