Meclis genel kurulundayız.

 

Kürsüde konuşan CHP Grup Başkanvekili.

 

O geceyi anlatıyor.

 

15 Temmuz gecesini...

 

Genel Başkanlarının tankları görüp sıvıştıktan sonra sığındığı evdeki görüntüler fena halde canını sıkmış olmalı ki yüksek sesle bağırıp çağırıyor.

 

"Darbe olursa tankların üstüne ilk ben çıkarım!" deyip kahramanlık gösterisinde bulunan Genel Başkanlarının, tankları görür görmez sıvıştığı o evdeki görüntülere getirilen eleştirilere ağız dolusu fos laflarla cevap veren CHP'li sözcü öyle bir iddiada bulunuyor ki kulaklarıma inanamıyorum.

 

İlkin ciddi bir şaşkınlık ve sonrasında derin bir hayıflanmaya eşlik eden sözlü itirazım geliyor.

 

Peki o, ne mi diyor?

 

"Cumhurbaşkanı Erdoğan da Atatürk Havalimanı’na indikten sonra uçağıyla hangara çekilip saklanmadı mı?"

 

Sen aklıma mukayyet ol Yarabbi diyorum!

 

Bu yalan ve iftira karşısında içimde biriken öfkeyle lahavle çekiyorum!

 

Yapılan sözlü sataşmalar üzerine "Elimde belge var!" diyerek pişkince yalanını sürdüren bu zata bilmem ki ne demeli?

 

Kendisine arada, Meclis Başkanvekilinin odasında, sevgili Ayşenur Bahçekapılı'nın da bulunduğu ortamda "Bak bu yaptığın açıklama doğru değil. Çünkü olayın canlı tanığıyım. Bu gözler sıcağı sıcağına her şeyi gördü. Cumhurbaşkanı’mızın uçağı aprona indiğinde ben oradaydım. Uçaktan indiğinde karşılayan bir avuç insandan biriyim. Devlet konuk evinin önüne inen Cumhurbaşkanı’mızla birlikte büyük salona geçtik. İlkin basın toplantısı yaptı. Akabinde odaya hep beraber geçtik. Komuta merkezi olarak kullandığı o odada öğle vaktine kadar bulunduk" dememe rağmen iddiasından vazgeçmedi.

 

Sadece ben değil, o esnada başkaca arkadaşlarımız da vardı.

 

Yaşar Karayel abimiz vardı mesela…

 

Metin Külünk, Hüseyin Bürge ve Halis Dalkılıç kardeşlerimiz vardı…

 

Olayın canlı şahitleri aramızdayken 15 Temmuz tarihinin yalan iddialarla sulandırılması, hakikat dışı iddialarla asılsız bir tarih yazımına katkı sunulması şayet Erdoğan nefretine dayalı hayasız bir girişim değilse düpedüz kripto FETÖ'cülük ve ihanettir.

 

 

 

***

 

 

 

Meclis’te yaptığım basın toplantısında dediklerimi buradan tekrarlıyorum:

 

Ey CHP Grup Başkanvekili!

 

İddianı ispatlarsan, söz milletvekilliğinden istifa edeceğim.

 

O gece beraber olduğum ve adını yazdığım vekil arkadaşlarım adına da söylüyorum: Topumuz birden istifa ederiz, söz...

 

Peki sen iddianı ispatlayamazsan istifa etme onurunu gösterir misin?

 

Elinde olduğunu iddia ettiğin belgeleri açıklamaya davet ediyorum seni.

 

İddianı ispatlamaya çağırıyorum seni.

 

Ya şerefli bir insan olarak çık iddianı ispat et, ya da çık her erdemli insan gibi özür dile!

 

Yüreğin yetiyorsa hodri meydan!

 

Biz iddianı ispatlaman halinde istifaya varız.

 

Sen de var mısın?

 

Bekliyoruz...

 

Mehmet METİNER