"Havayollarında katettiğimiz mesafe iftihar vesilesi hizmetlerimizden biridir"

 

 

 

AK Parti'nin en başarılı hizmet alanlarından bir diğerinin de ulaştırma alanı olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bugüne kadar bölünmüş yol uzunluğumuzu 20 bin kilometre ilave ile 26 bin 107 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 943 kilometre ilave 2 bin 657 kilometreye çıkardık. Karayollarımızın üzerindeki tünellerin sayısını 348'e yükselttik. Marmaray, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çankırı Ilgaz Tüneli, Malatya Erkenek Tüneli, Artvin Cankurtan Tüneli, Rize Ovit Tüneli, İzmir Sabuncubeli Tüneli, Elazığ Ağın Köprüsü gibi yüzlerce dev eseri ülkemize biz kazandırdık. Demiryollarında ülkemizi daha önce örneği olmayan YHT ile donatmaya başladık. Birkaç yıla kadar Bursa, Yozgat, Sivas, Erzincan, Karaman, Kayseri, Mersin, Osmaniye, Gaziantep hatları da devreye girecek. Ayrıca çok sayıda hızlı tren hattı ile etüt ve proje hazırlıklarımız sürüyor. Havayollarında katettiğimiz mesafe iftihar vesilesi hizmetlerimizden biridir. Havalimanlarımızın sayısını 30 ilave ile 56'ya çıkarttık. Bizden önce gelen ey CHP zihniyeti ve diğerleri siz ne yaptınız? Yurt dışı uçuş noktalarımızın sayısı 60'tı, şimdi ise 316 ve dünyada bir numarayız. Büyük gövdeli uçak sayımızı 162'den 506'ya, uçak kargo kapasitemizi 303 tondan bin 866 tona, sektörün cirosunu 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik. Bay Kemal çalışıyoruz, üretiyoruz. Kıskansan da, patlasan da çalışacağız. ‘Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu Ankara'nın dışında yapılmaz' diyor. Sen bizim nice pek çok kutlamamıza katılmadın. Sen çıktın Tandoğan'da yürüdün, Kızılay'da yürüdün. Asıl devletin icrai faaliyet ettiği bu tür kutlamalara katılmadın. Senin hayatın zaten bu tür meşru olmayan yollarla geçti ve devlet nedir, devlet adamı olmak nedir sen bunları unuttun, bunları yapamıyorsun. Ve o gün o salonda 10 bine yakın vatandaşımızla bir araya geldik, kutlamamızı orada yaptık ve o 29 Ekim Cumhuriyet kutlamamıza bir hediyemiz oldu, İstanbul Havalimanı. Sen o güzelliği, heyecanı, coşkuyu taşımaktan mahrum oldun. Nasibin yok nasibin. Denizcilikte tersane sayımızı 41 ilave ile 78'e, limanlarımızın yük kapasitesini 281 milyon ton ilave ile 471 milyon tona, yat bağlama kapasitemizi 10 bin ilave ile 18 bin 500'e çıkarttık" dedi.

 

 

 

"İhracatımız Ekim ayı itibariyle yıllık 167 milyar dolara yaklaştı"

 

 

 

Ekonomi alanında gerçekleştirilen hamlelerle kişi başına düşen mille geliri 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükselttiklerini hatırlatan Erdoğan, "Dünyada milli gelir sıralamasında 17'nci, satın alma paritesine göre ise 13'üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız Ekim ayı itibariyle yıllık 167 milyar dolara yaklaştı, yıllık otomobil satışımız 91 binden 723 bine, buzdolabı satışımız 1 milyondan 3 milyona, çamaşır makinesi satışımız 824 binden 2,5 milyona, bulaşık makinesi satışımız 282 binden 1,8 milyona, fırın satışımız 339 binden 1 milyona yükseldi. İstihdam'da 19,6 milyondan 28,8 milyona çıktık. Yani 16 yılda 9,2 milyon yeni istihdam ortaya çıktı. İşçisinden emeklisine, engellisinden yaşlısına kadar tüm kesimlerin gelirlerinde yüzde binlere, iki binlere varan artışlar sağladık. Kamu borç stokunun milli gelire oranını yüzde 60'tan, son dönemdeki tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 9'a düşürmeyi başardık. IMF'ye 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. 2013'te bunu sıfırladık. Bay Kemal ya bunlar sizlerden geldi bize. Tarım kesimine verdiğimiz destek ödemelerini yıllık 1,9 milyar liradan 15 milyar liraya çıkarttık. Böylece genel bitkisel üretimi yıllık 98 milyon tondan 115 milyon tona yükseltmeyi başardık. Özellikle katma değeri yüksek ürünlerde bu artış oranı yüzde 40'ı buldu. Büyükbaş hayvan varlığımız 9,9 milyon adetten 16 milyon adedin üzerine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 32 milyon adetten 44 milyon adedin üzerine çıktı. İnşallah kısa bir zamanda artık hayvan ithaline de ihtiyacımız olmayacak. Bütün bunlara rağmen et fiyatlarının ülkemizde yüksek seyretmesinin genel refah seviyemizin artması sebebiyle talepte yaşanan yükselişle ilgili olduğunu düşünüyorum. Biz bu fiyatları rantabl seviyeye düşürmek için gerekirse orada cari açığı bile düşünmeden ithale gider ve piyasayı balanse ederiz. İnşallah bu meseleyi de yeni dönemde kalıcı bir şekilde çözeceğiz. Orman varlığımızı 1,5 milyon hektar arttırarak bu konuda dünyadaki nadir ülkelerin arasına girdik. Barajlarımızın sayısını 276'dan 538'e, hidroelektrik santrallerimizin sayısını 105'ten 533'e, içme suyu tesislerimizin sayını 31'den 201'a çıkarttık. Ülkemizin iftihar projesi olan GAP'ı özel bir eylem planı ile bitme aşamasına getirdik. Ilısu ve Silvan barajlarının tamamlanması ile GAP Projesi zirveye ulaşacaktır" diye konuştu.

 

 

 

Savunma Sanayinin, AK Parti döneminde en büyük ilerlemenin sağlandığı stratejik alanların başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada büyük mücadeleler verdiği bir süreçte savunma sanayindeki yerlilik oranını yüzde 20'den yüzde 65'e çıkartmış olmamızın hayati katkılarını gördük" dedi.

 

 

 

"Bu bir devrimdir"

 

 

 

Erdoğan, "Kalkınmanın temel unsuru olan enerjide kurulu gücümüzü 32 bin megavattan 87 bin megavata yükselttik. Bu bir devrimdir. Ülkemizin tüm şehirlerinin doğalgazın konforundan ve temizliğinden faydalanabilmesini temin ettik. Bugün nüfusumuzun yüzde 80'i doğalgaz kullanabilir hale geldi. Toplu konutta inşa ettiğimiz 837 bin konutla şehirlerimizin çehresini değiştirdik. İmar barışı ile devletimiz ile vatandaşlarımız arasında ihtilaf konusu olan idareyi, yargıyı uzun süre meşgul eden sorunlara köklü bir çözüm getiriyoruz. Sosyal yardımlara gelince, ülkemizin zenginliğini tüm kesimlere yayma aracı olarak görüyoruz. Kimsesiz çocuğundan yaşlısına, kadınından engellisine, genç kızından madde bağımlısına, terör mağdurlarından romanlarımıza kadar toplumun tüm kesimini kucaklayan bir sosyal yardım politikasını uyguluyoruz. İktidara geldiğimizde yılda 2 milyar olan sosyal yardım ödemelerini bu yıl itibariyle 38 milyara yükselttik" ifadelerini kullandı.

 

 

 

"Biz bu icraatları yaparken ülkemizdeki siyaset anlayışı maalesef Türkiye'nin geldiği seviye ile çok da orantılı bir gelişme gösterememiştir" diyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Erdoğan, "Ana Muhalefet Partisini gerçekten çapsız, kalitesiz, kifayetsiz, içi de altı da boş siyaset tarzı ülkemizin en büyük handikabıdır. İnsan siyaset arenasına çıktığında en büyük alternatifi olarak şöyle az çok ele gelecek, mücadele etmesi tat ve heyecan verecek bir rakip görmek istiyor. Demokrasiyi zaten bu tür güçlü muhalefet güçlendirir. Eğer güçlü muhalefetiniz yoksa o zaman demokrasi güç bulamaz. Bizim karşımıza da çıka çıka CHP ve onun başındaki Kılıçdaroğlu gibi bir avane çıktı. Ülkemiz ve milletimiz adına üzülüyoruz. Nasıl üzülmeyelim ki. Bu zat geçtiğimiz Perşembe günü bir televizyon programına katılıyor, orada esip gürlüyor. Ama söylediklerinin aslı astarı yok. CHP'nin belediyecilikte başarılarını anlatırken; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanını örnek veriyor. Bu belediye başkanının Muğla'nın tüm ilçelerine okul yaptırdığını, her yeri anaokullarıyla, kreşlerle donattığını söylüyor. Arkadaşlar araştırdılar, aradılar, taradılar, sordular, soruşturdular. Büyükşehir Belediyesinin Muğla'da yaptırdığı tek bir okul bile bulamadılar. Hatta Muğla'nın yerel basını da seferber olmuş, onlar da epey bir aramışlar fakat sözü edilen eserlerin hiçbirini ortaya çıkartamamışlar. Hiç olmayan bir şeyi dakikalarca ballandıra ballandıra anlatmanın adı nedir bilmiyoruz. Konuyu erbabına havale ediyoruz. Artık psikiyatrist mi olur, psikolog mu olur, nörolog mu olur, yoksa Pensilvanya'daki şarlatan mı olur orasını kendileri bilir. Sorunu çözecek birisini bulup bu işi bir neticeye bağlarlar herhalde. Bu zatın yalanlarını, palavralarını ortaya dökmekten, mahkeme önünde hesaplaşıp tazminat almaktan yoruldum. Sadece bu örnek değil, önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde CHP'li belediyeler tarafından yönetilen şehirlerde yaşayan halkımızı maruz kaldıkları zulümden kurtarma sorumluluğumuzu göstermeye yeterlidir" açıklamasını yaptı.

 

 

 

AK Parti belediye başkan aday adaylıkları için başvuruların dün alınmaya başladığını hatırlatan Erdoğan, "12 Kasım'da adaylık başvuruları kendi parti programımız çerçevesinde sona erecek. Hedefimiz öncelikle mevcut belediye başkan adaylarımızdan yeniden aday göstereceklerimizi kesinleştirmek ve ilan etmektir.

 

 

 

Büyükşehirlerden başlayarak diğer adaylarımızı da peyderpey açıklayıp diğer adaylarımızı da açıklayıp biran önce seçim çalışmalarına başlamayı planlıyoruz. Şubat ayının ortası gibi aday listelerinin resmen teslimi gerekiyor. O tarih gelmeden tüm hazırlıklarımızı tamamlayıp sahaya çıkmış olacağız" diye konuştu.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Dünya 2'ncisi olan Ampute Milli Takımını tebrik etti.

 

YUSUF ZENİN

 

 

 

"Havayollarında katettiğimiz mesafe iftihar vesilesi hizmetlerimizden biridir" 
AK Parti'nin en başarılı hizmet alanlarından bir diğerinin de ulaştırma alanı olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bugüne kadar bölünmüş yol uzunluğumuzu 20 bin kilometre ilave ile 26 bin 107 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 943 kilometre ilave 2 bin 657 kilometreye çıkardık. Karayollarımızın üzerindeki tünellerin sayısını 348'e yükselttik. Marmaray, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çankırı Ilgaz Tüneli, Malatya Erkenek Tüneli, Artvin Cankurtan Tüneli, Rize Ovit Tüneli, İzmir Sabuncubeli Tüneli, Elazığ Ağın Köprüsü gibi yüzlerce dev eseri ülkemize biz kazandırdık. Demiryollarında ülkemizi daha önce örneği olmayan YHT ile donatmaya başladık. Birkaç yıla kadar Bursa, Yozgat, Sivas, Erzincan, Karaman, Kayseri, Mersin, Osmaniye, Gaziantep hatları da devreye girecek. Ayrıca çok sayıda hızlı tren hattı ile etüt ve proje hazırlıklarımız sürüyor. Havayollarında katettiğimiz mesafe iftihar vesilesi hizmetlerimizden biridir. Havalimanlarımızın sayısını 30 ilave ile 56'ya çıkarttık. Bizden önce gelen ey CHP zihniyeti ve diğerleri siz ne yaptınız? Yurt dışı uçuş noktalarımızın sayısı 60'tı, şimdi ise 316 ve dünyada bir numarayız. Büyük gövdeli uçak sayımızı 162'den 506'ya, uçak kargo kapasitemizi 303 tondan bin 866 tona, sektörün cirosunu 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik. Bay Kemal çalışıyoruz, üretiyoruz. Kıskansan da, patlasan da çalışacağız. ‘Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu Ankara'nın dışında yapılmaz' diyor. Sen bizim nice pek çok kutlamamıza katılmadın. Sen çıktın Tandoğan'da yürüdün, Kızılay'da yürüdün. Asıl devletin icrai faaliyet ettiği bu tür kutlamalara katılmadın. Senin hayatın zaten bu tür meşru olmayan yollarla geçti ve devlet nedir, devlet adamı olmak nedir sen bunları unuttun, bunları yapamıyorsun. Ve o gün o salonda 10 bine yakın vatandaşımızla bir araya geldik, kutlamamızı orada yaptık ve o 29 Ekim Cumhuriyet kutlamamıza bir hediyemiz oldu, İstanbul Havalimanı. Sen o güzelliği, heyecanı, coşkuyu taşımaktan mahrum oldun. Nasibin yok nasibin. Denizcilikte tersane sayımızı 41 ilave ile 78'e, limanlarımızın yük kapasitesini 281 milyon ton ilave ile 471 milyon tona, yat bağlama kapasitemizi 10 bin ilave ile 18 bin 500'e çıkarttık" dedi.
"İhracatımız Ekim ayı itibariyle yıllık 167 milyar dolara yaklaştı" 
Ekonomi alanında gerçekleştirilen hamlelerle kişi başına düşen mille geliri 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara yükselttiklerini hatırlatan Erdoğan, "Dünyada milli gelir sıralamasında 17'nci, satın alma paritesine göre ise 13'üncü sırada yer alıyoruz. İhracatımız Ekim ayı itibariyle yıllık 167 milyar dolara yaklaştı, yıllık otomobil satışımız 91 binden 723 bine, buzdolabı satışımız 1 milyondan 3 milyona, çamaşır makinesi satışımız 824 binden 2,5 milyona, bulaşık makinesi satışımız 282 binden 1,8 milyona, fırın satışımız 339 binden 1 milyona yükseldi. İstihdam'da 19,6 milyondan 28,8 milyona çıktık. Yani 16 yılda 9,2 milyon yeni istihdam ortaya çıktı. İşçisinden emeklisine, engellisinden yaşlısına kadar tüm kesimlerin gelirlerinde yüzde binlere, iki binlere varan artışlar sağladık. Kamu borç stokunun milli gelire oranını yüzde 60'tan, son dönemdeki tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 9'a düşürmeyi başardık. IMF'ye 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. 2013'te bunu sıfırladık. Bay Kemal ya bunlar sizlerden geldi bize. Tarım kesimine verdiğimiz destek ödemelerini yıllık 1,9 milyar liradan 15 milyar liraya çıkarttık. Böylece genel bitkisel üretimi yıllık 98 milyon tondan 115 milyon tona yükseltmeyi başardık. Özellikle katma değeri yüksek ürünlerde bu artış oranı yüzde 40'ı buldu. Büyükbaş hayvan varlığımız 9,9 milyon adetten 16 milyon adedin üzerine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 32 milyon adetten 44 milyon adedin üzerine çıktı. İnşallah kısa bir zamanda artık hayvan ithaline de ihtiyacımız olmayacak. Bütün bunlara rağmen et fiyatlarının ülkemizde yüksek seyretmesinin genel refah seviyemizin artması sebebiyle talepte yaşanan yükselişle ilgili olduğunu düşünüyorum. Biz bu fiyatları rantabl seviyeye düşürmek için gerekirse orada cari açığı bile düşünmeden ithale gider ve piyasayı balanse ederiz. İnşallah bu meseleyi de yeni dönemde kalıcı bir şekilde çözeceğiz. Orman varlığımızı 1,5 milyon hektar arttırarak bu konuda dünyadaki nadir ülkelerin arasına girdik. Barajlarımızın sayısını 276'dan 538'e, hidroelektrik santrallerimizin sayısını 105'ten 533'e, içme suyu tesislerimizin sayını 31'den 201'a çıkarttık. Ülkemizin iftihar projesi olan GAP'ı özel bir eylem planı ile bitme aşamasına getirdik. Ilısu ve Silvan barajlarının tamamlanması ile GAP Projesi zirveye ulaşacaktır" diye konuştu. 
Savunma Sanayinin, AK Parti döneminde en büyük ilerlemenin sağlandığı stratejik alanların başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada büyük mücadeleler verdiği bir süreçte savunma sanayindeki yerlilik oranını yüzde 20'den yüzde 65'e çıkartmış olmamızın hayati katkılarını gördük" dedi.
"Bu bir devrimdir" 
Erdoğan, "Kalkınmanın temel unsuru olan enerjide kurulu gücümüzü 32 bin megavattan 87 bin megavata yükselttik. Bu bir devrimdir. Ülkemizin tüm şehirlerinin doğalgazın konforundan ve temizliğinden faydalanabilmesini temin ettik. Bugün nüfusumuzun yüzde 80'i doğalgaz kullanabilir hale geldi. Toplu konutta inşa ettiğimiz 837 bin konutla şehirlerimizin çehresini değiştirdik. İmar barışı ile devletimiz ile vatandaşlarımız arasında ihtilaf konusu olan idareyi, yargıyı uzun süre meşgul eden sorunlara köklü bir çözüm getiriyoruz. Sosyal yardımlara gelince, ülkemizin zenginliğini tüm kesimlere yayma aracı olarak görüyoruz. Kimsesiz çocuğundan yaşlısına, kadınından engellisine, genç kızından madde bağımlısına, terör mağdurlarından romanlarımıza kadar toplumun tüm kesimini kucaklayan bir sosyal yardım politikasını uyguluyoruz. İktidara geldiğimizde yılda 2 milyar olan sosyal yardım ödemelerini bu yıl itibariyle 38 milyara yükselttik" ifadelerini kullandı. 
"Biz bu icraatları yaparken ülkemizdeki siyaset anlayışı maalesef Türkiye'nin geldiği seviye ile çok da orantılı bir gelişme gösterememiştir" diyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Erdoğan, "Ana Muhalefet Partisini gerçekten çapsız, kalitesiz, kifayetsiz, içi de altı da boş siyaset tarzı ülkemizin en büyük handikabıdır. İnsan siyaset arenasına çıktığında en büyük alternatifi olarak şöyle az çok ele gelecek, mücadele etmesi tat ve heyecan verecek bir rakip görmek istiyor. Demokrasiyi zaten bu tür güçlü muhalefet güçlendirir. Eğer güçlü muhalefetiniz yoksa o zaman demokrasi güç bulamaz. Bizim karşımıza da çıka çıka CHP ve onun başındaki Kılıçdaroğlu gibi bir avane çıktı. Ülkemiz ve milletimiz adına üzülüyoruz. Nasıl üzülmeyelim ki. Bu zat geçtiğimiz Perşembe günü bir televizyon programına katılıyor, orada esip gürlüyor. Ama söylediklerinin aslı astarı yok. CHP'nin belediyecilikte başarılarını anlatırken; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanını örnek veriyor. Bu belediye başkanının Muğla'nın tüm ilçelerine okul yaptırdığını, her yeri anaokullarıyla, kreşlerle donattığını söylüyor. Arkadaşlar araştırdılar, aradılar, taradılar, sordular, soruşturdular. Büyükşehir Belediyesinin Muğla'da yaptırdığı tek bir okul bile bulamadılar. Hatta Muğla'nın yerel basını da seferber olmuş, onlar da epey bir aramışlar fakat sözü edilen eserlerin hiçbirini ortaya çıkartamamışlar. Hiç olmayan bir şeyi dakikalarca ballandıra ballandıra anlatmanın adı nedir bilmiyoruz. Konuyu erbabına havale ediyoruz. Artık psikiyatrist mi olur, psikolog mu olur, nörolog mu olur, yoksa Pensilvanya'daki şarlatan mı olur orasını kendileri bilir. Sorunu çözecek birisini bulup bu işi bir neticeye bağlarlar herhalde. Bu zatın yalanlarını, palavralarını ortaya dökmekten, mahkeme önünde hesaplaşıp tazminat almaktan yoruldum. Sadece bu örnek değil, önümüzdeki mahalli idareler seçimlerinde CHP'li belediyeler tarafından yönetilen şehirlerde yaşayan halkımızı maruz kaldıkları zulümden kurtarma sorumluluğumuzu göstermeye yeterlidir" açıklamasını yaptı.AK Parti belediye başkan aday adaylıkları için başvuruların dün alınmaya başladığını hatırlatan Erdoğan, "12 Kasım'da adaylık başvuruları kendi parti programımız çerçevesinde sona erecek. Hedefimiz öncelikle mevcut belediye başkan adaylarımızdan yeniden aday göstereceklerimizi kesinleştirmek ve ilan etmektir.
Büyükşehirlerden başlayarak diğer adaylarımızı da peyderpey açıklayıp diğer adaylarımızı da açıklayıp biran önce seçim çalışmalarına başlamayı planlıyoruz. Şubat ayının ortası gibi aday listelerinin resmen teslimi gerekiyor. O tarih gelmeden tüm hazırlıklarımızı tamamlayıp sahaya çıkmış olacağız" diye konuştu. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Dünya 2'ncisi olan Ampute Milli Takımını tebrik etti.