Sosyal bilimler alanında uluslararası araştırma odaklı eğitim anlayışıyla ön plana çıkan İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) dünyada bilim dünyasına mâl olmuş birbirinden değerli isimlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Din, bilim, din felsefesi ve bilişsel din bilimi alanlarında dikkat çekici çalışmalara imza atan Amerikalı felsefeci Prof. Kelly James Clark, İHÜ Felsefe Bölümünün düzenlediği “Tanrı ve Beyin” konulu konferansta çağdaş nörolojiden, dini düşüncenin bilişsel temellerine varan geniş bir yelpazede, dinleyicileri ilginç bir yolculuğa çıkardı.

İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, İHÜ Genel Sekreteri Dr. Erkam Tüzgen’in yanı sıra, öğretim üyelerinin ve öğrencilerin de yoğun ilgi gösterdiği konferansta Prof. Clark, bilim felsefesinden insanın ve evrenin kökenlerine, çağdaş nörolojiden dini düşüncenin bilişsel temellerine varıncaya dek oldukça çarpıcı notlar aktardı. Gelecek aylarda “God and Brain & The Rationality of Belief” adlı kitabı da piyasaya çıkacak olan Clark, kitabında “Genlerimiz kim olduğumuzu ve neye inandığımızı belirler mi? Bilişsel donanımımız, yaşamdaki gerçeği ve anlamı keşfetmemize yardımcı olabilir mi?” sorularından hareket ettiğini, inancın doğası ve insan aklı ile ilgili karmaşık sorulara cevap aradığını kaydetti.

Felsefe sadece bilgiyle ilgilendi

Konuşmasında “Tanrı ve Beyin” konusunun nasıl ortaya çıktığı sorusuna değinen Prof. Clark, “Felsefe ve sosyal bilimler arasında güçlü bir ilişki var. Felsefeyi öğrendiğimizde, sosyal bilimlere çok fazla dikkat etmedik, aklımızın gerçekte nasıl çalıştığından tamamen bağımsız bilgiler üzerine konuştuk.” değerlendirmesinde bulundu. Prof. Clark, 2 bin 500 yıl boyunca süren felsefenin sadece bilgi odaklı olduğuna, kendisinin ise daha çok insan beyninin gerçekte nasıl çalıştığına, bilgiyi nasıl işlediğimize eğildiğini kaydetti.

Bilişsel bilim hakkında düşüncelerini de paylaşan Clark, konuşmasının devamında şunları ekledi: “Aklımız, algılarımızı aktif bir şekilde işleyen ve dünya hakkındaki düşüncelerimizi şekillendiren tesislerle donatılmıştır. Bu tesisler, çeşitli seçim baskılarına cevap olarak gelişmiştir. Beynimiz, inanç çıktıları üreten bir bilgi işlemci gibi davranır.”