Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) yerli üreticiler, 29 Mayıs 2014 tarihinde Hindistan, Güney Kore, Malezya, Umman, Çin Tayvanı, Vietnam ve Türkiye’den ithal edilen “çelik çivi” ürünlerine karşı anti-damping ve telafi edici vergi soruşturması açılması için başvuruda bulunmuştu. ABD Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret İdaresi (ITA) ise bu gerekçeyle damping ve sübvansiyonun mevcudiyetine yönelik incelemede bulunmak için 25 Haziran 2014 tarihinde soruşturma başlattığını bildirmişti.
Çelik İhracatçıları Birliği tarafından ülke savunması yapılan soruşturmaya ilişkin beklenen açıklama 11 Temmuz 2014 tarihinde ABD Ticaret Bakanlığı’ndan geldi. Karara göre ön belirleme sonucunda Türkiye ve Hindistan’ın soruşturma kapsamı dışında tutulduğu bildirildi. Böylece Türk “çelik çivi” ihracatçılarına ABD kapılarının kapanma tehlikesi de bertaraf oldu.
Türk çelikçilerini “çelik çivi” soruşturma sonucu sevindirirken; OCTG boruları soruşturma kararı ise üzdü… 
Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Öncelikle ABD Ticaret Bakanlığını, çivi ihracatımız için verdiği adil ve tarafsız karar için kutluyorum. Bu sayede “çelik çivi” ihracatımız ABD pazarına kesintisiz olarak devam edecektir.  Bildiğiniz üzere ABD’li yerli üreticilerin şikâyetleri üzerine ülkemiz çelik ürünlerine yönelik açılan başka davalarda var. Örneğin OCTG borularına yönelik hem anti-damping hem de bir telafi edici vergi soruşturması yürütülmektedir” dedi.
OCTG borularına yönelik açılmış olan telafi edici vergi soruşturması sonucunun da 11 Temmuz 2014 tarihinde açıklandığını vurgulayan Ekinci, “ABD'li senatörlerin ilgili bakanlıklarına ithalata vergi getirilmesine dair yaptıkları baskı neticesinde ne yazık ki sonuç beklediğimiz gibi çıkmadı. Türk çelik boru üreticilerinden Borusan’ın Erdemir’den aldığı coil/rulo fiyatının piyasa fiyatlarından düşük olması ve Erdemir’in devlet kontrolünde olduğuna hükmedilmesi sonucu, Borusan yüzde 15,89, Tosçelik yüzde 2,53 ve diğer Türk firmaları ise yüzde 9,21 oranında vergiye tabi oldular. Verilen bu ara kararın yanlış mesnete dayandırılarak verginin haksız yere verildiği kanaati hakim olmuştur. Erdemir, Türkiye’nin en büyük çelik şirketinin olmasının yanı sıra dünya çapında da tanınan bir şirkettir. Yaklaşık 10 yılı aşkın süre önce özelleştirilmiş ve devletle hiçbir bağı bulunmamaktadır. ABD Ticaret Bakanlığının buna rağmen böyle bir karara varması bizi hem şaşırtmış hem de üzmüştür” diye belirtti.
Namık Ekinci, “söz konusu soruşturmanın  anti-damping kısmı henüz tamamlanmamış olup 15 Temmuz 2014 tarihinde Washington’da konuya ilişkin bir dinleme toplantısı gerçekleştirilecektir. Bu toplantı sonrası davanın zarar aşamasına bakan Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) nihai kararını Ağustos sonunda açıklanması bekleniyor. Anti-damping davasının diğer bir ayağı olan ABD Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret İdaresi (ITA) ise vergi oranlarını 14 Temmuz 2014 tarihinde açıkladı. İhracatçı firmalarımızdan depozito olarak alınacak vergiler, Ağustos ayında karar lehimize çıktığı takdirde kendilerine iade edilecek. Bu durumda; Yücel ve Borusan dışındaki firmalarımız 27 Kasım 2013 tarihinden itibaren yüzde 35,86 vergiye tabi olacak. Yücel Boru 25 Şubat 2014’te hesaplanan marjlar doğrultunda önleme tabi olmaya devam edecek, Borusan’a ise bu davada herhangi bir önlem uygulanmayacak(de minimis). Temennimiz, ABD Ticaret Bakanlığının “çelik çivi” soruşturmasında olduğu gibi OCTG boruları için de ABD'li senatörlerce yapılan baskıya rağmen “adil ve tarafsız” karar vermesi ve süreç içinde depozito olarak alınan vergilerin ihracatçılarımıza iade edilmesi yönündedir” diyerek sözlerini bitirdi.