Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, 15 Temmuz şehitlerinin aileleriyle Antalya’da bir araya geldi. 15 Temmuz'un takvim yapraklarından herhangi bir tarih olmadığını söyleyen Erdoğan, "Ülkemizin ve aziz milletin sırtından vurulduğu çetin bir günün adıdır" dedi.
15 Temmuz Derneği tarafından Antalya Cam Pramit’te düzenlenen şehit aileleri buluşma etkinliğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Antalya Milletvekilleri Sena Nur Çelik ile Gökcen Enç Özdoğan, 15 Temmuz Derneği Başkanı Tarık Şevik, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel ve 15 Temmuz darbe gecesi şehit edilen 120 vatandaşın aileleri ile yakınları katıldı.
Sabah kahvaltısıyla başlayan buluşmada polis tarafından yoğun güvenlik önlemleri alındı. Salona Emine Erdoğan’dan önce gelen Bakan Kaya, Milletvekilleri Sena Nur Çelik ve Gökcen Enç Özdoğan ile birlikte tüm masalara uğrayıp şehit aileleriyle sohbet etti ve fotoğraf çektirdi. Masaları gezmeye devam eden Bakan Kaya’ya, Hülya Işılar isimli şehit annesi 15 Temmuz’da Ankara’da şehit olan oğlu Halil Işılar’ın isminin hiçbir yere verilmediğini söyledi. Talebi not aldıran Bakan Kaya da şehidin isminin bir okula verilmesi için gereken çalışmanın yapılacağını söyledi.

O anları görünce gözyaşlarına hakim olamadılar
Daha sonra salona şehit yakınlarının yoğun sevgi gösterileri eşliğinde Emine Erdoğan geldi. Erdoğan da şehit aileleriyle sohbet ederek, fotoğraf çektirdi. Kuran-ı Kerim Tilaveti ile başlayan programda dualar okunurken aileler duygusal anlar yaşadı. Özellikle tilavetin ardından gösterime giren 15 Temmuz gecesini anlatan video gösterimi sırasında o günleri tekrar hatırlayan Emine Erdoğan ve şehit aileleri gözyaşlarına hakim olamadı.

"15 Temmuz takvim yapraklarından herhangi bir tarih değildir"
Buluşmada konuşan Emine Erdoğan, Çanakkale şehitleri neyse, 15 Temmuz şehitlerin de kahraman olduğunu söyledi. 15 Temmuz’u anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini dile getiren Erdoğan, "15 Temmuz takvim yapraklarından herhangi bir tarih değildir. Ülkemizin ve aziz milletin sırtından vurulduğu çetin bir günün adıdır. O günün dehşetini de, cesaretini de anlatmaya kelimeler asla yetmez. Yaşlıların bastonlarıyla, kadınların, dillerinde dualarla sokağa fırladığı, gençlerin vatan aşkıyla her şeyden vazgeçtiği bir geceydi 15 Temmuz. Müezzinler boğazları düğümlenerek sela okurken, milletimiz evlerinden sadece abdestlerini alarak çıktılar. Yanlarında başka hiçbir şey yoktu. Akın akın meydana koştular. O gece unutulmaz, sineye çekilmez bir geceydi. Hepimiz farklı hikayeler yaşadık. FETÖ hainleri ve işbirlikçileri Cumhurbaşkanının yurt dışına kaçtığı yalanını yayarken, biz milletimizle buluşmak için çoktan yola çıkmıştık. Gecenin karanlığında üzerimize salınmış F-16'ların arasından geçerken yolumuzu tek şey aydınlattı, Müslümanların dara düştüğünde hatırlayıp teskin olduğu o ayet, ‘Onlar tuzak kurarlarken, Allah da tuzak kuruyordu. Kuşkusuz ki Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır’ bu ayet kalplerimizi korkudan emin kıldı. Çünkü biliyorduk ki, Allah en büyük karar vericiydi ve kaderimiz onun elindeydi. Bu mutlaka gerçek imanla ve Rabbimin izniyle İstanbul’a geldik. Halkın gücünün üstünde hiçbir güç tanımıyorduk. Milletimizle buluştuk" dedi.
Darbe gecesini anlatmaya devam eden Erdoğan, "O gece ihanetin, vahşetin, akıl almaz boyutları, memleketimizin üstüne zifiri karanlık gibi çökmüştü. Ta ki korkuyu korkutan, ölümü öldüren, cesareti bir zırh gibi giyinen milletimiz, meydanları doldurana kadar. O gece vatan için bayrak için bütün ayrılıklar yok oldu ve eridi. O gece bu ülkede ilerici, gerici, solcu, sağcı değil, namuslu ve namussuz insanlar vardı" diye konuştu.

"Milletimiz o gece siyasi iradeye bir ödev verdi"
Darbe girişiminde milletin siyasilere ders verdiğini kaydeden Erdoğan, "Darbe girişimlerine karşı yüreğimiz öfke doluydu. Fakat çok şükür ki 15 Temmuz’da bu çözüldü. Milletimiz darbeye geçit vermedi. Bu güzel çocuklarımızın geleceğini tankların altında ezdirmedi. Yiğitlerimizin şehadeti Türkiye’yi zifiri bir karanlıktan kurtardı. O sabah Türkiye’ye doğan güneş, bir yandan zaferi müjdelerken, bir yandan da darbeci hainlerin tüm pisliklerini ortaya sermişti. Son nefeslerini gülümseyerek veren şehitlerimiz aramızdan süzülüp ayrılırken milletimiz günler sürecek bir nöbete başladı. 15 Temmuz bu yönüyle dünyada benzerine az rastlanacak bir halk devrimiydi. Vesayetçi güçlere karşı millet iradesinin zaferiydi. Milletimiz o gece siyasi iradeye bir ödev verdi. Verasetleri bu ülkenin bütün hücrelerinden temizle dedi. 16 Nisan referandumu bu ödevin metnidir. Yüreklerindeki iman, kalplerindeki vatan aşkıyla kalpleri durduran milletimiz, İnşallah 16 Nisan’da darbe zihniyetini tarihe gömecektir" şeklinde konuştu.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ise, 15 Temmuz’da milletin birbiriyle nasıl kenetlendiğine şahit olduğuna dikkat çekerek, "Milletimizin o gece genç, yaşlı demeden nasıl şehadete yürüdüğünü gördük" dedi. Bakan Kaya, "Aziz milletimiz göstermiş olduğu ferasetle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, geleceğine, hükümetine sahip çıktı. Tüm dünyaya aslında 15 Temmuz gecesi demokrasi ve özgürlük dersi verdik. Milli mücadele ruhuyla yoluna devam eden Türkiye, şehitlerimizin üstün cesaretini daima hatırlayacak. Onların gösterdikleri kahramanlık bu milletin ruhunda var olan demokrasi ve özgürlük tutkusuna daha da güç vermiştir" diye konuştu.

"Hesap yapmaksızın desteğimiz sürecek"
Şehitlerin emanetine sahip çıktıklarını belirten Kaya, "Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak onlara hizmet etmek, onlarla birlikte olmak bizim için bir şereftir. Ekonomik ve sosyal desteklerimizi hiç bir maliyet hesabı yapmaksızın sürdüreceğiz. İstihdam, eğitim, barınma ve sağlık başta olmak üzere, sizlerin yaşamlarınızı kolaylaştırmak, acılarınızı bir nebze de olsa hafifletmek için gece gündüz çalışacağız" dedi.
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, şehit aileleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.