Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temasları kapsamında Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın yeni terminal binası temel atma törenine katılıyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın yeni terminal binası temel atma töreninde, “Dünyanın huzuru bölgemizin istikrarına, bölgemizin istikrarı da bizlerin göstereceği kararlı tutuma bağlıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temasları kapsamında Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın yeni terminal binası temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, Kuveyt’in her alanda sergilediği gelişmenin mimarının Kuveyt emiri olduğunu ifade ederek, “Emir Hazretlerinin örnek liderliği Kuveyt halkı ve bölgemiz için bir şanstır. Halkının refahına, mutluluğuna, taleplerine sırtını dönerek sadece kendi çıkarlarına düşünen yöneticilerin ülkelerini ne hale soktuklarını Suriye’de gördük. biz dost ve kardeş ülkelerin başında halkına zulmeden değil, halkına hizmet eden yöneticiler bulunsun istiyoruz. Gönül dünyamızın ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz ülkelerin zalimler tarafından yıkılışına değil, dirayetli ve adaletli liderler tarafından imarına şahitlik etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Son 14 yılda Türk şirketleri bölge ülkelerinde 51 milyar doların üzerinde proje üstlendiler”
Kuveyt emirinin bilgeliğine, liderliğine, vizyonerliğine önem verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Bölgemizde böyle liderler var oldukça geleceğe hep birlikte daha da umutla bakabiliriz. Türkiye olarak Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkeleri ile siyasi ticari, diplomatik, askeri ve diğer alanlardaki ilişkilerimizi en üst düzeyde tutmanın gayreti içerisindeyiz. Bölgemizin huzuru ve refahı için işbirliği ve dayanışa kanallarını sürekli genişletmeli ve açık tutmalıyız. Siyasi ilişkilerimizi, ekonomik ve insani ilişkilerimizi bunlarla beraber tahkim etmedikçe amaçlarımıza ulaşamayız. Burada karşılıklı yarar ve destek ilkelerinden hareket etmek durumundayız. Kendi çıkarlarımızı düşünerek, böyle geniş ve güçlü zemin inşa edemeyiz. Bunu başarmadan da geleceğimize güvenle bakamayız. Bu anlayışa Türkiye olarak Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerle olan ilişkilerimizin diğer boyutlarla birlikte ekonomik yönünü de güçlendirmeye gayret ediyoruz. Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerle ticaret hacmimizin 2016 yılında yaklaşık 17 buçuk milyar dolara ulaşmış olması önemlidir. Potansiyellerimizi göz önüne aldığımızda bu da asla yeterli değildir. Son 14 yılda Türk şirketleri bölge ülkelerinde 51 milyar doların üzerinde proje üstlendiler. Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerinin “Türkiye ile işbirliği yapılacak en önemli 5 ülkeden birisi olarak kabul etmiş olmasından da büyük bir memnuniyet duyduk. Türkiye ile Konsey arasında imzalanacak serbest ticaret anlaşması hem Türkiye-Kuveyt ikili ilişkilerine hem de genel olarak körfez bölgesi ile ticaretimize yeni ufuklar açacaktır” açıklamasını yaptı.
“Türk şirketleri, Kuveyt’in kalkınma hamlelerine her alanda katkı sunmaya her alanda hazırdır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt’in 2035 yılı Kalkınma Planı çerçevesinde inşa ettiği yeni uluslararası havalimanının Türk şirketine verilmiş olmasınındın memnuniyeti dile getirerek, “Temelini attığımız 4.4 milyar tutarındaki bu proje ile Kuveyt’teki müteahhitlik sektörümüzün iç hacmi 6 buçuk milyar dolara yaklaşmıştır. 2013 yılında 500 milyon dolar olan bu rakamın son 4 yılda diğer Türk şirketlerinin de üstlendiği projelerle 6 milyar dolar artmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Türk şirketleri, Kuveyt’in kalkınma hamlelerine her alanda katkı sunmaya her alanda hazırdır. Aynı şekilde Kuveytli firmaların ülkemize yaptıkları 1.7 milyar dolar civarında seyreden yatırımlarının artarak sürmesini de temenni ediyoruz. Kuveytli yatırımcılara gerekli kolaylıkları sağlamaya hazırız. Dünyanın huzuru bölgemizin istikrarına, bölgemizin istikrarı da bizlerin göstereceği kararlı tutuma bağlıdır. Türkiye ve Kuveyt olarak bölgemizdeki sorunların çözümü konusunda yapacağımız işbirliği, kalbimizi yaralayacak görüntülerin önüne geçilmesini sağlayacak önemli gelişmelerin kapısını da açacaktır. Kendi sınırlarımızın ötesine taşan sorumluluk duygusu ile göstereceğimiz ortak iradelerin diğer ülkeleri de harekete geçirebileceğine inanıyorum. Siyasi ilişkilerimizin düzeyi ve ülkelerimizin potansiyeli ekonomik ve ticari işbirliğimizin de kısa sürede çok daha ileri götürülebilmesinin mümkün olduğunu gösteriyor. bu konuda her iki ülkenin de çaba göstermesi adım atması açıktır” ifadelerini kullandı.