TAV CEO’su Şener Atatürk Havalimanı’na veda hikâyesini Hürriyet yazarı UĞUR Cebeci'ye anlattı İstanbul Havalimanı’na 5 Nisan gecesi başlayacak taşınma öncesi TAV CEO’su Sani Şener, Atatürk Havalimanı’nda hiç unutmadığı günleri anlattı. Sani Şener, “Duvarların da hafızası vardır. Unutulacağımızı hiç sanmıyorum. Birçok arkadaşımızı İstanbul Havalimanı’na gönderdik. Bakın göreceksiniz, orada da başarılı olacaklar” dedi.

TAV Havalimanları Holding, 7 ülkede 15 havalimanı işletiyor. Ama kurdukları hizmet şirketleri 61 havalimanında daha hizmet veriyor. Toplamda 21 ülkede 76 havalimanında TAV imzası bir şekilde var. Şirketin CEO’su Sani Şener, gözbebeği Atatürk Havalimanı ile veda hikâyesini anlattı...

- Sani Bey, o günleri hatırlıyorum da, söz verdiğiniz gibi 22 ayda burayı bitirdiniz. Şimdi bu evden taşınacaksınız. Gerçi elinizin altında bir sürü havalimanı var ama... Sormak istiyorum, üzülüyor musunuz?

Üzülmüyorum desem yalan olur. Ama üzüldüğümüz konular ‘finansal bir kayıp olacak’, şu bu diye değil kesinlikle. Yani bir kere çok büyük anılar var burada. İkincisi, çok büyük bir emek var. Üçüncüsü, Türkiye’de havacılığın yükselmesine olan katkı var. Dördüncüsü, burada çalışan arkadaşlarımız var. Onlarla vedalaşmak var ki bu en önemlisi. Yani 5 bin 700 arkadaşımızla vedalaşıyoruz. Onlar bizle birlikte büyüdüler. 20 yaşında yanımıza girdiler. 40 yaşında oldular. O gün doğan çocukları, bugün 20 yaşında üniversiteli oldu. Bunları düşününce üzülüyorsunuz.

- Burası havacılığın bacasız büyük bir endüstri merkeziydi. Aynı zamanda içinde kendi okulu olan bir merkezdi değil mi?

Aynen. TAV olarak, birçok arkadaşımızı İstanbul Havalimanı’na gönderdik. Ama aynı zamanda başka havalimanlarına da gönderdik. Başka büyük firmalara gönderdik. Yani bir ‘insan kaynakları markası’ olarak çalıştık Türkiye’de. Küresel bir firmanın insan kaynaklarının nasıl olacağını gösterdik. İstanbul da bizim ilk başlangıç işimiz olduğu için böyle de bir özel yeri var. Evet gidiyoruz. Duvarların hafızası vardır. Unutulacağımızı hiç zannetmiyorum.

- Bu arada muazzam bir data yaratıldı, Bu coğrafyaya özgü bir data...

Müthiş bir ‘know how’ var. O dataları aldık, bilgiye çevirdik ve bunu başka havalimanlarına dağıttık. Burada bizim gördüğümüz hadise şu: 20 yılda 665 milyon kadar yolcuya hizmet verdik. Hata yaptıklarımız varsa onlardan özür diliyoruz, haklarını helal etsinler. Ama genellikle müşteri memnuniyeti yüzde 90 civarında oldu. Biz görevimizi yaptık. Türkiye’de havacılığın büyümesi yönünde gerçekten çok önemli bir görevdi. Bizden sonra Türk Hava Yolları (THY) birden atağa kalktı. Çünkü THY’nin kendisini gösterebileceği ana bir merkez, platform yoktu. Biz geldiğimizde THY’nin 62 uçağı vardı. Şimdi 370 küsürlere geldi. Çok ciddi rakamlara ulaştı.

- Hazır bu helalleşme konusuna gelmişken geliriyle, gideriyle Atatürk Havalimanı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakkını helal etmiş midir?
Tabii ki etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti de Atatürk Havalimanı’na hakkını helal etmiştir. Çünkü burada güzel başarılar yaşandı. Acılar yaşandı, riskler, krizli dönemler görüldü. Ama hepsini birlikte atlattık. Gelir gider hesabına baktığınızda da bütün hedefler tutturulmuştur.

- Burasının büyük bir kısmı yıkılacak ve Millet Bahçesi olacak. Siz de duygusal tarafı ağır basan bir insansınız. Bu Millet Bahçesi içinde bir ‘TAV Korusu’ oluşturmayı düşünür müsünüz?

Bize böyle bir görev düşerse tabii ki yaparız. Çünkü buradan Allah’a şükür para da kazandık. Buranın sayesinde dünyanın çoğu yerinde havalimanı işletmeleri aldık. Hepsi Atatürk Havalimanı sayesinde oldu. Ama benim aldığım bilgiye göre burada binalardan hiçbiri yıkılmayacak. Yani binalar duyduğum kadarıyla, kongre merkezi olarak veya üniversite olarak veya bir takım havacılık faaliyetlerinde kullanılacak. Pistlerden biri de kalacak. Şu önde gördüğümüz bölgede (Atatürk Havalimanı’nın güney tarafında inşa edilen park pozisyonlarını ve askeri alanı göstererek) bir Millet Bahçesi olacak. Duyduklarımız bunlar. Yani çok amaçlı kullanılacak. İnşallah çok faydalı bir yere döner. Çünkü Atatürk Havalimanı, arazisi ve kendisiyle birlikte çok değerli bir yer.

İGA’YA İYİ ELEMANLAR VERDİK

- Giderken bu terminal binalarından, bu anıların takılı kaldığı yerlerden kendi hatıralarınıza katmak için ne gibi bir parça almayı düşünüyorsunuz?

Kapı işaretlerinden birini alırım herhalde.

Giderken kaç kişi ile el sıkışacaksınız?

10 bin kişi ile el sıkışacağım. 5 Nisan’da Paris’te bir toplantıdayım. Akşam dönüyorum. 6 ve 7 Nisan komple burada olacağım, taşınmaya destek olabilmek için. 6 ve 7’sindeki tüm vardiyalardaki arkadaşların tek tek ellerini sıkacağım. Hepsi ile helalleşip, hepsini göndereceğiz. Çoğuna İGA’da iş bulduk. Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda BTA bir sürü yiyecek içecek alanı açtı. Yer hizmetleri şirketimiz Havaş orada olacak. Duty-free şirketimizin yeri var. Sağolsun İGA’cılar da bu konuda destek oldular. Biz de onlara çok iyi elemanlarımızı verdik. İnşallah orada hepsi başarılı olacaklar.

5 SAATTE İNŞAATI BİTİRİP HAVALİMANINI AÇTIK

Bombaların patladığı 28 Haziran 2016 gecesinin sabahına kadar neler yaşandı? Nasıl toparlandınız? Bombalama olayının sonrasında kısa süre içinde bütün sistemi nasıl devreye aldınız?

Beş saatte yeniden devreye aldık aslında. Şöyle oldu... Ramazandı. Tam iftardan sonra burada bombayı patlattılar. Biz anında havalimanına geldik. Biz devlet kurumları ile o kadar koordineli çalıştık ki... Belirli bir saatte havalimanında, transit, gelen ve giden olmak üzere, 15 bin yolcu oluyor. Gelen yolcuyu çıkartmak kolay... Ama giden yolcudan, pasaporttan geçip hava tarafında bulunan yolcunun tekrar içeri alınması, transit yolcuların, vizesi olmayan yolcunun tekrar alınması, onların tekrar otellere gönderilmesi ve aynı zamanda çok seri şekilde olay yeri incelemenin her türlü tedbirini aldıktan, araştırmasını yaptıktan sonra inşaata girip, 5 saatte inşaatı bitirip havalimanını açmak büyük bir hadiseydi. Biz bunu becerdik. Ondan sonra da biliyorsunuz bir darbe girişimi oldu. Atatürk Havalimanı’na o gece 100 bin kişi geldi. Biz tüm ekibimle yine buradaydık. Sabaha kadar o 100 bin kişinin buradaki ihtiyaçlarını karşıladık, onlara destek olduk. Ama aynı şekilde aprona girenleri dışarı çıkarttık. Çünkü ertesi gün uçuşların başlaması gerekiyordu. Bu ikisi üzücü anılar. Ama aklınıza geldiğinde, sonuçlarındaki organizasyonlardan gurur duyduğunuz hadiseler.