YUSUF ZENGİN

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Ekrem İmamoğlu; AK Parti’nin güçlü adayı Binali Yıldırım karşısında dik durmaya çalışıyor.
Bunu neden söyledim?
Bilindiği üzere; iktidarın adayı olmak her zaman ayrıcalıktır. Tüm imkanlar; deyim yerinde ise önünüze serilir. Özellikle kitle iletişim araçlarının seçim üzerindeki etkisi, inanılmaz boyuttadır. Bu bağlamda; sayın Binali Yıldırım’ın yarışa ‘bir sıfır’ önde başladığını söylemek yanlış olmaz. Dikkat ederseniz; hemen hemen tüm basın yayın araçları AK Parti adayı Binali Yıldırım’ın çalışmalarına yer veriyor. Buna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği de eklendiğinde, sayın Yıldırım’ın şansını varın siz düşünün.

Ancak…
Bu bir yarış…
Ve bu yarışın sonucunu da seçmen belirleyecektir.
Yani; sandığa gidecek seçmeni etkileyen, bu yarışın galibi olacaktır. Bu durumun farkında olan, daha doğrusu; elindeki imkanların darlığını bilen Ekrem İmamoğlu, mutlu sonuca ulaşmak için ‘bire bir markaj’ taktiğini uygulamaya başladı. Halkın arasına inen İmamoğlu, insanlarla ‘yüz yüze’ iletişim kurmaya çalışıyor. Özellikle dernek ve vakıfları ziyaret eden İmamoğlu, yaptıklarını ve yapacaklarını insanlara aktarmak için resmen mücadele veriyor.
CHP adayı İmamoğlu’nun önündeki bir başka büyük engel de; basın yayın araçlarından yararlanamaması. Hemen hemen hiçbir basın yayın organında yer bulamayan ve dolayısıyla da projelerini anlatamayan Ekrem İmamoğlu, çareyi ‘sosyal medyada’ arıyor. Twitter, Facebook, İnstagram gibi sosyal medya araçları üzerinden insanlarla iletişim kurmaya çalışan İmamoğlu, aynı zamanda kısa mesajlar atarak da projelerini duyurmaya çalışıyor.
İmamoğlu’nun bu hesaplarda özellikle üzerinde durduğu ‘kısa ve net’ konuların içeriği hep insan ve onun yaşamını sürdürdüğü doğa odaklı…
‘Yeşile önem veren, yeşili koruyan, denize sahip çıkan, insan sağlığını destekleyen, çevreci binaları ile kentleşen herkesin yaşamak isteyeceği ideal bir yaşam alanı oluşturacağız.’
‘Ulaşım, park, iş, aş, sağlık, kadın, çocuk…’ temalı mesajlarla seçmene ulaşmayı hedefleyen İmamoğlu’nun, her ne kadar iktidar olanakları ile önde görünse de sayın Binali Yıldırımı’ı zorlayacağını söyleyebiliriz. Çünkü; iktidar olanakları bir yandan avantaj gibi görünse de; diğer yandan ‘yıpranma’ anlamında bir dezavantaja dönüşebilir. Yıllardır iktidar olan ve ciddi projelere imza atan AK Parti’nin bazı olumsuzluklarla yıprandığını söylemek, yanlış olmaz. İşte bu olumsuzluklar; doğru işlenmesi durumunda CHP adayı İmamoğlu’nun elini güçlendirir.

İşin özü…
Türkiye’nin kalbi konumundaki İstanbul’da ciddi bir yarış söz konusu… Bu yarışı Binali Yıldırım’ın kazanması durumunda, iktidardaki AK Parti elini iyice güçlendirecek, CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanması durumunda ise dengeler çok değişecektir.
Yani…
İstanbul seçimi; kilit durumundadır…
Bekleyelim ve görelim!..