Kurulduğu 2009 yılından bu yana sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgiyle aydınlatmak üzere birçok projeyi hayata geçiren Sabri Ülker Vakfı, dünyada ve ülkemizde görülme sıklığı her geçen gün artan karaciğer yağlanması hakkında önemli bilgiler veriyor.

 

Türkiye’de yaklaşık her 4 kişiden 1’inde görülen yağlı karaciğer hastalığı son evreye kadar belirti vermeyebiliyor. Bu nedenle karaciğer yağlanması sinsi bir hastalık olarak tanımlanıyor. Bazı ilaçların kullanımı, hepatit B ve C gibi karaciğer hastalıkları da karaciğer yağlanmasına sebep olabiliyor karaciğer yağlanması önlem alınmadığı takdirde siroz veya karaciğer kanserine yol açabiliyor.

 


Fazla kilolu bireyler ve şeker hastaları risk altında olabilir!

Karaciğer yağlanmasının temel nedenleri arasında yanlış beslenme alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite yer alıyor. Bu nedenle fazla kilolu, insülin direnci olan veya kan kolesterol düzeyi yüksek olan bireyler ile şeker hastaları risk grubunda değerlendiriliyor. Yeterli ve dengeli beslenme ile aktif bir yaşam tarzı, karaciğer yağlanmasının önlenmesinde önemli rol oynuyor.

 

Beslenme ve Fiziksel aktiviteyi arttırmak için öneriler

Günlük beslenmede tam tahılları tercih etmek, beyaz ekmek ve pirinç yerine tam buğday ekmeği, kepekli pirinç, tahıllı makarnalar ve bulgur gibi tahıl ürünlerini tercih etmek
Sebze meyve tüketimini arttırmak ve çeşitli, renkli sebze meyve tüketmek
Beyaz et ve kırmızı eti dengeli tüketmek
Doymuş yağları sınırlandırmak bitkisel yağ tüketimini arttırmak
Beslenme düzeninizde yoğurt, kefir gibi probiyotik besinlere yer vermek
Yemek hazırlama ve pişirmede haşlama, fırında, buharda pişirme gibi doğru yöntemleri kullanmak
Zayıflamada kilo kaybının kademeli olmasına dikkat etmek
Öğle aralarını kısa yürüyüşler ile değerlendirmek
Asansör yerine merdivenleri kullanmak
İşyerinde masa başında yapılabilecek aktivitelere zaman ayırmak karaciğer yağlanmasından korunmada önemli rol oynayacaktır.