Erdoğan’ın anne ve babasıyla tarihi fotoğrafı!

YUSUF ZENGİN Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte hasta olan babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için uçakla memleketi Rize’ye götürdüğü sırada çekilen fotoğrafı ortaya çıktı.

YUSUF ZENGİN

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte hasta olan babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için uçakla memleketi Rize’ye götürdüğü sırada çekilen fotoğrafı ortaya çıktı.

 

 

 

Türkiye Haberci Gazetesi’nde 1995’te yayınlanan tarihi fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, babası ile uçak merdiveninden inerken çekilen fotoğrafı yer aldı. Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için memleketi Rize’ye götüren dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan, Türk Hava Yolları (THY) ile önce Trabzon’a gidiyor. İşte o uçağın merdivenlerin inerken Tenzile Erdoğan eşi Ahmet Erdoğan’ın koluna giriyor. Tayyip Erdoğan da babasına merdivenlerden inerken yardımcı oluyor.

 

 

 

“RAHMETLİ BABAM RANDEVULAŞARAK GELMEZDİ”

 

 

 

Cumhurbaşkanı Eroğan, babası Ahmet Erdoğan ile ilgili pek çok anısını paylaşıyordu. Bunlardan birinde Erdoğan, “Rahmetli babamın hikâyesi aslında bu ülkenin geçmişindeki ve bugünündeki milyonlarca asil yürekli babanın hikâyesidir. Rize’de doğan, nafakasını temin için 15 yaşında Zonguldak’a, 17 yaşında da İstanbul’a gelen rahmetli babam, emekli olana kadar denizcilik işletmelerinde çalışmış ve daha sonra kaptanlık seviyesine yükselmiş bir insandı. O dönemde İstanbul’a gelmiş her Anadolulu gibi merhum babamın da evi ve sofrası tüm hemşerilerimize daima açıktı. Babam önceden randevulaşarak eve gelmezdi. Çocukluğumu hatırlarım. Anında çat kapı misafirimizle beraber eve gelir, anacığım da evde ne varsa onunla yer sofrasını anında döşer yemeğimizi yerdik. Önceden haber vereyim yok, anında. Zaten bir Karadenizli olarak da turşularımız, kavurmamız hazırdı. Kuzine hazır, o kuzinelerde her maharetini anacığım sergilerdi. Gelen de umduğunu değil bulduğunu yerdi. Çok disiplinli, bir o kadar da vicdanlı bir insan olan Kaptan Ahmet Erdoğan babacığım, şu an burada olup isminin böyle bir okula verildiğini görseydi inanın bana gözlerinden sevincini okur, hatta gözyaşlarının yanaklarından sakallarına doğru süzüldüğünü hep bir birlikte görürdük” şeklinde konuştu.

 

 

 

EN BÜYÜK ŞEREF BELGEM

 

 

 

Babası Ahmet Erdoğan’ın onuru, inancı ve ailesi için çalıştığını söyleyen Erdoğan, “Babamın ömrünü dimdik yaşayarak geçirmiş olması benim en büyük şeref belgemdir. Babam hiçbir zaman eğilmemiştir. Bu mirası çocuklarıma bırakabilmek de benim en büyük hayalimdir. Bu ülkede kimsenin imtiyazı olmadığının, çalışarak mücadele etmesi halinde tüm kapıların herkese açık olduğunun ispatı işte burada. Türkiye’yi tüm imkânları ve mekânları ile kendi ellerinde tutmaya çalışanlar, Menderes’in 1950’de ‘yeter söz milletindir’ diyerek kazandığı zaferden beri sürekli hüsrana uğruyorlar. Kimi zaman darbelerle, kimi zaman muhtıralarla, kimi zaman da bildirilerle milletin demokrasi akının önüne geçmeye çalışanlara bugüne kadar meydanı bırakmadık. Bu mücadele Kaptan Ahmet Erdoğan’a çocuk yaşta köyünden ayrılıp İstanbul’a gelerek ailesi ile birlikte kendisine yeni bir hayat kurma cesareti veren mücadeledir. Bu mücadele Kasımpaşa’da büyüyen, imam hatip lisesinde okuyan, imanından, ailesinden, milletinden başka hiçbir şeyi olmayan Recep Tayyip Erdoğan’a Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolları açan mücadeledir" ifadelerini kullandı.

 

 

 

BABAM OTORİTERDİ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Babama ‘Kaptan Amca’ diye hitap ederlerdi, lakabı buydu. Babam aynı zamanda da bizim hemşerilerin kasasıydı. Yurt dışında gemilerde çalışan bizim hemşehriler, bunların illa akraba olması da şart değil. Köylüler, komşu köylerden olanlar, onu bir yediemin olarak görürlerdi. Paralarını babama bırakırlardı, giderlerdi. Babam oradan hepsinin birer zarfı vardı, hesapları ben tutardım. Köyde eşine onlara parayı oradan, onlar ne kadar isterse sağlam güvenilir  insanlarla otobüslerle gönderirdi. Bundan dolayı da çok güvenilen bir insandı.” diye konuştu.

 

 

 

Babasının çok otoriter olduğunu, yetişmelerinde, karakter yapılarının oluşmasında Ahmet Erdoğan’ın ciddiyetinin çok ciddi katkısı olduğunu ifade eden Erdoğan, ağızlardan kötü söz çıktığında cezasının çok ağır olduğunu anlattı. “Küfür ettiğiniz anda faturasını çok ağır ödersiniz onun için de zaman zaman babam bizimle hesaplaşmıştır” dedi.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatılı okuduğu zaman babasının kendisine haftada 2,5 lira verdiğini onunla kartpostal alarak sattığını, bunun yanında simit ve su satarak para kazandığını ve bu paralarla kitap almaya başladığını belirtti. Erdoğan, kitaplara olan ilgisini fark eden babasının kendisine ihtiyaçlarına uygun bir kütüphane yaptırdığını söyledi.

 

 

 

23 YIL SONRA YİNE BERABERLER!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1988’de vefat eden babası Ahmet Erdoğan’ın Kulaksız Mezarlığı’ndaki naaşını 7 Ekim 2011’de vefat eden annesi Tenzile Erdoğan’ın Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrinin yanına taşıtmışı. Tenzile ve Ahmet Erdoğan, 23 yıl sonra Kasım 2011’de yan yana gelirken, mezar taşlarında ikilinin doğum ve ölüm tarihleri yazıldı ve mezarların etrafı çiçekle süslendi. Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan 7 Ekim’de vefat edince eşinin bulunduğu Kulaksız Mezarlığı’nda defnedilmesi bekleniyordu. Ancak bizzat Erdoğan’ın yaptığı defin işlemleri sonucu anne Erdoğan 8 Ekim Cumartesi günü Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası Karacaahmet Mezarlığı’nda Süleyman Hilmi Tunahan’ın mezarı yanında defnedilmişti. Tenzile Erdoğan’ın eşinin yanına defnedilmemesi dikkat çekerken, Hacı Ahmet Erdoğan’ın naaşı ise bu arada Kulaksız Mezarlığı’ndan alınarak Karacaahmet’te eşinin yanına defnedildi.

WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete

NEWS OF SKY

Erdoğan’ın anne ve babasıyla tarihi fotoğrafı!

YUSUF ZENGİN Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte hasta olan babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için uçakla memleketi Rize’ye götürdüğü sırada çekilen fotoğrafı ortaya çıktı.
Fatma Turgut, Trump Cadde’de...

YUSUF ZENGİN

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte hasta olan babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için uçakla memleketi Rize’ye götürdüğü sırada çekilen fotoğrafı ortaya çıktı.

 

 

 

Türkiye Haberci Gazetesi’nde 1995’te yayınlanan tarihi fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, babası ile uçak merdiveninden inerken çekilen fotoğrafı yer aldı. Annesi Tenzile Erdoğan ile birlikte babası Ahmet Erdoğan’ı tedavi için memleketi Rize’ye götüren dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan, Türk Hava Yolları (THY) ile önce Trabzon’a gidiyor. İşte o uçağın merdivenlerin inerken Tenzile Erdoğan eşi Ahmet Erdoğan’ın koluna giriyor. Tayyip Erdoğan da babasına merdivenlerden inerken yardımcı oluyor.

 

 

 

“RAHMETLİ BABAM RANDEVULAŞARAK GELMEZDİ”

 

 

 

Cumhurbaşkanı Eroğan, babası Ahmet Erdoğan ile ilgili pek çok anısını paylaşıyordu. Bunlardan birinde Erdoğan, “Rahmetli babamın hikâyesi aslında bu ülkenin geçmişindeki ve bugünündeki milyonlarca asil yürekli babanın hikâyesidir. Rize’de doğan, nafakasını temin için 15 yaşında Zonguldak’a, 17 yaşında da İstanbul’a gelen rahmetli babam, emekli olana kadar denizcilik işletmelerinde çalışmış ve daha sonra kaptanlık seviyesine yükselmiş bir insandı. O dönemde İstanbul’a gelmiş her Anadolulu gibi merhum babamın da evi ve sofrası tüm hemşerilerimize daima açıktı. Babam önceden randevulaşarak eve gelmezdi. Çocukluğumu hatırlarım. Anında çat kapı misafirimizle beraber eve gelir, anacığım da evde ne varsa onunla yer sofrasını anında döşer yemeğimizi yerdik. Önceden haber vereyim yok, anında. Zaten bir Karadenizli olarak da turşularımız, kavurmamız hazırdı. Kuzine hazır, o kuzinelerde her maharetini anacığım sergilerdi. Gelen de umduğunu değil bulduğunu yerdi. Çok disiplinli, bir o kadar da vicdanlı bir insan olan Kaptan Ahmet Erdoğan babacığım, şu an burada olup isminin böyle bir okula verildiğini görseydi inanın bana gözlerinden sevincini okur, hatta gözyaşlarının yanaklarından sakallarına doğru süzüldüğünü hep bir birlikte görürdük” şeklinde konuştu.

 

 

 

EN BÜYÜK ŞEREF BELGEM

 

 

 

Babası Ahmet Erdoğan’ın onuru, inancı ve ailesi için çalıştığını söyleyen Erdoğan, “Babamın ömrünü dimdik yaşayarak geçirmiş olması benim en büyük şeref belgemdir. Babam hiçbir zaman eğilmemiştir. Bu mirası çocuklarıma bırakabilmek de benim en büyük hayalimdir. Bu ülkede kimsenin imtiyazı olmadığının, çalışarak mücadele etmesi halinde tüm kapıların herkese açık olduğunun ispatı işte burada. Türkiye’yi tüm imkânları ve mekânları ile kendi ellerinde tutmaya çalışanlar, Menderes’in 1950’de ‘yeter söz milletindir’ diyerek kazandığı zaferden beri sürekli hüsrana uğruyorlar. Kimi zaman darbelerle, kimi zaman muhtıralarla, kimi zaman da bildirilerle milletin demokrasi akının önüne geçmeye çalışanlara bugüne kadar meydanı bırakmadık. Bu mücadele Kaptan Ahmet Erdoğan’a çocuk yaşta köyünden ayrılıp İstanbul’a gelerek ailesi ile birlikte kendisine yeni bir hayat kurma cesareti veren mücadeledir. Bu mücadele Kasımpaşa’da büyüyen, imam hatip lisesinde okuyan, imanından, ailesinden, milletinden başka hiçbir şeyi olmayan Recep Tayyip Erdoğan’a Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolları açan mücadeledir" ifadelerini kullandı.

 

 

 

BABAM OTORİTERDİ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Babama ‘Kaptan Amca’ diye hitap ederlerdi, lakabı buydu. Babam aynı zamanda da bizim hemşerilerin kasasıydı. Yurt dışında gemilerde çalışan bizim hemşehriler, bunların illa akraba olması da şart değil. Köylüler, komşu köylerden olanlar, onu bir yediemin olarak görürlerdi. Paralarını babama bırakırlardı, giderlerdi. Babam oradan hepsinin birer zarfı vardı, hesapları ben tutardım. Köyde eşine onlara parayı oradan, onlar ne kadar isterse sağlam güvenilir  insanlarla otobüslerle gönderirdi. Bundan dolayı da çok güvenilen bir insandı.” diye konuştu.

 

 

 

Babasının çok otoriter olduğunu, yetişmelerinde, karakter yapılarının oluşmasında Ahmet Erdoğan’ın ciddiyetinin çok ciddi katkısı olduğunu ifade eden Erdoğan, ağızlardan kötü söz çıktığında cezasının çok ağır olduğunu anlattı. “Küfür ettiğiniz anda faturasını çok ağır ödersiniz onun için de zaman zaman babam bizimle hesaplaşmıştır” dedi.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatılı okuduğu zaman babasının kendisine haftada 2,5 lira verdiğini onunla kartpostal alarak sattığını, bunun yanında simit ve su satarak para kazandığını ve bu paralarla kitap almaya başladığını belirtti. Erdoğan, kitaplara olan ilgisini fark eden babasının kendisine ihtiyaçlarına uygun bir kütüphane yaptırdığını söyledi.

 

 

 

23 YIL SONRA YİNE BERABERLER!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1988’de vefat eden babası Ahmet Erdoğan’ın Kulaksız Mezarlığı’ndaki naaşını 7 Ekim 2011’de vefat eden annesi Tenzile Erdoğan’ın Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrinin yanına taşıtmışı. Tenzile ve Ahmet Erdoğan, 23 yıl sonra Kasım 2011’de yan yana gelirken, mezar taşlarında ikilinin doğum ve ölüm tarihleri yazıldı ve mezarların etrafı çiçekle süslendi. Başbakan Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan 7 Ekim’de vefat edince eşinin bulunduğu Kulaksız Mezarlığı’nda defnedilmesi bekleniyordu. Ancak bizzat Erdoğan’ın yaptığı defin işlemleri sonucu anne Erdoğan 8 Ekim Cumartesi günü Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası Karacaahmet Mezarlığı’nda Süleyman Hilmi Tunahan’ın mezarı yanında defnedilmişti. Tenzile Erdoğan’ın eşinin yanına defnedilmemesi dikkat çekerken, Hacı Ahmet Erdoğan’ın naaşı ise bu arada Kulaksız Mezarlığı’ndan alınarak Karacaahmet’te eşinin yanına defnedildi.