Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz bir milli şahlanıştır. Adeta Çanakkale'ye eş, kahramanlık destanıdır. Anadolu toprakları o gece bir kez daha Türk milletine vatan kılınmıştır. Hepsinden de öte 15 Temmuz, yeni Türkiye'nin cemresidir" dedi.
Edebiyat ve kültür dünyasının öncülerinden Necip Fazıl Kısakürek'in adıyla organize edilen "Necip Fazıl Ödülleri"nin üçüncüsü Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra sivil toplum kuruluşları, edebiyat, medya, iş, akademi, kültür ve sanat dünyasından da birçok isim yer aldı.
Gecede bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “3. yılını geride bırakan Necip Fazıl ödülleri her sene çıtayı daha yukarı taşıyarak fikir sanat ve edebiyat hayatımızda hızla ilerliyor. İnşallah kalıcı olacağına ve ülkemizin en itibarlı ödülü konumuna geleceğine inanıyorum. Üstadın nefesini birazcık da olsa almış gönüldaşlık yapmış onunla teşriki mesaide bulunmuş bir Cumhurbaşkanı kardeşiniz olarak bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da sizlere gereken desteği sürdüreceğim” dedi.

“Gençlerin 140 karakterin aforizmalarına hapsolduğu şu dönemde üstadı anlama çabalarımızı arttırmalıyız”
“Üstadı sadece sloganlara belli kalıplara hapsedemeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun fikrimizin çerçevesi dediği düşünce siyaset ideoloji alanlarında kaleme aldığı eserlerini okuma listemizin en üst sıralarına yerleştirmeliyiz. Son yıllardaki iştiraki kitap konferans ve eserleri çok değerli buluyorum. Fakat mevcut ile yetinemeyeceğimizin bilincinde olmalıyız. Gençlerin internetin ve sosyal medyanın esiri olduğu, 140 karakterin, birkaç kelimelik aforizmalarına hapsolduğu 10 santimlik ekranların içinde hayatlarını heba ettiği şu dönemde üstadı anlama çabalarımızı daha da arttırmalıyız. Çile ve kaldırımlar şairini onun davasını bize kazandırdığı her şeyi nesillerimize anlatmalıyız” diye konuştu.

"Pensilvanya'daki şarlatandan aldıkları işaretle bu millete pusu kurmuşlardır"
“Onun bıraktığı mirasın, cesur duruşunun bilhassa 15 Temmuz sonrası çok daha iyi anlaşılmasını temenni ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü 15 Temmuz gecesi yaşananlar bu ülkenin tecrübe ettiği en büyük ihanetlerden biridir. 15 Temmuz bu ülkeyi mayasında, ruh kökünden kadim değerinden koparmaya yönelik yapılmış topyekün bir işgal girişimidir.
Pensilvanya'daki şarlatandan aldıkları işaretle bu millete pusu kurmuşlardır. Kendi ikballeri kendi sapkın ideolojileri için kan dökmekten can almaktan dahi çekinmemişlerdir. Namuslarına emanet edilen silahları o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar sadece meşru iktidarı alt etmeye çalışmıyorlardı Merhum Menderes, Özal, Türkeş ve Yazıcıoğlu ile devam eden ve bizim de ömrümüzü harcadığımız Türkiye'ye son vermek istiyorlardı. 14 yıldır devlet ve milletin kucaklaşmasından rahatsız olan bu çete darağaçları üzerinden iktidara yürüyeceklerdi. Bizi Menderes'in akıbetiyle tehdit etmeleri asla boşuna değildir. Ağızlarından -affınıza sığınıyorum- salyalar akarak 'Şafakta asacağız' diye efelenmeleri asla kurusıkı bir tehdit değildir. O gece ateş serbest, ezin taviz yok, sakın tereddüt etmeyin vurun diyerek 248 vatan evladını şehit eden 2 bin 193 kişiyi yaralayan vahşeti biz en son Anadolu'nun işgalinde yaşadık. O gece, bir tarafta ruhunu vatanını 1 dolara satan alçaklar vardı, diğer tarafta ise ‘canı cananı bütün varımı alsında hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’ diyen vatan evlatları. Bir tarafta tıpkı 100 yıl önce işgalcilere alkış tutanlar istiklal ve istikbal için şehadete elinde Türk bayrağı ile gülümseyerek yürüyenler vardı. Şehadet için ölüme koşanlar vardı” ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz yeni Türkiye'nin cemresidir"
“15 Temmuz adeta Çanakkale'ye eş, kahramanlık destanıdır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu toprakları o gece bir kez daha Türk milletine vatan kılınmıştır. Hepsinden de öte 15 Temmuz, yeni Türkiye'nin cemresidir. Öyle bakıyorum. Bu millet kanı pahasına bu devletin de ülkenin de yegane sahibinin kendisi olduğunu hür iradesine asla zincir vurdurmayacağını tüm dünyaya ilan etmiştir. İstikbal bizimdir. İstikbal Anadolu bozkırlarında Ömer Halis Demir gibi şeref timsali askerli yetiştiren babalarındır. İstikbal bir bacak nedir ki vatan için feda olsun diyen öğretmenlerindir. İstikbal gözünü kırpmadan mahsulünü ateşe veren çiftçilerindir. İstikbal, Abdullah Olçok gibi henüz 17 yaşında körpe bir fidanken babasıyla birlikte şehadete yürüyen asil gençlerindir” dedi. Erdoğan’ın bu sırada sesi titrediği gözlendi.

"Türkiye'yi hedeflerine ulaşmaktan hiç kimse alıkoyamayacaktır "
Cumhurbaşkanı Erdoğan devamla şöyle konuştu:
“Kimsenin ötekileştirilmediği, kimsenin hor hakir görülmediği 79 milyonun tamamının benim diyerek bağrına bastığı bir yönetim anlayışını hep birlikte tesis edeceğiz. Unutmayın, zalime merhamet mazluma zulümdür ilkesini asla aklımızdan çıkarmadan, adil, müşrik ve güçlü bir yapıyı el ele vererek kuracağız. Sizler sahip çıkarsanız milletimiz sahip çıkarsa Türkiye'yi hedeflerine ulaşmaktan hiç kimse alıkoyamayacaktır. Sizler destek olursanız bu ülke büyümeye devam edecektir. Ben sizlerden kaleminizden özellikle fikir çilenizle alnınızdan akan terinizle bu mücadele katkı vereceğinizden hiç şüphe etmiyorum.
Tekerlekli sandalyede son nefesini veren Halepli anneler için, sahilde canını kaybeden Gazzeli çocuklar için bu kavgayı vermeye devam etmeliyiz. Kimden bekleniyor biliyor musunuz Türkiye'den bekleniyor, Türk milletinden bekleniyor. Mustafa Kutlu abimizin sözüdür 'Bir şey yapın huzura vesile olsun, dikkate yol açsın şevk versin. Bir şey yapın doğru olsun, İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgara ve akıntıya kapılmasın. Kırılsın lakin eğilip bükülmesin.”