* Dünyanın köklü üniversitelerinde iki yüz yıldır süregelen ve “liderlerin oyunu” olarak bilinen “Münazara Turnuvası”nın ev sahipliğini Maltepe Üniversitesi yapıyor. Münazara Hitabet Derneği ortaklığı ile 19-21 Ekim tarihlerinde üniversite kampüsünde düzenlenecek “Liselerarası Çaylaklar Münazara Şampiyonası”nda dört yüz genç aralıksız dört yüz saat konuşacak.

“Liderlerin oyunu” olarak bilinen münazara tartışmaları, dünyada iki yüz yıldır Oxford, Harvard, Cambridge gibi üniversiteler başta olmak üzere köklü lise ve üniversitelerde uygulanıyor. Herhangi bir konuda zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunulmasıyla gerçekleşen münazarada amaç dinleyenleri ikna etmek.

Maltepe Üniversitesi, Ağustos ayında düzenlediği "Türkiye Münazara ve Hitabet Kampı"nın ardından bu kez Münazara Hitabet Derneği ile birlikte “Liselerarası Çaylaklar Münazara Turnuvası”na ev sahipliği yapıyor. Üniversite kampüsünde 19-21 Ekim tarihleri arasında kesintisiz sürecek turnuvaya, Türkiye’nin dört bir yanından iki yüzü aşkın takım katılacak. Turnuva kapsamında dört yüz genç elli salonda aralıksız dört yüz saat konuşacak.

Turnuvayla ilgili bilgi veren Maltepe Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Aysun Albay, “Maltepe Üniversitesi’nde gençlere konuşmaları için ev sahipliği yapıyoruz. Her düşünceye fırsat veriyoruz. Kürsüyü onlara bırakıyor ve konuşmalarını sağlıyoruz. Üniversitenin ifade özgürlüğüne, argümantasyona, bilimselliğe verdiği değer ortaya çıkıyor. Gençlere hadi kendi hikayeni anlat diyoruz” belirlemesinde bulundu. Turnuva kapsamında Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen öğrencilere üç gün boyunca ev sahipliği yapacaklarını anlatan Albay, öğrencileri kampüs içindeki otelde ağırlayacaklarını, takımların 1.600 ve 350 kişi kapasiteli salonlarla en küçüğü 60 kişilik sınıflarda münazaralar yapılacağını söyledi.

HADİ KÜRSÜ SENİN!

Turnuvanın kurallarını anlatan Münazara ve Hitabet Derneği Başkanı Yavuz Yiğit ise, münazarayı kurallı bir tartışma oyunu olarak tanımlayarak, Türkiye’de düzenledikleri münazara yarışmalarında İngiliz parlamenter sistemi formatını uyguladıklarını, “hükümet” ve “muhalefet” olarak ayrılan takımların yarışmaya 15 dakika kala öğrendikleri konularda tartıştıklarını belirtti. Münazara yarışmalarında “Türkiye-NATO ilişkileri”, “Kadın hakları” gibi başlıkların yanı sıra, daha güncel başlıkların da münazara konusu yapıldığını söyledi.

Yarışmalarda gençlerin telefon veya bilgisayar kullanamadığına dikkat çeken Yiğit, “Yarışmalar eleme usulü değil puan toplamaya göre yapılıyor. Bir turnuvada en az altı münazara yarışmasına çıkıyorlar. Gençler yarışmalara katılmak için gündemi takip ediyor, hukuk, ekonomi, uluslararası ilişkiler bağlamındaki güncel oluşumları öğrenmeye çalışıyor, film, belgesel izliyor, gündemi takip ediyor” dedi.

MÜNAZARININ DÖRT KİLİDİ

Genel Kültür: Münazaraların katılımcılara dört temel katkısından ilkinin “genel kültür” olduğunu belirten Yiğit, gençlerin dünya sorunlarını, küresel ısınmadan ekonomiye, işsizlikten çocuk-kadın haklarına kadar pek çok konuyu öğrendiklerini söyledi.

Hitabet ve Özgüven Artışı: Yiğit, münazaralara katılan gençlerin en az elli kez kürsüye çıktıklarına, bir başkasını ikna etmeye çalışırken hitabet yeteneklerinin ve özgüvenlerinin arttığına, ortalama bir Türk gencinin ise tüm hayatı boyunca en fazla 4-5 kez kürsüye çıkıp, konuşma yaptığına dikkat çekti.

İkna Becerileri Artıyor: Gençlerin bu yarışmalarla inanmadıkları fikirleri de savunarak karşı tarafı ikna etmeye çalıştıklarını söyleyen Yiğit, bunun gelecekte hangi işi yaparlarsa yapsınlar işlerine çok yarar sağlayacağını belirterek, “Çünkü daha içerikli konuşuyorlar. Fikirlerinin mutlaka dayanak noktası oluyor. Boş konuşmayı bırakıyorlar” dedi.

Empati Kültürü: Sloganlarının “Her düşünceye bir şans ver” olduğunu vurgulayan Yiğit, “Karşı tarafın da haklı olabileceğini, kendileri de o tarafa geçip savundukları için fark ediyorlar. Bu da empati yeteneklerini çok geliştiriyor. Genç münazaracılar birbirlerini aşağılamayan, iyi dinleyen, haklarına saygı gösteren kişiler oluyorlar.” dedi.

BAĞIRAN, KAVGA EDEN YARIŞMACI YOK

Yiğit, münazaraların Türkiye’nin toplumsal huzur ve barışına ciddi katkısı olduğuna dikkat çekerek, 15 yıldır katıldığı üç yüzün üzerinde turnuvada bugüne kadar hiç birbirine bağıran, kavga eden bir tartışmacı görmediğini belirterek, tartışma kültürünün ülkenin gelişmişlik seviyesinin göstergelerinden biri olduğuna da dikkat çekti. Yiğit, şöyle devam etti:

“Dünyada Gandhi, Mandela, Tony Blair, Bill Clinton, Margaret Thatcher gibi liderlerin yanı sıra siyasetle ilgilenmek isteyen, gelecekte ülke yönetiminde etkin olmak isteyen gençler lise ve üniversite yıllarında münazara oyunuyla ilgilenmişler. Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1974 yılı Liselerarası Münazara Şampiyonu. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit 1956’da üniversite münazaraları ve parlamento münazaralarının Türkiye’de artması gerektiği yönünde iki makale yazmış. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Partili Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin üniversitede münazaralara katılmış siyasilerden. Münazara yarışmalarının ülkeye yayılmasının Türkiye açısından ciddi bir kazanım olacağını düşünüyoruz.”

***
MÜNAZARA TURNUVALARI NASIL YAPILIYOR?

Turnuvaya farklı liselerden gençler katılıyor. Bir takım iki kişiden oluşuyor. Münazara başlamadan 15 dakika önce konuyu ve hangi tarafta olacaklarını ekranda görüyorlar. Elli farklı sınıfa dağılıyorlar.

Bir sınıfta dört takım yer alıyor: Hükümet açılış ve kapanış ile Muhalefet açılış ve takımları.

Konuşma süresi yedi dakika.

Altı farklı münazara maçı yapıyorlar. Topladıkları puanlara göre çeyrek finale, ardından yarı final ve finale çıkıyorlar.

Jüri ise deneyimli, turnuvalara katılmış ve başarı kazanmış üniversiteli münazırlardan oluşuyor.

Kimin argümanlarını daha güçlü savunduğu, daha fazla örnek verdiği, daha fazla dayanak noktası gösterdiği önemli. İkincisi, yarışmanın formatında olan her münazaracıya verilmiş görevlerin yapılıp yapılmadığına bakılıyor. Üçüncü olarak ise hitabete, kimin daha iyi anlattığı, daha ikna edici olduğu değerlendirmeye alınıyor. Ardından en çok puanı alan şampiyon oluyor.