İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında Fatih’teki Hayvan Aşılama ve Tedavi Ünitesi’nde (HATÜ) incelemelerde bulundu. İmamoğlu’na inceleme gezisinde İBB Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı ve Veteriner Hizmetleri Müdürü Muhammet Nuri Coşkun da eşlik etti. İmamoğlu’na HATÜ’deki birimleri gezdiren Coşkun, İBB Başkanı’na yaptıkları hizmetlerle ilgili bilgi verdi. Hayvanlarını tedaviye getiren vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, yurttaşların sorunlarını dinledi. İmamoğlu, HATÜ incelemesini tamamladıktan sonra değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

“SOKAK HAYVANLARININ YAŞAMASI GEREKEN YER SOKAKLAR”
HATÜ’nün 95 yıldır İstanbul halkına hizmet verdiğini belirten İmamoğlu, “Gelişen şehir koşullarında özellikle sokak hayvanları çok özel bir konu haline geliyor. Her yönüyle ele alınması gereken bir konu. Çünkü çok farklı hissiyatlar var ve bu farklı hissiyatların yönetimi gerçekten güç. Bir tarafta, ‘Sokak hayvanlarının ne işi var’ diyenler var garip bir şekilde, bir tarafta da sokak hayvanlarının korunması ve bakımı ile ilgili bilince muhtaç bir kitle de var. Tabi şu bir gerçek; sokak hayvanlarının yaşaması gereken yer sokaklar zaten. Bu yüzyıllar önce de böyleydi. Bunun elbet kuralları, koşulları var. Çok hassas davranmaya gayret ediyoruz. İstanbul’un bu nokta da ciddi anlamda yardıma ihtiyacı var, bilinçlenmek başta olmak üzere” dedi.

“TOPLUMU BİLİNÇLENDİRECEK SÜRECİ HAREKETE GEÇİRDİK”
“10 gün kadar önce bir çalıştay yaparak bu süreci başlattık” diyen İmamoğlu, “Bu konuda ciddi kurum ve kuruluşlar bize paydaş. İstanbul’da herkesin önünde tartışarak bu konuyu çözüme kavuşturmak istiyoruz. Sorunlu taraflarını aşmak istiyoruz. Bazılarına göre sokak hayvanlarının çözümü barınak. Böyle bir şey yok. Hepsini toplayıp barınağa koyun! Buna yasa da müsaade etmiyor ve doğru da değil. Ama bakım da önemli. Bir kedi veya köpeği sahiplenip, sıkılınca sokağa bırakmak da sahiplenmek değil. Tümüyle bunların ele alındığı, toplumun bilinçlendirildiği bir süreci harekete geçirdik. İnşallah en hızlı şekliyle bunu kamuoyu ile paylaşacağız” şeklinde konuştu.

“GAR İHALESİNDE PAZARLIĞA DAHİL OLACAĞIZ”
İmamoğlu, “Gar ihalesinde iki taraf kaldı. Biri İBB konsorsiyumu karşı tarafta da Okçular Vakfı’nın eski genel müdürünün sahibi olduğu şirket. Size bilgi geldi mi? Nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Sadece teknik bilgi aldım. Telefonla aradılar. Hemen çıkar çıkmaz arayın dedim. ‘15 gün sonraya ertelendi detayları konuşuruz’ diye bana bilgi verdiler, oraya giden arkadaşlarım. Ama basından, internet üzerinden sizin söylediğiniz yorumları okudum. Elbette her tüzel kişiliğin bu ihaleye iştirak etme hakkı var. Ama en başta söylediğim gibi biz, bugün ihaleye kabul edildik. İhaleye girdik, ihaleyi almak için elimizden gelen çabayı gösterdik. Şimdi ikinci aşaması var. İkinci aşamaya da 16 milyon insan adına gireceğiz, pazarlığa dahil olacağız.”

“KARARLIYIZ”
Hem Haydarpaşa hem de Sirkeci garları konusunda kararlı olduklarının altını çizen İmamoğlu, “Diğer arkadaşların kararlılığı ne uğruna,ne için bilemem. Onu analiz etmek benim işim değil, ihaleye çıkanların işi. O beni ilgilendirmiyor; ama İBB bu ilaheye girsin, girmesin noktasında açıklamaları yapan TCDD Genel Müdürü’nün motivasyonu neydi, onu anlamak istiyorum. Bizi neredeyse hafif tehdit ile ‘Girmesi yanlıştır, rekabeti bozar’ şeklinde tehdit etmesinin motivasyonunu anlayamadım. Bence ulaştırma bakanının bunu derhal sorgulaması lazım” diye konuştu.

“İHALEYİ 16 MİLYON İNSAN ADINA TAKİP EDECEĞİZ”
İmamoğlu, karşı tarafın itiraz edeceği yönündeki hatırlatmayı da “Biz, 16 milyon insan adına takip ediyor olacağız tüm hukuki haklarımızla. Devletin en değerli, kamunun en değerli iki noktasının yine kamunun olması için mücadele veriyoruz. Girdiğimiz ihalenin kuruluşları 16 milyon insana ait İBB’nin kuruluşları. İhaleyi aldığımız takdirde de İstanbul halkına, kültür ve sanat adına hizmet edecek noktalar haline gelecek. Diğeri kendi hukuki anlayışı ile itiraz eder, başka şey yapar, o bizi ilgilendirmiyor. Niçin itiraz edeceğini de bilmiyorum. Tüyoyu kimden aldı bilmiyorum. Genel Müdür’ün kendi ifadesinden mi tüyo aldı onu da bilmiyorum. Ama biz İstanbul halkı adına o ihaleye gireceğiz, sonuna kadar da almak için mücadelemizi vereceğiz” diye yanıtladı.

“BUGÜNE KADAR KUTSALDI!”
İmamoğlu’na, “Pazarlık aşamasına geçildi. 30 bin tahmini bedel 300 bin çıktı zarflarından. Pazarlık nasıl olacak” sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruya

“Günü gelince bakacağız. Ama bedeli ne olursa olsun orası İstanbul halkının olacak” yanıtını verdi.

İmamoğlu, “Hamidiye Su ile ilgili tartışmalar var, nasıl değerlendiriyorsunuz? Kaç kamu kurumu Hamidiye Su ile anlaşmasını bitirdi? Hamidiye Su şirketine ekonomik yansıması nasıl oldu” sorularını da yanıtladı:
“Gülüyorum bu hallerine. Sebebini kendileri açıklasın, o benim işim değil. Ama ben her gün Hamidiye su içiyorum, çok da iyi geliyor bana. Daha önce de içiyordum, gittiğim yerlerde içiyordum. Belediyeye geldiğimde içiyordum. Dolayısıyla bu işlere takılan beyinlere şaşıyorum, üzülüyorum. Yapacak bir şey yok. Kime yaranıyorlar bunu yaparak, onu anlamış değilim. Bugüne kadar kutsal olan bu güzel suya, bugün niye böyle bir bakış açısı var; onu hele hiç anlamıyorum. Tam bir komedi filmi. Ama söyleyeyim; Hamidiye Su’yun satışları arttı, daha da artacağa benziyor. Şu an yok satıyor. Ben bunu söyledikten sonra daha da fazla satacağını düşünüyorum.”