Girişimsel radyoloji alanında herkesten farklı uygulamalarla kritik durumlardaki hastalarını iyileştiren Gümüş, son olarak karaciğerinin ana besleyici damarında pıhtı oluşan 26 yaşındaki Oğuzhan Tanyeri’yi, tüm dünyada oldukça sınırlı uygulanan kapalı girişimsel radyoloji yöntemi ile tedavi etti.

 

İzmit’te yaşayan 26 yaşındaki Oğuzhan Tanyeri, geçtiğimiz aylarda karında şiddetli ağrı ve mide bulantısı şikayeti ile acile gitti. Hastalığı anlaşılamadığı için başka bir hastaneye yönlendirilen Tanyeri'nin burada, karaciğerine giden “Portal ven” adı verilen toplardamarında ani gelişen pıhtı sonucu tıkanıklık olduğu anlaşıldı. Kan sulandırıcı ilaçlar ile müdahale edilen genç adama, “Akut Portal Ven Trombozu” tanısı konuldu. Pıhtının tedavisi çok tehlikeli bir işlem olduğu için, gittiği hastane doktorları tarafından daha öncede benzer hastaları tedavi etmesi nedeniyle Tanyeri’ye, İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Burçak Gümüş, önerildi.

 

“Dünyada Henüz Kayda Geçmiş Bir Örneği Yok”

 

Bunun üzerine İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’ne gelen ve karaciğeri ve bağırsakları beslenemediğinden dolayı hayati tehlikesi bulunan Tanyeri’ye, Gümüş tarafından, acil bir şekilde müdahale edildi. Oğuzhan’a yaptığı işlemi, “Karaciğerde 2 tane ana damar var. Bunlardan bir tanesi ‘Portal ven’ dediğimiz toplardamar sistemi. Oğuzhan’da Portal ven damarı tıkanıktı. Porta tıkanınca ilk olarak, karaciğerin beslenmesi bozuluyor. Daha sonra pıhtıdan dolayı toplardamar sisteminde basınç artıyor ve bağırsaklar beslenemiyor. Bunun sonucunda da genellikle; ilk 24/48 saat bağırsaklarda nekroz gelişiyor ve bağırsaklar ölüyor. Böyle bir tehlikesi var. Kaybedilme potansiyeli çok yüksek hastalar. Biz Oğuzhan’a buraya gelir gelmez müdahale ettik. Tıkalı damarına cilt yoluyla dışarıdan girerek, karaciğerin içinden yol bulduk ve pıhtının içinden de geçerek damarın içerisine ulaştık. Oraya her tarafı delikli bir kateter taktık. Çok hassas dozlarda infüzyon dediğimiz yöntemle oraya pıhtı eritici ilaçlar vermeye başladık. O esnada Oğuzhan’ı yoğun bakıma aldık. 20 saat yoğun bakımda kaldı. Bu sürenin sonunda tekrar anjiyo ünitesine alınan hastaya pıhtıyı daha da eritmek için pıhtıyı kateterlerle dışarı alma ve balonlama işlemleri yapıldı. Bu zorlu girişimin sonucunda akım geri geldi. Daha sonra Oğuzhan’ı kata aldık ve hasta hızla iyileşti şeklinde açıklayan Prof. Dr. Burçak Gümüş, bu işlemlerin ameliyatsız yapıldığını ve tüm dünyada da örneklerinin çok nadir olduğunu söyledi.

 

“Burçak Hoca Bize Çok İyi Geldi”

 

İşlemden sonra şikayetlerinden kurtulup normal yaşamına geri dönen Tanyeri ise, “Genellikle bu tür hastalıklarda kan sıvılaştırıcı ilaçlar verilip pıhtının kendiliğinden erimesi bekleniyormuş. Bu hastalığın ilk 3 gün anlaşılması çok önemliyken bende 13 günde anlaşıldı. Tanı konulunca oradaki doktorlarım beni Burçak Hoca’ya yönlendirdi. Burçak Hoca bize çok iyi geldi. Durumum bütün iç organlarımı kaybetmeye doğru gidiyorken, Burçak Hoca sayesinde yeniden yaşama tutundum” dedi.