-FAİK KAPTAN-

 

Kitabı yazmaya başladık ya, günümüz bilgisayarın başında geçiyor. Eve geldiğimiz zaman yaşadığımız yorgunluğumuzun şekli bile değişti.

 

Dün akşam eve geldim, eşofmanlarımı giyip yemek öncesi koltuğumda oturup TV’de Ziraat Türkiye Kupası maçı olan Aytemiz Alanyaspor -  Edirnespor maçını izlemeye başladım. Süper Lig takımı Alanya ile Bal Ligi (Amatör Lig) takımı Edirnespor arasındaki maçın pek tadı olmaz ama biraz seyretmek istedim.

 

Üstelik Alanyaspor’un göğüs reklamı tanıdık bir isimdi. Futbolcuların göğsünde TAV yazıyordu. TAV Gazipaşa Havalimanını işlettiği için Alanyaspor’a sponsor olmuş ve göğüs reklamını da taktırmıştı.

 

Güzel de yapmış. Alanyaspor güzel futbol oynuyor. Maçı çirkinleştirmiyor ve hakemleri de zor durumda bırakmıyordu. Edirnesporlu futbolcular da aynı centilmenlik içindeydi. Fakat yanlış anlamayın kora kor maç oynanıyordu. Gözümü ekrandan ayıramıyordum. Alanya hemen hemen tek kale oynuyor, Edirnespor da cengaver gibi savaşıyor, kalesini koruyordu.

 

Biraz seyretmek için oturduğum koltuğa çakılmıştım. Tam 21 futbolcu tek bir ceza sahası içinde her türlü hücum ve savunma atraksiyonlarını yapıyordu. İnanılmaz bir mücadele vardı.

 

İBRAHİM’İN KERAMETİ.

 

Ancak Edirne kalesinde İbrahim adında bir genç vardı. Atılan bütün şutlar duvar gibi İbrahim’den dönüyordu. İbrahim eliyle ayağı ile ne gelirse kalesini koruyor, köşelere uçarak top çıkartıyordu. İnanılmaz bir performans sergiliyordu.

 

Alanyasporlu futbolculardan çok seyirciler gördüklerine inanamıyordu.

 

Ben bu arada çağırıldığım yemek masasına gitmedim, tabağı ayağıma istedim. TV’nin karşısından ayrılamıyordum. Hanım şaşkın şaşkın yüzüme bakıyordu.

 

88. dakikaya geldik, Alanya’nın ünlü golcüleri 20’den fazla attıkları gollük şutu kurtaran İbrahim’i bu kez avladı. İbrahim yine ilk şutu çıkardı ama dönen topta yerde kaldığı için müdahale edemedi ve golü yedi.

 

Bir anda Alanya seyirci İbrahim lehinde tezahürata başladı. Türbünlerde “İbrahim İbrahim” diye kıyamet kopuyordu.

 

Golü atan futbolcu, golü attığına sevinirken koşarak İbrahim’in yanına gitti ve boynuna sarılarak onu kutladı.

 

Sabah işyerime geldim. Gazetelerden bu maçı aradım. Haberini bulduğum gazetelerde de kimse İbrahim’den bahsetmiyordu. Kimse bu güzel olaydan bahsetmiyordu.  Sevgili spor medyamız Pazar günün oynanan GS_FB maçına o kadar odaklanmış ki, Ziraat Türkiye Kupası maçlarına bakan yok.

 

Hatta hakeme galiz bir şekilde küfür etmiş futbolcusunu, “ Pırlanta gibi bir çocuk” diyen başkanı bile yazıyorlardı.

 

Anlı şanlı spor medyamız bırakın bakmayı seyretmedikleri her hallerinden belli olduğu için eline top değmemiş Aytemiz Alanya kalecisi Haydar’a 3 yıldız verirken, en az 20 gollük şutu çıkaran Amatör küme temsilcisi Edirne Sporun kalecisi İbrahim’e ise tek yıldız vermişlerdi.

 

Ne diyeyim Allah futbolda sonumuzu hayra getirsin.

 

İŞTE İBRAHİM.

 

“Kulüpten yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediyesi Edirnespor, kariyerinde amatör milli takım tecrübesi de bulunan kaleci İbrahim Aydinç, Ataşehir Yonca Spor'da futbol yaşamına başladı. 25 yaşındaki İbrahim Aydinç, Beylerbeyi, Gümüşssuyu, Çengelköy, Küçükçekmece, Selimiye, Çamlıca, Beşyüzevler ve Zeytinburnu 1957 takımlarında forma giydi.”