Ekrem İmamoğlu, seçim sonuçlarına ilişkin, "İstanbulumuza bugünkü seçimin neticeleri hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun" dedi.
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul seçimlerinin sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Öncelikle bugünkü 23 Haziranda yaptığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ve tabii ki anlamlı bu seçimin en önemli ifadelerinden birisi de Türkiye'nin demokrasi sürecine olacak olan katkısıydı. Her iki vasfıyla ülkemize ve dünya kenti İstanbul'umuza bugünkü seçimin neticeleri hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun.

Sizinle uzunca bir metin paylaşacağım. Duygularımı hem basın mensuplarına aktarırken, hem İstanbullu hemşehrilerime, Türkiye’ye ve hatta dünyaya Türkiye adına birkaç cümle etme adına kendimi sorumlu hissediyorum. Ama önce bugün on binlerce hatta yüz binlerce diye ifade edebileceğim sandık başında görev yapan bütün yol arkadaşlarıma günün kahramanlarına, sandıklarda okullarda ilçe seçim kurullarında il seçim kurullarında hizmet eden bütün arkadaşlarıma minnet duygularımı belirtmek istiyorum. Onlar bugünün demokrasi kahramanıydı. Yaptıkları bugüne kadar hizmetleri her zaman güzel bir anı olarak hatırlayacaklar.

Ancak şunu da belirtmek isterim ki bugün hali hazırda elimizdeki seçim verileri süreci netleşmeye dönük bir sonuç oluştursa da biliyoruz ki net sonuçlar tutanaklarla olur. Dolayısıyla sandık görevlisi arkadaşlarıma, yol arkadaşlarıma, kat görevlisi arkadaşlarıma, bilişim sorumlularına, sandık kurul üyelerine, ilçe seçim kurulundaki üye arkadaşlarıma, sonuç netleşinceye kadar görevlerinin başında kalmalarını önemle rica ediyorum. Bu süreçler ciddi süreçlerdir ve asla sandıklarınızın, tutanaklarınızın, ilçe seçimdeki birleştirme tutanaklarının netleşmesine varıncaya kadar asla sandıkları terk etmemenizi hepinizden rica ediyorum. Dolayısıyla bu tarihi sorumluluk halen devam etmektedir.

Çok kıymetli İstanbullular, çok değerli vatandaşlarımız biz Türkiye’de demokrasi saatinin her zaman tıkır tıkır çalışmasından yana olanlarız. Maalesef demokrasinin saati 31 Mart akşamı çalışmadı. Yaşanan her şeyi tüm milletimiz biliyor. Detaylarına girecek değilim. Ama saatleri durdurarak zamanın akışını asla ve asla önleyemezsiniz. Gerçekleri de örterek asla ve asla gizleyemezsiniz. Bugün sandıklardan oy pusulalarının yanı sıra bir de hesap pusulasının çıktığını tüm vatandaşlarıma duyurmak isterim.

Vatandaş 31 Mart’tan bugüne bu ülkeye yaşatılanların hesabını, tanımladığım gibi bir avuç insana kesmiştir. Bu İstanbul’da yeni bir sayfa açıldı anlamına gelmiyor. İstanbul’da herkesin yeni ve ortak bir sayfa açması anlamına geliyor. Yeni bir başlangıç anlamına geliyor. İstanbul’da israf, şatafat kibir ve ötekileştirme bitecek. Bugün 16 milyon İstanbullu demokrasiye olan inancımızı tazelemiştir. Bunu yalnız bana oy verenler değil, seçimleri büyük bir olgunlukla gerçekleştiren tüm vatandaşlarımız sağlamıştır. Halkımıza minnet duygularımı iletiyorum.

Yüz yılı aşan demokrasi geleneğimize milletçe sahip çıktınız. Teşekkürler İstanbullu hemşerilerim. Tabi ki teşekkürlerim var. başta sevgili eşime, oğullarıma, kızıma, sevgili anne ve babama, kız kardeşime ve bütün aileme. CHP ve İYİ Parti’nin genel başkanlarına. Milletvekillerimize, Anadolu’nun dört bir yanından gelip kampanyalarımıza destek olan belediye başkanlarımıza, il ve ilçe başkanlarımıza, ilçe belediye başkanlarımıza, kadın ve gençlik kollarımıza, CHP – İYİ Parti örgütlerine, sahada çalışan üyelerine özellikle sayıları 150 bini aşan demokrasi ve adalet davasına inanan yürekli İstanbul Gönüllüleri’ne. HDP seçmenlerine, MHP seçmenlerine, AK Partili seçmenlere, Saadet Partisi seçmenlerine, DSP, Demokrat Parti, BTP bütün siyasi parti seçmenlerine, aynı mahallede komşularımıza aynı zamanda; bu güzel şehirde yaşayan vatandaşlarımıza; ister Türk, ister Kürt, Rum, Musevi, Süryanilere kısacası bu ülkenin asil vatandaşlarına; en yakın yol arkadaşım olan İstanbul’un çocuklarına, gençlere, hanımefendilerimize, annelerimize, kadınlara, beyefendilerine; başarılı kampanyayı planlayan ve yöneten kampanya direktörümüze, kreatif ekiplerine, çalışma arkadaşlarına, ilk günden beri yanımda olan sevgili basın danışmanına, sosyal medya ekibimize, her zaman yanımda olan polis ve koruma arkadaşlarıma, sahada çalışan meydanlarda çadırlarda görev yapan partililerimize, vatandaşlarımıza, bu kampanyada bize destek olan STK’lara, Türkiye’nin dört bir yanında benimle demokrasi mücadelemize şarkı besteleyen, arayan, soran, fikir veren milyonlarca vatandaşımıza; kimisi abi diyen, kimisi evladım diyen o güzel insanlara, yurdumun güzel insanlarına ve tabi ki tüm 16 milyon İstanbulluya yürekten teşekkür ediyorum.

Seçimi bir parti, bir grup, bir kesim değil bütün Türkiye kazanmıştır. Bunu herkes belki tam olarak hissedemiyor. Ama göreceksiniz kısa sürede herkes böyle hissedecek. Bunu başarabilmek için de hiç kimseyi dışlamadan çalışacağım. Bugün benim için sandıktan sefer görev emri çıkmıştır. Bu benim hayatımdaki en değerli, en gururlu, en onurlu görevdir.

Bu seçim yani oluşturduğumuz İstanbul İttifakı, Türkiye için var olan pek çok ön yargıyı da yok etmiştir. Çünkü biz hayat tarzı, görünüşü, konuşması, siyasi düşüncesi birbirinden çok farklı insanlar olarak sevgi ve saygı ortaklığında buluştuk. Bugünden sonra her kim giyimine bakarak, hayat tarzına bakarak bir başkası hakkında ön yargı oluşturuyorsa İstanbul İttifakı aklına gelsin. Önyargı dönemi artık bitmiştir.

Ben bu kenti tek başıma yönetecek değilim. Böyle bir deha dünyada da yok zaten. Her insanımızdan yararlanacağım. Siyasi görüşü ne olursa olsun millete hizmet aşkı olan herkes benimle çalışacaktır, çalışabilir. Parti ilçelerinden alınan referans kağıtlarıyla işe girme dönemleri bitmiştir.

Partiler kutsal yapılar değildir, tabu değildir. dünyaya farklı bir pencereden baksa da temel amacı milletin kalkınmasıdır. Partiler bir amaç değildir. hizmette araçtır. Bunu her vatandaşımın bilmesini ve duymasını istiyorum.

Partiler gibi liderleri de kutsal değildir. bir parti başkanı, bir belediye başkanı, bir cumhurbaşkanı fark etmez. Onları kutsallaştırmak asla doğru değildir. en büyük millettir. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız sadece milletindir.

Milyonlarca oy almak, iltifatlar duymak liderlerin ayaklarını yerden asla kesmemeli. Başta kendim gösterilen bu sevgi karşısında ancak boynumu bükerim. Rahmetli dedem "Makamın büyüdükçe boynun bükülsün" derdi. Çok çalışacağım. Gençliğimiz var, çalışkanlığımız var. 24 Haziran seçiminde hem ittifak, hem parti adayı, hem de bağımsız aday olarak çalışan tüm rakiplerime ve demokrasiye katkıları için İstanbul’da bulunan tüm adaylara teşekkür ediyorum.

Bana aileme, partime yönelik yapılan sistematik saldırıları elbette ki unutmak istiyorum. Bu dil bitsin. Artık asıl yeni sayfayı, olması gereken ilişkileri, üslup düzeyinde yeni bir dönemi başlatmak istiyoruz. Bu tür davranışlarda bulunanların bence zaman içerisinde hak ettiği cevabı milletimizden alacağını düşünüyorum.

Özellikle devletin başı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenmek istiyorum. Depreme hazırlık gibi, daha hızlı metro yapmak gibi, mülteci konuları gibi İstanbul’un acil sorunlarında merkezi ve yerel yönetimin uyumlu çalışmasını sağlamanın önemi ortadadır. Konuştuğumuz şey 16 milyon vatandaşlarımızın ihtiyacıdır. Ben seçim öncesinde vatandaşlara anlattığım yol haritasına uygun olarak sizinle uyum içerisinde çalışmaya hazırım ve buna talibim. Bunu tüm İstanbullular önünde duyuruyorum. Hiçbir siyasi mesele vatandaşımın mutluluğundan, işsizliğin önlenmesinden önemli değildir.

Yasal sürecin tamamlanmasının ve mazbatamızı alıp göreve başlamamızın ardından yol haritamızı size sunmak, görüşlerimizi aktarmak aynı zamanda görüşlerinizi almak, sizi en kısa zamanda ziyaret etme talebimi buradan sizlere iletiyorum. Bu ülkenin buna ihtiyacı olduğunun da altını çiziyorum.