Barcelona Innovation Summit, 2-3 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen ve yılın en önemli organizasyonları arasında sayılan Barcelona Innovation Summit’e ISS Türkiye de davet edildi. ISS Türkiye Teknik Hizmetler Genel Müdürü Dağhan Yalçın zirvede, sağlık sektöründeki deneyimlerini de içine alarak, sektördeki dijitalleşme trendleri hakkında bir konuşma yaptı.

40 oturum ve 80’in üzerinde konuşmacının katılımıyla gerçekleştirilen Barcelona Innovation Summit’e ISS Türkiye adına Teknik Hizmetler Genel Müdürü Dağhan Yalçın katıldı. Yalçın, sağlık sektöründeki tecrübelerini de göz önünde bulundurarak, dijitalleşme trendleri hakkında bilgiler aktardı.

Erişim kolaylığı ve şeffaf performans takibi

Dağhan Yalçın’a ilk olarak sağlık sektörü ile ISS ‘in dijitalleşme alanında ne tür kesişimleri olduğu sorusu soruldu.Son iki yılda 10 bin yatağa ulaşan 5 şehir hastanesi bünyesinde çalıştıklarını belirten Yalçın, dijital uygulamalar olmadan hizmetlerini yönetmenin oldukça güç olduğunu söyledi. 1500 yataklı bir hastane için toplam hizmetlere bakıldığında yaklaşık 1800 kişiyi istihdam ettiklerini de sözlerine ekleyen Dağhan Yalçın, bu kişileri istihdam ettikleri alanlar arasında temizlik, güvenlik, çamaşırhane, yemek, atık yönetimi, hasta yönlendirme/karşılama, enerji yönetimi ve en önemlisi teknik işletme faaliyetleri olduğunu açıkladı. Yalçın, dijitalleşmenin sağlık hizmetlerine getirdiğini söyleyebileceği iki büyülü dokunuşun ise entegre tesis yönetim faaliyetinde ortaya çıkan karmaşıklığın basitleşmesi ve şeffaf performans takip sistemlerine geçiş olarak nitelendirdi.

Değer yaratmanın yolu dijitalleşmeden geçiyor

Yalçın’a yöneltilen bir diğer soru da “ISS dijitalleşme serüvenini nasıl anlatırsınız ve bu alanda pazarda ne tür engellerle karşılaşıyorsunuz?” oldu.

ISS Türkiye Teknik Hizmetler Genel Müdürü Dağhan Yalçın sözlerine şöyle devam etti: “2015'ten bu yana küresel organizasyonun bir parçası olarak çok sayıdaIOT ve dijitalleşme uygulaması denedik. Bu sayede pazarın son kullanıcılar için hem olumlu, hem de olumsuz etkilerle nasıl geliştiğini gözlemledik. Temel olarak dijitalleşme çalışmalarımızı birkaç ana başlık altında ele alıyoruz. Bu başlıklar içerisinde süreci derinlemesine incelediğimizde dijitalleşme serüveninde temelde 3 ana engel noktası görüyoruz. Öncelikle maliyet olgusu ile karşılaşıyoruz. Ancak bu dört ana başlığın doğru bir şekilde detaylandırılmadan ve katma değer olgusuyla işlenmeden, sadece ekipman maliyeti bazında ele alınmasıyla genellikle başlamadan biten süreçlere şahit oluyoruz. Diğer bir engel noktası olarak siber güvenlik standartlarını görüyoruz. Ülke olarak bu alanda Avrupa ve Amerika standartlarına uyum konusunda odaklanmamız ve çağımızın en büyük problemlerinden olan siber saldırılara karşı dijital dünyaya giren herkesin hazırlıklı olması gerekmektedir. Son olarak yapay zeka kullanımı noktasında, dijital dünya üzerinde bulunan çok az aktör somut adımlar atabilmiş durumdadır. Hatta sadece monitör edebilme yetisine sahip birçok firma, kendilerini bu dünyanın bir parçasıymış gibi lanse etmektedir. Halbuki sadece eski teknolojileri kullanarak yeni trendin jargonlarıyla pazar içerisinde yer almaya çalışmaktadırlar.”

“Temel olarak dijitalleşmeyi değer yaratmanın bir yolu olarakgörüyoruz. Özellikle teknik hizmetler açısından, daha az insan gücü ve anlık SLA yönetimi yeteneği ile daha verimli operasyonlar, müşterilerimiz için daha rahat işyerleri oluşturuyoruz. Müşterilerimizin tüketimlerini azaltıyoruz (enerji, su, gaz). Müşterilerimizden çıkan karbon emisyonlarını azaltıyoruz. Dijital dokunuşlar ile tüm operasyonlarımızı tek bir platformda kontrol edebilir ve KPI seviyelerimizi artırabiliriz.”

Kritik ortam olarak kontrol edilebilir binalar

Dağhan Yalçın, “Bu yolculukta neden EcoStruxure ve Schneider Electric'i size ortak olarak seçtiniz?” sorusunu da şöyle cevapladı: ““Schneider Electric ve ISS Türkiye işbirliği aslında ISS‘in Schneider fabrikalarında verdiği tesis yönetim faaliyetleriyle başlamıştır. ISS olarak teknik hizmetler dahil birçok alanda hizmet sağlayan olarak Schneider Fabrikasına uzun yıllardır hizmet vermekteyiz. Türkiye'de PPP Hastanelerine adım atamızla firmalar arası ilişkilerimiz biraz daha derinleşti. Bu dev projelerde, arıza yönetimi yeteneğimizi artırmak için Ecostruxure'u kullanmayı hedefliyoruz. Bu nedenle, daha fazla performans iyileştirme için Ecostruxure entegrasyonu ile çalışıyoruz, en önemlisi, bu kritik ortamı insan kaynaklı hatalar olmadan yönetmek için çalışıyoruz. Diğer tarafta Schneider bizim için sadece bir cihaz entegratörü olmanın dışında üretmiş oldukları cihazların arıza ve bakım servislerinde son derece profesyönel hizmet aldığımız bir kurum olarak bizleri operasyonlarımızda desteklediğinden de bahsetmeden geçemeyiz.”

Özellikle Schneider’in değişen dijital dünyaya vermek istediği mesaj açısından önemli olan Schneider Innovation Summit Barcelona, global vizyonda aynı paydada birçok firmanın buluştuğu güzel bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti. ISS Türkiye Teknik Hizmetler Genel Müdürü Dağhan Yalçın, misafirperver Schneider Türkiye ekibine tekrar teşekkürlerini iletti.

Gelecekte bizi neler bekliyor?

Son olarak Yalçın, dijitalleşme alanında bir sonraki adımı değerlendirerek, bunun bir sonucu olarak ISS genel merkez binasında hizmet sektöründe uygulanabilecek tüm dijital yenilikleri uyarladıklarından ve arka planda yapay zeka dokunuşları olan bir sistem kurduklarından bahsetti. Ayrıca son günlerde özellikle enerji yönetimi alanına odaklandıklarını; enerji alanında ise müşterilerin enerji datalarını analiz eden bir yapay zeka arayüzü ile heyecan veren bir tasarruf platformu oluşturduklarını da sözlerine ekledi. Bu platformun aynı Dubai ve Amerika’da görülen ESCO (Energy Service Company) modeliyle müşterilere sunduklarından, ISS ‘in de hali hazırda enerji bakanlığınca akredite bir EVD firması olmasına bağlı ve kesinlikle çok cezbedici bir uygulamaya imza attıklarını da belirtti.