İnsanların hırs uğruna neler yapabildiğini, evlat sevgisinin ne olduğunu, bir dakikalık bir nefesin bile ne kadar değerli olduğunu, aşk için neler yapılabildiğini, kardeş olmak için aynı anne babadan doğmaya gerek olmadığını bilen ve tüm olumsuzluklara rağmen sevgi, saygı ve kardeşlik içinde yaşayan insanların olduğu bir apartmanın hikâyesi…

 

Gazeteci Zeynep, anne babasını trafik kazasında kaybetmiş ve babaannesi tarafından büyütülmüştür. Genç kadının yıllardır hayatını olumsuz etkileyen ve bir türlü anlam veremediği önemli bir sorunu vardır. O acı kayıpların ardından her gece rüyasında büyük zincirlerle kapatılmış o kapıyı görür ve her uyandığında böbreklerinde aynı ağrıyı hisseder… Bu rüya onun kâbusu olmuştur artık. Zeynep bu rüyanın ona bir şeyler anlatmaya çalıştığından emindir. Zincirlerle kapatılmış o kapının ardında ne vardı? Zeynep fotoğraf çekmek için Galata sokaklarında gezindiği bir gün hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır. Yıllardır rüyalarına giren, rüya olmaktan çıkıp kâbusu haline gelen ve benliğini ele geçiren o kapı tam karşısındadır! O an, yeni bir başlangıcın anahtarı olacaktır…

 


‘Yaşantımız boyunca karşılaştığımız bazı kötü olayları;

Tanrı’nın bize lütfu olarak düşünmeliyiz…’

 

 

Kapının Ardındaki Ben;

Beyoğlu Pera’da renkli bir lansman ile tanıtıldı

 

Beyoğlu Pera’da, Palazzo Donizetti Hotel’in büyüleyici atmosferinde gerçekleşen lansmanın açılış konuşmasını Güner Özkul yaptı. Yazar Güneş Altunkaş, gecede yaptığı konuşmada; kitabın günümüzden başlayıp 1955 yılındaki Beyoğlu’na dönen kurgusuna değindi ve o dönemde yaşanan olayların Beyoğlu’ndaki bir apartmanda yaşayan insanlar üzerindeki etkilerini anlattı. Kapı metaforuna da değinen Altunkaş, hastalıktan sağlığa, doğumdan ölüme, tüm mutluluk ve hüzünlerin kapalı, gizemli ve merak uyandıran o kapılar ardında gerçekleştiğini, romanda da o gizemli kapılardan birinin aralandığını söyledi.

 

Tanıtım gecesine aralarında sanatçı, yazar, gazeteci ve fotoğraf sanatçılarının da olduğu kalabalık bir davetli grubu katıldı. Cem Kaprol ve Melis Cingöz’ün müzik dinletisi sunduğu gecede, ilk romanının pastasını kesen yazar Güneş Altunkaş, gösterilen yoğun ilgiye teşekkür etti.