Antalya’da yaşanan hortum faciasında hasar gören Onur Air uçağının, burun kısmı delinen bölgenin onarılmayacağı için hizmet dışı kalacağı kaydedildi.

Airporthaber Köşe Yazarı Murat Herdem, Antalya’da geçen ay yaşanan hortum faciasını köşesine taşıyarak ilginç bilgiler verdi. Hortum olayında Onur Air uçağının ciddi hasar gördüğüne dikkat çeken Herdem, “Mesela Onur Air uçağının burun kısmındaki delinen bölgenin onarılamayacağı çünkü yama yapılması imkansıza yakın bir bölgede delik açıldığı için uçağın mecburen kal (hizmet dışı) edileceği söyleniyor.” dedi.

Herdem’in, Fırtınanın Fıtratı isimli o yazısı ise şöyle:

Antalya Havalimanı’nda yaşadığımız hortum faciasının ve o inanılmaz görüntülerin unutulmamasını istiyorum. Amerikan Federal Havacılık İdaresi FAA’nın, meteorolojik olaylara ilişkin havacılık işletmelerine yönelik hazırladığı tavsiye ve uyarı içeren 80 sayfalık dokümanın ilk maddesinde ne yazıyor biliyor musunuz?

“Kural bir… Meteorolojik hadiseleri asla hafife almayın.”

ABD’de binlerce kilometre uzaktan sonuçlarını izlediğimiz fırtınalar kadar olmasa da bizim ülkemizde de iklimsel değişiklik sebebiyle bu tür fırtınalara alışılması gerektiğinin altını çizerek, artık meteorolojik hadiselere daha fazla ciddiyet göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.

Düşünebiliyor musunuz?

Tonlarca ağırlıktaki uçakları kağıt gibi yerinden oynatacak, aprondaki yolcu otobüslerini devirecek, bir takım teçhizatları önüne katıp sürükleyecek şiddetle fırtına ve hortum ihtimali var ama hiçbir önlem alınmıyor!

Vatandaşı geçtim… Acaba; havayolları, yer hizmetleri şirketleri ve terminal işletmecileri bu konuda tedbir almaları için uyarıldı mı? Uyarıldıysa neden önlem alınmadı? Alınmadı ise neden takibi yapılmadı?

Dolu yağıp yağmayacağını meteorolojinin önceden tahmin edemeyeceği iddia ediliyor ancak fırtınada durum farklı çünkü fırtına  en az 24 saat öncesinden haber alınabilen bir meteorolojik hadise… Fırtına ile yaşamak zorunda olan ülkelerden ABD’de, fırtına alarmının günler öncesinden televizyonlardan bangır bangır verildiğini biliyoruz da peki biz neden hazırlıksız yakalandık?

Böylesine ciddi şiddette bir fırtınadan neden kimsenin haberi olmadı ya da haberi yokmuş gibi davrandı? (Benim edindiğim bir bilgiye göre Meteoroloji hortum olabilir uyarısı yapıyor ancak önlem alınmadığı gibi, hava trafiği de durdurulmuyor)

Kim bu manzaranın sorumlusu?

Milyonlarca dolarlık hasara neden olan fırtınada can kaybı olmaması en büyük teselli ancak uçaklara ve apron araçlarına yazık değil mi? Mesela Onur Air uçağının burun kısmındaki delinen bölgenin onarılamayacağı çünkü yama yapılması imkansıza yakın bir bölgede delik açıldığı için uçağın mecburen kal (hizmet dışı) edileceği söyleniyor.  Uçağın sigortası elbette vardır ancak filo planlamasını aksatması açısından sıkıntılı bir durum değil mi? Fırtına öncesi, adam akıllı uyarılar yayınlansa ve uçaklar güvenli havaalanlarına çekilse daha iyi olmaz mıydı?

Değişen iklim olayları sebebiyle artık bu tarz tropik fırtınalara karşı daha etkili çözüm yolları üretmeli ve daha dikkatli olmalıyız.
 Tıpkı FAA gibi, meteorolojik hadise check list’i hazırlayarak ilk maddesine de onlar gibi, “Meteorolojik hadiseleri asla hafife alma” uyarısını koymalıyız.

Özellikle bu tarz tropik fırtına hadiselerine daha çok ev sahipliği yapması öngörülen güneydeki havalimanlarımızda bu işi ciddiye alan adımlar atmak şart ama gel gör ki, kopan fırtınaya rağmen,  bırakın apronda önlem almayı, iniş kalkışları dahi durdurmuyoruz, hiçbir şey yokmuş gibi hava trafiğini işletmeye devam ediyoruz!

Bir sonraki fırtınada, fırtına sırasında yakıt ikmali yapan ve yolcu alımına devam eden uçaklar, apronda fırtınaya meydan okur gibi hareket halindeki uçaklar, kolayca savrulabilecek hafif nitelikli apron araçları gibi havacılık ciddiyetine yakışmayacak manzaraları görmemek için Türk sivil havacılık otoritesinin tıpkı FAA gibi bu tarz durumlara yönelik tavsiye ve uyarı dokümanı yayınlaması gerekiyor.

Bu dokümanda bütün hava hadiselerine ait bilgiler verilerek (mesela fırtınanın tipi, etkileri vs. ), önlem maddeleri tek tek sıralanmalıdır.

Mesela FAA’in uyarı ve tavsiye dokümanında diyor ki, “Havalimanlarında insanları pencere ve kapı önlerinden uzak tutun.”

Vatandaş, merakından uçuşan cisimleri cep telefonu ile videoya kaydediyor da onu uyaracak, canının tehlike altında olduğunu söyleyecek biri olmayınca vatandaş ne yapsın? Aprondan fırtınanın getirdiği sert bir cisim camı parçalasa cam kenarında fırtınayı izleyen yolculara zarar verse ne olacak? Fırtıranın fıtratında mı var diyeceğiz?

Ya da fırtınaya rağmen yakıt alımına devam eden uçakta o yakıt alev alsa!

Veya yolcu indiren uçağın merdiveni üzerinde yolcular varken fırtınadan devrilse?

Bütün bunlar da mı fırtınanın fıtratı yani?