İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği önderliğinde IPSOS Healthcare araştırma şirketi tarafından hayata geçirilen “Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu” araştırmasının sonuçları Şubat 2018’de akademisyenler, bürokratlar ve ilaç sanayi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda değerlendirildi. Bu değerlendirme sonucunda ortaya çıkan sonuçlar ve sonuçlara yönelik çözüm önerileri bir rapor haline getirildi ve kamuoyu ile paylaşıldı. Hastaların %30’unun unutkanlık sebebiyle, %5’inin de bilinçli olarak ilaçlarını düzenli almadığı belirtilen araştırmada birçok çarpıcı sonuca yer veriliyor. İSTANBUL, Kasım 2018 – Kişinin, bir sağlık uzmanının önerileri doğrultusunda ilaç kullanması, beslenmesi ve hayat tarzı değişikliklerini kapsayan davranışlarının tümüne “tedavi uyumu” denilmektedir.1-2 Dünya genelinde tedavi sürecinde yaşanan problemlerin başında kronik hastalardaki düşük tedavi uyumu gelmektedir.3 Düşük tedavi uyumunun etkisi, kronik hastalıkların yükü ile daha da artmaktadır.3 Uzun dönem tedavilerde yaşanan düşük tedavi uyumu, kötü sağlık sonuçları ve daha yüksek sağlık hizmetleri maliyeti ile sonuçlanmaktadır. 3 İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği önderliğinde global biyofarma şirketi AbbVie’nin koşulsuz katkıları ile IPSOS Healthcare araştırma şirketi tarafından 14 ilde*, 14 farklı kronik hastalık çerçevesinde** toplam 540 hasta ve 350 doktorla yüz yüze gerçekleştirilen “Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu” araştırmasının sonuçları yayımlandı. Raporda yer alan araştırma sonuçlarına göre; Parkinson hastalarının %47’si, ülseratif kolit hastalarının %43’ü, astım/KOAH ve Crohn hastalarının %37’si, hipertansiyon hastalarının %36’sı, hiperkolesterolemi hastalarının %33’ü, diyabetes mellitus hastalarının %28’i, kanser hastalarının %23’ü, ankilozan spondilit ve psöriyazis hastalarının %21’i, romatoid artrit hastalarının %20’si, HIV pozitif bireylerin %13’ü, hepatit B ve tüberküloz hastalarının % 7’si ilaçlarını düzenli almayı unutuyor. Ülkemizde tedavi uyumunun iyileştirilmesi için tüm paydaşların fikir birliği yaptığı üç temel çözüm önerisi;hekimlerin hastalara daha fazla zaman ayırması, hastanelerde yardımcı personel sayısının artırılması ve hasta destek programlarının yaygınlaştırılması olarak ortaya çıkmıştır. İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre toplumda yaklaşık her iki kişiden biri kronik hastalıklarla mücadele ediyor ve kronik hastalıklar tüm dünyada ölümlerin yaklaşık yüzde 60’ından sorumlu.⁴ Son yıllarda kronik hastalıkların sağlık harcamaları içindeki payı ise artmaktadır.Dolayısıyla biz de İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği olarak bu doğrultuda IPSOS Healthcare araştırma şirketi ile bir araştırma gerçekleştirdik. Akademisyenler, bürokratlar ve ilaç sanayi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz çalıştay sonrasında önemli veriler ortaya çıkaran bu araştırmanın sonuçlarını rapor haline getirdik. Araştırmaya göre, hastaların %30’a yakını ilaçlarını almayı unutuyor. Hastaların %5’i ilaçlarını bilinçli olarak almadığını söylerken; ilaçlarını daha çok kendilerini iyi hissettikleri zamanlarda almadıklarını ifade ediyor. Bu raporun kamuoyu, sağlık otoritesi, ilaç sanayi, eczacılar, hekimler, hastalar gibi tüm paydaşlarla paylaşılıp, her paydaşın bu konuda üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Bu hem hastanın sağlık sonuçları hem de ülkenin sağlık ekonomisi açısından son derece büyük önem taşıyor. Çalıştay sonucunda ülkemizde tedavi uyumunun iyileştirilmesi için tüm paydaşların fikir birliği yaptığı üç temel çözüm önerisi;hekimlerin hastalara daha fazla zaman ayırması, hastanelerde yardımcı personel sayısının arttırılması ve hasta destek programlarının yaygınlaştırılması olmuştur. Önümüzdeki yıl bu çalışmadaki çözüm önerilerini hayata geçirmek üzere kilit paydaşlarla işbirliği yapılacaktır. ” dedi. “Tedaviye uyumsuzluk sağlık harcamalarını artırıyor” Çalıştayda tedavi uyumsuzluğunun ekonomik yükü konusunda konuşan Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi Doç Dr. Zafer Çalışkan, tedaviye uyumsuzluğun sadece sağlık sonuçlarını olumsuz yönde etkilemediğini, aynı zamanda sağlık harcamalarının artmasına neden olduğunu belirtiyor. Doç Dr. Zafer Çalışkan rapora ilişkin şu açıklamaları yapıyor: “Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu araştırmasının sonuçlarına göre hasta ve hasta yakınlarının eğitimi, hekim ve hasta arasındaki iletişim, hasta destek programları tedavi uyumunda belirleyici süreçler olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı çalışmalar hastaların yaklaşık %60’ının hekim ziyaretinin hemen ardından tedavi için verilen bilgileri anımsayamadığını ortaya koymuştur.⁵ Tedavi uyumsuzluğunun yarattığı ekonomik yük; hastaneye yeniden başvuru/yatış maliyetleri ve dolaylı maliyetler olarak ortaya çıkmaktadır.⁶⁻⁷ ” 10 hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye yatıyor Araştırmaya katılan doktorlar hastalarının %15’inin tedaviye uyum göstermediği için daha kötü klinik sonuçlarla karşılaştığına dikkat çekiyor. Her 5 kronik hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye başvururken; son bir yılda bu hastaların ortalama 4 defa yeniden doktora gittiğinin de altı çiziliyor. Her 10 hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye yatıyor ve ortalama 6 gün hastanede kalıyor. Bunun yanı sıra doktorların %83’ü tedaviye uyumun, medikal maliyetlerin düşürülmesinde de etkili olduğunu belirtiyor.

İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği önderliğinde IPSOS Healthcare araştırma şirketi tarafından hayata geçirilen “Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu” araştırmasının sonuçları Şubat 2018’de akademisyenler, bürokratlar ve ilaç sanayi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda değerlendirildi. Bu değerlendirme sonucunda ortaya çıkan sonuçlar ve sonuçlara yönelik çözüm önerileri bir rapor haline getirildi ve kamuoyu ile paylaşıldı.
Hastaların %30’unun unutkanlık sebebiyle, %5’inin de bilinçli olarak ilaçlarını düzenli almadığı belirtilen araştırmada birçok çarpıcı sonuca yer veriliyor.
İSTANBUL, Kasım 2018 – Kişinin, bir sağlık uzmanının önerileri doğrultusunda ilaç kullanması, beslenmesi ve hayat tarzı değişikliklerini kapsayan davranışlarının tümüne “tedavi uyumu” denilmektedir.1-2 Dünya genelinde tedavi sürecinde yaşanan problemlerin başında kronik hastalardaki düşük tedavi uyumu gelmektedir.3 Düşük tedavi uyumunun etkisi, kronik hastalıkların yükü ile daha da artmaktadır.3 Uzun dönem tedavilerde yaşanan düşük tedavi uyumu, kötü sağlık sonuçları ve daha yüksek sağlık hizmetleri maliyeti ile sonuçlanmaktadır. 3
İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği önderliğinde global biyofarma şirketi AbbVie’nin koşulsuz katkıları ile IPSOS Healthcare araştırma şirketi tarafından 14 ilde*, 14 farklı kronik hastalık çerçevesinde** toplam 540 hasta ve 350 doktorla yüz yüze gerçekleştirilen
“Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu” araştırmasının sonuçları yayımlandı.
Raporda yer alan araştırma sonuçlarına göre; Parkinson hastalarının %47’si, ülseratif kolit hastalarının %43’ü, astım/KOAH ve Crohn hastalarının %37’si, hipertansiyon hastalarının %36’sı, hiperkolesterolemi hastalarının %33’ü, diyabetes mellitus hastalarının %28’i, kanser hastalarının %23’ü, ankilozan spondilit ve psöriyazis hastalarının %21’i, romatoid artrit hastalarının %20’si, HIV pozitif bireylerin %13’ü, hepatit B ve tüberküloz hastalarının % 7’si ilaçlarını düzenli almayı unutuyor. Ülkemizde tedavi uyumunun iyileştirilmesi için tüm paydaşların fikir birliği yaptığı üç temel çözüm önerisi;hekimlerin hastalara daha fazla zaman ayırması, hastanelerde yardımcı personel sayısının artırılması ve hasta destek programlarının yaygınlaştırılması olarak ortaya çıkmıştır.
İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre toplumda yaklaşık her iki kişiden biri kronik hastalıklarla mücadele ediyor ve kronik hastalıklar tüm dünyada ölümlerin yaklaşık yüzde 60’ından sorumlu.⁴ Son yıllarda kronik hastalıkların sağlık harcamaları içindeki payı ise artmaktadır.Dolayısıyla biz de İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği olarak bu doğrultuda IPSOS Healthcare araştırma şirketi ile bir araştırma gerçekleştirdik. Akademisyenler, bürokratlar ve ilaç sanayi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz çalıştay sonrasında önemli veriler ortaya çıkaran bu araştırmanın sonuçlarını rapor haline getirdik. Araştırmaya göre, hastaların %30’a yakını ilaçlarını almayı unutuyor. Hastaların %5’i ilaçlarını bilinçli olarak almadığını söylerken; ilaçlarını daha çok kendilerini iyi hissettikleri zamanlarda almadıklarını ifade ediyor. Bu raporun kamuoyu, sağlık otoritesi, ilaç sanayi, eczacılar, hekimler, hastalar gibi tüm paydaşlarla paylaşılıp, her paydaşın bu konuda üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Bu hem hastanın sağlık sonuçları hem de ülkenin sağlık ekonomisi açısından son derece büyük önem taşıyor. Çalıştay sonucunda ülkemizde tedavi uyumunun iyileştirilmesi için tüm paydaşların fikir birliği yaptığı üç temel çözüm önerisi;hekimlerin hastalara daha fazla zaman ayırması, hastanelerde yardımcı personel sayısının arttırılması ve hasta destek programlarının yaygınlaştırılması olmuştur. Önümüzdeki yıl bu çalışmadaki çözüm önerilerini hayata geçirmek üzere kilit paydaşlarla işbirliği yapılacaktır. ” dedi.
“Tedaviye uyumsuzluk sağlık harcamalarını artırıyor”
Çalıştayda tedavi uyumsuzluğunun ekonomik yükü konusunda konuşan Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi Doç Dr. Zafer Çalışkan, tedaviye uyumsuzluğun sadece sağlık sonuçlarını olumsuz yönde etkilemediğini, aynı zamanda sağlık harcamalarının artmasına neden olduğunu belirtiyor. Doç Dr. Zafer Çalışkan rapora ilişkin şu açıklamaları yapıyor: “Türkiye’de Kronik Hastalıklarda Tedavi Uyumu araştırmasının sonuçlarına göre hasta ve hasta yakınlarının eğitimi, hekim ve hasta arasındaki iletişim, hasta destek programları tedavi uyumunda belirleyici süreçler olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı çalışmalar hastaların yaklaşık %60’ının hekim ziyaretinin hemen ardından tedavi için verilen bilgileri anımsayamadığını ortaya koymuştur.⁵ Tedavi uyumsuzluğunun yarattığı ekonomik yük; hastaneye yeniden başvuru/yatış maliyetleri ve dolaylı maliyetler olarak ortaya çıkmaktadır.⁶⁻⁷ ”
10 hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye yatıyor
Araştırmaya katılan doktorlar hastalarının %15’inin tedaviye uyum göstermediği için daha kötü klinik sonuçlarla karşılaştığına dikkat çekiyor. Her 5 kronik hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye başvururken; son bir yılda bu hastaların ortalama 4 defa yeniden doktora gittiğinin de altı çiziliyor. Her 10 hastadan 1’i tedavi uyumsuzluğu nedeniyle yeniden hastaneye yatıyor ve ortalama 6 gün hastanede kalıyor. Bunun yanı sıra doktorların %83’ü tedaviye uyumun, medikal maliyetlerin düşürülmesinde de etkili olduğunu belirtiyor.