YUSUF ZENGİN

 

3. Havalimanı’ndaki uçuş trafiğinin iki paralel pistle yürütülecek olması lodoslu günlerdeki problemin nasıl aşılacağı sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlar ise uçuş emniyetini tehlikeye düşürebilecek lodos ve ters rüzgarlar yüzünden 3. Havalimanı’nı çok sıkıntılı günlerin beklediği konusunda uyardı.

 

Atatürk Havalimanı’nda uzun uçak kuyruklarına ve rötarlara neden olan şiddetli lodosun etkileri, şimdi de İstanbul’da yapımı devam eden ve 29 Ekim 2018’de açılması planlanan 3. Havalimanı’ndaki uçak trafiğinin durumunu akıllara getirdi. Uzmanlar, “Şiddetli lodos olduğunda uçaklar nereye inecek?” sorusuyla da, bu konuda yaşanacak kargaşaya ve mağduriyetlere dikkat çekti.

 

Lodosun anlamı, rüzgarın esiş yönünden geliyor. Güneybatıdan esen bu rüzgar, Türkiye’ye genellikle güneyden sıcak ve nemli havayı getiriyor. En çok da Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de etkili oluyor. Lodosun en etkili olduğu dönem genellikle de kış mevsimi. Ayrıca lodosun getirdiği toz, mineraller zaman zaman insanlarda baş ağrısı, halsizlik, nefes darlığı ve göz kanlanmasına da neden olabiliyor. Yani lodos, hem insan sağlığına hem de uçuşlara olumsuz yönde etki yapıyor.

 

Uçaklar, kalkarken verimli bir pistten kesilme için yani daha kısa uçağın koşturularak, motorlara daha az yüklenerek kalkış için rüzgarın önden alınması çok önemli. Benzer bir durum tabi ki iniş için de geçerli. Bu yüzden lodos estiğinde yani rüzgar, güney batıdan geldiğinde uçaklar güneye doğru kalkmak zorunda. Bu durum havalimanındaki uçak iniş-kalkış kapasitesinin düşmesine neden olunca da uçaklar operasyon için sıraya girerek uzun kuyruklar oluşturuyor. Lodosun bir başka etkisi de pas geçişlerde yaşanıyor. Hırçın rüzgar, ani oluşan hamlesi nedeniyle limitlerde ufak bir aşma, uçakların pas geçmesine neden oluyor. Pas geçen uçak tekrar yükselirken iniş için sıraya alıyor. Kapasitenin düşmesi hava trafiğine de olumsuz olarak etkiliyor. Bu nedenle bazen seferler iptal ediliyor. Veya yolcu sayısı az ise bir sonraki seferlerle birleştiriliyor.

 

SÜRE AZALDI!

 

3. Havalimanı’nına ilk uçak, Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olan 26 Şubat’ta inecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, THY uçağı ile havalimanına ilk inişi gerçekleştirecek. Havalimanı ise resmi olarak 29 Ekim’de açılacak. Atatürk Havalimanı’ndaki tüm uçuşlar da o tarihte buraya aktarılacak. Bu yüzden uçuş trafiğinin aksamaması için havalimanı alt yapısı son sistem teknolojilerle ve yedeklemelerle donatıldı. Yani arızalarda yedek sistemlerin devreye girmesiyle işleyişte en küçük bir aksama yaşanmayacak. Peki ama korkulu lodoslar ve ters rüzgarlar için gerekli ne gibi önlemler alındı. Daha doğrusu, oldukça havadar bir bölgeye kurulan 3. Havalimanı’nda şiddetli lodoslarda uçaklar için ne gibi riskler bulunuyor? Uzmanlara göre bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanacak. İki paralel pistle faaliyet gösterecek havalimanının uçuş trafiğinde ise büyük bir keşmekeş yaşanacağı iddia ediliyor.

 

İşletmeci firma İGA’nın internet sayfasındaki aşamalarda Faz1A, 2018 sonunda 2 pistle açıldıktan sonra Faz1B’ye geçiliyor. 2020 sonunda 3. Pist yine kuzey-güney doğrultusunda terminalin doğu tarafında yer alacak. Faz3’te, doğu-batı yönünde olacak 4’üncü pist ise 2022 sonuna planlandı. Bunu Faz4 olarak adlandırılan yine kuzey-güney doğrultusunda 5. pist izleyecek. Bu konuda ortaya atılan sorulardan biri de İstanbul’da değişen rüzgârın yönü. Rüzgardaki değişimlerin THY tarafından da İGA’ya tekrar hatırlatıldığı ifade ediliyor. THY, ‘iki kuzey-güneyli pistle operasyon olumsuz etkilenebilir’ diyerek 05/23 yönündeki pistin öncelikli olarak yapılması talebinde bulunduğu, İGA’nın da konuyla ilgili çalışmalar başlattığı kaydediliyor.

 

SORUN YAŞANMAYACAK

 

Kendilerinden oldukça emin görünen 3. Havalimanı yetkilileri ise bu konuda tamamen zıt bir düşünceye sahip. Açılışa az bir zaman kaldığını dile getiren yetkililer, havalimanının hizmete girdiğinde tüm hava koşullarında sorunsuz operasyon yapabilecek kapasitede olacağını söyledi. Yetkililer, pist yönünün, havacılık kriterleri göz önüne alındığında dünyada tüm havalimanları için ICAO’nun (Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı) belirlediği standartlara göre yapıldığına dikkat çekerek, pistin ise havalimanı yıl ortalamasında en az yüzde 95 oranında rüzgar problemi olmadan kullanılabilir yönde yapılması gerektiğini dile getirdi. 3. Havalimanı için bu oranın da yüzde 99 olduğunu belirten yetkililer, “Yani standartların da üzerinde bir değere sahip durumdayız. İTÜ Meteoroloji Mühendisli ile de paylaşılan veriler bu sonuca ulaştırdı bizi. Tabi bu verileri elde etmek için de 4 meteoroloji istasyonu satın alınıp sahadaki değişik yerlerde ölçüm yaptı.” dedi.

 

YUSUF ZENGİN

 

 

 

3. Havalimanı’ndaki uçuş trafiğinin tek pistle yürütülecek olması lodoslu günlerdeki problemin nasıl aşılacağı sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlar ise uçuş emniyetini tehlikeye düşürebilecek lodos ve ters rüzgarlar yüzünden 3. Havalimanı’nı çok sıkıntılı günlerin beklediği konusunda uyardı.

 

 

 

Atatürk Havalimanı’nda uzun uçak kuyruklarına ve rötarlara neden olan şiddetli lodosun etkileri, şimdi de İstanbul’da yapımı devam eden ve 29 Ekim 2018’de açılması planlanan 3. Havalimanı’ndaki uçak trafiğinin durumunu akıllara getirdi. Uzmanlar, “Şiddetli lodos olduğunda uçaklar nereye inecek?” sorusuyla da, bu konuda yaşanacak kargaşaya ve mağduriyetlere dikkat çekti.

 

 

 

Lodosun anlamı, rüzgarın esiş yönünden geliyor. Güneybatıdan esen bu rüzgar, Türkiye’ye genellikle güneyden sıcak ve nemli havayı getiriyor. En çok da Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz’de etkili oluyor. Esiş dönemi genellikle de kış mevsimi. Lodosun getirdiği toz, mineraller zaman zaman insanlarda baş ağrısı, halsizlik, nefes darlığı ve göz kanlanmasına da neden olabiliyor. Yani lodos hem insan sağlığına hem uçuşlara olumsuz yönde etki yapıyor.

 

 

 

Uçaklar, kalkarken verimli bir pistten kesilme için yani daha kısa uçağın koşturularak, motorlara daha az yüklenerek kalkış için rüzgarın önden alınması çok önemli. Benzer bir durum tabi ki iniş için de geçerli. Bu yüzden lodos estiğinde yani rüzgar, güney batıdan geldiğinde uçaklar güneye doğru kalkmak zorunda. Bu durum havalimanındaki uçak iniş-kalkış kapasitesinin düşmesine neden olunca da uçaklar operasyon için sıraya girerek uzun kuyruklar oluşturuyor. Lodosun bir başka etkisi de pas geçişlerde yaşanıyor. Hırçın rüzgar, ani oluşan hamlesi nedeniyle limitlerde ufak bir aşma, uçakların pas geçmesine neden oluyor. Pas geçen uçak tekrar yükselirken iniş için sıraya alınıyor. Kapasitenin düşmesi hava trafiğine de olumsuz olarak etkiliyor. Bu nedenle bazen seferler iptal ediliyor. Veya yolcu sayısı az ise bir sonraki seferlerle birleştiriliyor.

 

 

 

SÜRE AZALDI!

 

 

 

3. Havalimanı’nına ilk uçak, Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olan 26 Şubat’ta inecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, THY uçağı ile havalimanına ilk inişi gerçekleştirecek. Havalimanı ise resmi olarak 29 Ekim’de açılacak. Atatürk Havalimanı’ndaki tüm uçuşlar da o tarihte buraya aktarılacak. Bu yüzden uçuş trafiğinin aksamaması için havalimanı alt yapısı son sistem teknolojilerle ve yedeklemelerle donatıldı. Yani arızalarda yedek sistemlerin devreye girmesiyle işleyişte en küçük bir aksama yaşanmayacak. Peki ama korkulu lodoslar ve ters rüzgarlar için gerekli ne gibi önlemler alındı. Daha doğrusu, oldukça havadar bir bölgeye kurulan 3. Havalimanı’nda şiddetli lodoslarda uçaklar için ne gibi riskler bulunuyor? Uzmanlara göre bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanacak. Tek pistle idare edilmeye çalışılacak uçuş trafiğinde ise büyük bir keşmekeş yaşanacağı iddia ediliyor.

 

 

 

İşletmeci firma İGA’nın internet sayfasındaki aşamalarda Faz1A, 2018 sonunda 2 pistle açıldıktan sonra Faz1B’ye geçiliyor. 2020 sonunda 3. Pist yine kuzey-güney doğrultusunda terminalin doğu tarafında yer alacak. Faz3’te, doğu-batı yönünde olacak 4’üncü pist ise 2022 sonuna planlandı. Bunu Faz4 olarak adlandırılan yine kuzey-güney doğrultusunda 5. pist izleyecek. Bu konuda ortaya atılan sorulardan biri de İstanbul’da değişen rüzgârın yönü. Rüzgardaki değişimlerin THY tarafından da İGA’ya tekrar hatırlatıldığı ifade ediliyor. THY, ‘iki kuzey-güneyli pistle operasyon olumsuz etkilenebilir’ diyerek 05/23 yönündeki pistin öncelikli olarak yapılması talebinde bulunduğu, İGA’nın da konuyla ilgili çalışmalar başlattığı kaydediliyor.

 

 

 

SORUN YAŞANMAYACAK

 

 

 

Kendilerinden oldukça emin görünen 3. Havalimanı yetkilileri ise bu konuda tamamen zıt bir düşünceye sahip. Açılışa az bir zaman kaldığını dile getiren yetkililer, havalimanının hizmete girdiğinde tüm hava koşullarında sorunsuz operasyon yapabilecek kapasitede olacağını söyledi. Yetkililer, pist yönünün, havacılık kriterleri göz önüne alındığında dünyada tüm havalimanları için ICAO’nun (Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı) belirlediği standartlara göre yapıldığına dikkat çekerek, pistin ise havalimanı yıl ortalamasında en az yüzde 95 oranında rüzgar problemi olmadan kullanılabilir yönde yapılması gerektiğini dile getirdi. 3. Havalimanı için bu oranın da yüzde 99 olduğunu belirten yetkililer, “Yani standartların da üzerinde bir değere sahip durumdayız. İTÜ Meteoroloji Mühendisli ile de paylaşılan veriler bu sonuca ulaştırdı bizi. Tabi bu verileri elde etmek için de 4 meteoroloji istasyonu satın alınıp sahadaki değişik yerlerde ölçüm yaptı.” dedi.