YUSUF ZENGİN
CISO’ların %86’sı siber güvenlik sızıntılarının kaçınılmaz olduğuna inanıyor
İş siber suçla mücadeleye geldiğinde, dünya genelinde şirketlerin BT güvenliği liderlerinin eli kolu bağlı kalıyor. Yönetim kurullarında pek etkisi olmayan bu yöneticiler, ihtiyaç duydukları bütçeleri elde etmekte zorlanıyor. Bu da şirketlerin saldırılara daha da açık hale gelmesine yol açıyor. Bu durum, CISO’ların %86’sının siber güvenlik sızıntılarının kaçınılmaz olduğuna inandığı ve özellikle finansal fayda elde etmek isteyen gruplardan çekindiğinin ortaya çıktığı yeni Kaspersky Lab raporundaki bulgular arasında yer alıyor.
Modern şirketler için saldırı alanı içeriden zarar vermek isteyen kişilerden buluta kadar uzanıyor
Günümüzde çoğu kurumun geçtiği dijital dönüşüm süreci ile birlikte artan siber tehditler, modern şirketlerde CISO’ların (Chief Information Security Officer - Bilgi Güvenliğinden Sorumlu Genel Müdür) rolünü giderek daha da önemli kılıyor. Kaspersky Lab tarafından hazırlanan rapor, CISO’ların üzerinde daha önce hiç olmadığı kadar baskı olduğunu gösteriyor: CISO’ların %57’si bulut ve mobil kullanım ile ilgili karmaşık altyapıların bir numaralı zorluk olduğunu belirtirken, %50’si ise siber saldırıların sürekli artışından endişe duyuyor.
CISO’lar finansal fayda elde etmeyi hedefleyen suçlu grupları (%40) ve içeriden yapılan saldırıların (%29) şirketleri için en büyük riskler olduğunu düşünüyor. Bu tehditleri önlemek ise bir hayli zor çünkü bu saldırılar ya ‘profesyonel’ siber suçlular tarafından düzenleniyor ya da doğru tarafta olması beklenen çalışanlardan yardım alınarak yapılıyor.
Bütçenin gerekli olduğunu göstermede zorluk yaşayan CISO’lar diğer departmanlarla rekabet etmek zorunda kalıyor
Siber güvenlik için ayrılan bütçelerin arttığı belirtiliyor. CISO’ların yarısından fazlası (%56) bütçelerin gelecekte artacağını, %38’i ise aynı kalacağını düşünüyor.
Her şekilde, CISO’lar büyük bütçe sorunlarıyla karşı karşıya çünkü yapılan yatırımın tam karşılığının ne olacağını tam olarak ortaya koymaları veya siber saldırılara karşı %100 koruma sağlamaları neredeyse imkansız.
Örneğin, CISO’ların üçte birinden fazlası (%36) bir sızıntı yaşanmayacağını garanti edemedikleri için gereken BT güvenliği bütçesini alamıyor. Güvenlik bütçelerinin toplam BT harcamalarının bir parçası olarak değerlendirildiği şirketlerde ise CISO’lar kendilerini bütçe için diğer departmanlarla mücadele ederken buluyor. Bütçe alamamanın ikinci büyük nedeni ise güvenliğin bazen toplam BT harcamalarının bir parçası olarak ele alınması. Ayrıca, CISO’ların üçte biri (%33) kendilerine verilebilecek bütçelerin öncelikle, yatırım karşılığının daha net görülebildiği dijitalleşme, bulut ve diğer BT projelerine aktarıldığını söylüyor.
Dijital dönüşüm gerçekleşirken CISO’ların yönetim kurulunda yer alması gerek
Siber saldırılar şirketler için çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kaspersky Lab araştırmasına katılanların dörtte birinden fazlası, siber saldırılarda en kritik sonuçların itibar kaybı (%28) ve maddi hasar (%25) olduğunu belirtti.
Ancak, siber saldırıların olumsuz etkilerine rağmen ankete katılan BT güvenliği liderlerinin yalnızca %26’sı kendi şirketlerinde yönetim kurulu üyesiydi. Yönetim kurulu üyesi olmayanların dörtte biri (%25), kendilerinin de üye olması gerektiğini dile getirdi.
BT güvenliği liderlerinin çoğu (%58) şu anda şirketlerinde karar alma süreçlerine yeteri kadar dahil olduklarını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik de dijital dönüşüm gibi büyük kurumların ana stratejik doğrultusu haline gelmeli.CISO’ların rolü de bu değişikliklere göre gelişmeli ve CISO’lar kararlara etki edebilmeli.
Kaspersky Lab Global Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maxim Frolov konu hakkında şunları söyledi: “Geçmişten beri, siber güvenlik bütçeleri düşük öncelikli BT harcamaları olarak görülür. Ancak şimdi durum değişti. Modern şirketlere yönelik saldırıların çerçevesi genişliyor. Siber tehditlerin sıklığı, etkisi ve maliyetleri artıyor. Bunların sonucunda, her geçen gün daha fazla C-Düzey yönetici BT güvenliğini bir yatırım olarak görmeye başladı.
Günümüzde siber güvenlik riskleri CEO’lar, CFO’lar ve Risk Yöneticilerinin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Aslında siber güvenlik bütçesi, yalnızca sızıntıları ve onlarla ilişkili korkunç riskleri önlemenin değil aynı zamanda işlerin sürekliliğini ve şirketin temel yatırımlarını korumanın da bir yolu.”
Daha fazla bilgi almak ve “CISO Olmak İçin Ne Gerekli: Kurumsal BT Güvenliğinde Başarı ve Liderlik” başlıklı raporun tamamını okumak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
YUSUF ZENGİN
CISO’ların %86’sı siber güvenlik sızıntılarının kaçınılmaz olduğuna inanıyorİş siber suçla mücadeleye geldiğinde, dünya genelinde şirketlerin BT güvenliği liderlerinin eli kolu bağlı kalıyor. Yönetim kurullarında pek etkisi olmayan bu yöneticiler, ihtiyaç duydukları bütçeleri elde etmekte zorlanıyor. Bu da şirketlerin saldırılara daha da açık hale gelmesine yol açıyor. Bu durum, CISO’ların %86’sının siber güvenlik sızıntılarının kaçınılmaz olduğuna inandığı ve özellikle finansal fayda elde etmek isteyen gruplardan çekindiğinin ortaya çıktığı yeni Kaspersky Lab raporundaki bulgular arasında yer alıyor.
Modern şirketler için saldırı alanı içeriden zarar vermek isteyen kişilerden buluta kadar uzanıyor 
Günümüzde çoğu kurumun geçtiği dijital dönüşüm süreci ile birlikte artan siber tehditler, modern şirketlerde CISO’ların (Chief Information Security Officer - Bilgi Güvenliğinden Sorumlu Genel Müdür) rolünü giderek daha da önemli kılıyor. Kaspersky Lab tarafından hazırlanan rapor, CISO’ların üzerinde daha önce hiç olmadığı kadar baskı olduğunu gösteriyor: CISO’ların %57’si bulut ve mobil kullanım ile ilgili karmaşık altyapıların bir numaralı zorluk olduğunu belirtirken, %50’si ise siber saldırıların sürekli artışından endişe duyuyor.
CISO’lar finansal fayda elde etmeyi hedefleyen suçlu grupları (%40) ve içeriden yapılan saldırıların (%29) şirketleri için en büyük riskler olduğunu düşünüyor. Bu tehditleri önlemek ise bir hayli zor çünkü bu saldırılar ya ‘profesyonel’ siber suçlular tarafından düzenleniyor ya da doğru tarafta olması beklenen çalışanlardan yardım alınarak yapılıyor.
Bütçenin gerekli olduğunu göstermede zorluk yaşayan CISO’lar diğer departmanlarla rekabet etmek zorunda kalıyorSiber güvenlik için ayrılan bütçelerin arttığı belirtiliyor. CISO’ların yarısından fazlası (%56) bütçelerin gelecekte artacağını, %38’i ise aynı kalacağını düşünüyor.
Her şekilde, CISO’lar büyük bütçe sorunlarıyla karşı karşıya çünkü yapılan yatırımın tam karşılığının ne olacağını tam olarak ortaya koymaları veya siber saldırılara karşı %100 koruma sağlamaları neredeyse imkansız.
Örneğin, CISO’ların üçte birinden fazlası (%36) bir sızıntı yaşanmayacağını garanti edemedikleri için gereken BT güvenliği bütçesini alamıyor. Güvenlik bütçelerinin toplam BT harcamalarının bir parçası olarak değerlendirildiği şirketlerde ise CISO’lar kendilerini bütçe için diğer departmanlarla mücadele ederken buluyor. Bütçe alamamanın ikinci büyük nedeni ise güvenliğin bazen toplam BT harcamalarının bir parçası olarak ele alınması. Ayrıca, CISO’ların üçte biri (%33) kendilerine verilebilecek bütçelerin öncelikle, yatırım karşılığının daha net görülebildiği dijitalleşme, bulut ve diğer BT projelerine aktarıldığını söylüyor.
Dijital dönüşüm gerçekleşirken CISO’ların yönetim kurulunda yer alması gerekSiber saldırılar şirketler için çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kaspersky Lab araştırmasına katılanların dörtte birinden fazlası, siber saldırılarda en kritik sonuçların itibar kaybı (%28) ve maddi hasar (%25) olduğunu belirtti.
Ancak, siber saldırıların olumsuz etkilerine rağmen ankete katılan BT güvenliği liderlerinin yalnızca %26’sı kendi şirketlerinde yönetim kurulu üyesiydi. Yönetim kurulu üyesi olmayanların dörtte biri (%25), kendilerinin de üye olması gerektiğini dile getirdi.
BT güvenliği liderlerinin çoğu (%58) şu anda şirketlerinde karar alma süreçlerine yeteri kadar dahil olduklarını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik de dijital dönüşüm gibi büyük kurumların ana stratejik doğrultusu haline gelmeli.CISO’ların rolü de bu değişikliklere göre gelişmeli ve CISO’lar kararlara etki edebilmeli.
Kaspersky Lab Global Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maxim Frolov konu hakkında şunları söyledi: “Geçmişten beri, siber güvenlik bütçeleri düşük öncelikli BT harcamaları olarak görülür. Ancak şimdi durum değişti. Modern şirketlere yönelik saldırıların çerçevesi genişliyor. Siber tehditlerin sıklığı, etkisi ve maliyetleri artıyor. Bunların sonucunda, her geçen gün daha fazla C-Düzey yönetici BT güvenliğini bir yatırım olarak görmeye başladı.
Günümüzde siber güvenlik riskleri CEO’lar, CFO’lar ve Risk Yöneticilerinin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Aslında siber güvenlik bütçesi, yalnızca sızıntıları ve onlarla ilişkili korkunç riskleri önlemenin değil aynı zamanda işlerin sürekliliğini ve şirketin temel yatırımlarını korumanın da bir yolu.”
Daha fazla bilgi almak ve “CISO Olmak İçin Ne Gerekli: Kurumsal BT Güvenliğinde Başarı ve Liderlik” başlıklı raporun tamamını okumak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.