Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfının (EGEV) 25. kuruluş yıldönümünde konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin bilgi ve teknolojiyi üreten ülkelerden olmak zorunda olduğunu belirterek, “Türkiye oyun kurucu olmak zorunda. Figüran olmak bu topraklara göre değildir” dedi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, EGEV'in 25. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuştu. Yemeğe İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, oda başkanları ve EGEV yöneticileri katıldı. Bilgi ve teknoloji üretmenin önemine değinen Bakan Zeybekci, “Dünyadaki bütün haritaları çizen kalem ideolojik kalem olmaktan çıktı, tam anlamıyla bilgi, teknoloji ve ekonomi kalemine dönüştü. Dünya haritası yeniden şekilleniyor. Dünya yeniden yapılanırken Türkiye orada oturup da ‘biz de dünyada kendimize yer buluruz’ derse bunu yaptırmazlar. O dünyayı yeniden yapılandıran ülkelerden biri olma zorunluluğumuz var. Türkiye olarak başımıza bazı şeyler geliyorsa bize şunu söylüyorlar; bu kalemi eline alanlar dünyanın en zengin enerji ve hammadde kaynaklarının olduğu bu coğrafyada haritaları çizerken ‘sen başının belası ile uğraş.’ Türkiye oyun kurucu olmak zorunda. Figüran olmak bu topraklara göre değildir. Türkiye önümüzdeki dönemde sürdürülebilir şekilde enerji kaynaklarını kontrol edemezse, garanti altına alamazsa, bilgi ve teknolojiyi üretemezse, tüketim kanallarını kontrol edemezse ve en önemlisi kendi öz milli finans imkanlarını kurgulayamazsa başarılı olması mümkün değil” diye konuştu.

“Etken olmak zorundayız”
Dünyanın çok hızlı değiştiğini ve bilgi ve teknolojiyi üreten ülkeler ve bilgi ve teknolojiyi tüketen ülkeler olarak ikiye ayrıldığını kaydeden Bakan Zeybekci, şöyle devam etti:
“Türkiye olarak bilgi ve teknolojiyi üreten ülkelerden olmadığımız sürece, etken bir ülke olmadığımız bir sürece, bilgi ve teknoloji tüketen ülke sınıfında kaldığımız sürece, bu coğrafya edilgen toplulukları barındırmaz. Dünyanın en güzel coğrafyasında oturacaksın, tüm enerji ve ham madde kaynaklarının, tüm kültürlerin, dinlerin kesiştiği kesiştiği bir coğrafyada oturacaksın, sessiz sedasız kalacaksın. Barındırmazlar. Gelirler çökerler. Onun için biz etken olmak zorundayız.”

“Dizleri vura vura zeybeği oynayacağız”
Ekonomik anlamda İzmir’in önemine de değinen Bakan Zeybekci, “Mevzubahis Ege ve İzmir ise gerisi teferruattır. İnanılmaz bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada başarısız olmak için büyük hatalar yapmış olmamız lazım. Tarımda en fazla ihracat yapan coğrafyadayız. İnanıyorum ki, valilerimiz, belediye başkanlarımız, oda başkanlarımız ortak hareket etmek adına Ekonomi Bakanlığı olarak ne gerekiyorsa beraberiz. Zeybeği öyle bir oynayacağız ki dizleri vura vura. İzmir’in İstanbul’a bağlanması, Ankara’ya bağlanması çok önemli. Antalya’ya ve çevre illere bağlanması daha önemli. İzmir o zaman inanılmaz bir şehir hale gelir. Serbest bölgelerde İzmir en önemli şehir. İzmir’in yenilebilir enerji teknolojilerinin de başkenti haline gelmesi lazım” dedi.

“Topyekun gayret ediyoruz”
Ekonomide Türkiye’nin önemli mesafeler katettiğini söyleyen Bakan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Evet çok daha iyi olabilir. Çok daha iyi olması için topyekun gayret ediyoruz. 15 Temmuz ihanetine rağmen ki bu ihanet 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece bugün dünyaya Fransız devri gibi hatta çok daha kutsalı, dünya demokrasi tarihine geçecek sivil demokrasi devriminin altına imza attı. 15 Temmuz gecesi, bütün İzmirliler meydandaydı. Evet sancılar var. Sıkıntılarımız var. Hiç merak etmeyin. 15 Temmuz’dan sonra 18 Temmuz’da tüm Türk bankaları açıktı. Hayat devam ediyordu. Üretim ertelenmedi. Önümüzdeki dönemde tüm fırsatları hayata geçireceğiz.”

“Çoğunluk yanlışa ittifak etmez”
Konuşmasında 16 Nisan’da yapılacak referanduma da değinen Bakan Zeybekci, “Görüşünüz ne olursa olsun, tercihiniz ne olursa olsun başımızın üstünde yeri var. Millet ne derse o olur. Çoğunluk yanlışa ittifak etmez. Kural bu. Türkiye’de siyaset normalleşecek. Sağ ve sol normalleşerek ortaya doğru uzlaşmada, tahammülde, hoşgörüde, anlayışta buluşacak. Ana merkez ortaya doğru yaklaşacak bu da ülkemiz için hayırlı olacak” dedi.