İnsanlığın varoluşundan beri insan derisi üzerinde birtakım istenmeyen durumlar, görüntüler yaşanmaktadır. Kişilerin psikolojisi üzerinde de olumsuz etkileri olan bu istenmeyen durumlar, günümüzde plexr yöntemi kullanılarak, ameliyata gerek kalmadan halledilebilmektedir.

Çeşitli nedenlerle göz, kulak, yüz ve vücudun başka yerlerinde çeşitli lekeler, görüntü estetiği açısından istenmeyen durumlar yaşanmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji ve tıp sayesinde bunların kolayca halledilebildiğini belirten uzmanlar, özellikle son dönemde plexr yöntemiyle ameliyata gerek bile kalmadan bunların sorun olmaktan çıkarıldığını belirtiyor.

Bu alanda önemli çalışmalara imza atan Op. Dr. Hakan Yüzer, plexr plazma tedavi yönteminin göz kapağı ameliyatlarına alternatif olarak geliştirilmiş olan, bıçaksız ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olduğunu söyledi.

Halk arasında ameliyatsız olarak tanımlanan Plexr yönteminin, plazma enerjisi kullanarak 2 ve 4 hafta arasında göz çevresindeki sorunlu alanı, ideal konumuna kavuşturduğunu dile getiren Yüzer, Plexr tedavisinde cerrahi bıçaklar ve lazerler kullanılmaz, hastanın cildine dikiş atılmadığının altını çizdi:

"Plexr ile ameliyatsız estetik"

Dr. Yüzer, Plexr yönteminin birçok alanda uygulandığını aktararak, şöyle devam etti:

"Ameliyatsız şekilde uygulanan Plexr tedavi yöntemi; cildi hızlı bir şekilde etkiler ve yenilenmesini sağlar. Özellikle göz kapağı alanını gençleştiren bir uygulama olan Plexr tedavisi; ameliyatsız şekilde kısa sürede uygulanır. Bu alanlar ise 'Göz çevresindeki sorunlu bölgeleri, üst ve alt göz kapağında meydana gelen kırışıklıklar, kaz ayakları, dudak üstündeki çizgi ve kırışıklıklar, kulak önü kırışıklıklar, akne lekeleri ve tedavisi, ciltten kabarık lezyonlar (Et benleri, siğil, fibrom, lipom, ksantelizma), güneş, hamilelik, yaşlılık lekeleri, yara, ameliyat kesi izleri ve Boyun ve karın çevresi kırışıklıklar ve sarkmalar olarak ön plana çıkıyor."

Plexr tedavisi nasıl uygulanır?

Plexr tedavisinin herhangi bir hazırlık gerektirmediğini dile getiren Yüzer, "İlk olarak işlemin uygulanacağı bölge temizlenmektedir. İşlemin ağrısız olması için lokal anestezi uygulanmaktadır. Lokal anestezinin 45 dakika bekletilmesinden sonra Plexr uygulaması yapılmaktadır. Genel olarak işlem yarım saatte tamamlanmaktadır. İşlemden sonra bölge iyileşme sürecine girdiği için, kabuklanmalar meydana gelebilir. Bu kabuklanmalar, 10 gün içinde kendiliğinden geçecektir." şeklinde konuştu.

Yüzer, Plexr yönteminde iyileşme süresi oldukça kısa olduğunu kaydederek, "Ancak cilt yapısına ve uygulama alanının büyüklüğüne göre iyileşme süreci kişiden kişiye değişebilir. Genel olarak en fazla 10 gün içerisinde hasta normal yaşantısına geri dönmektedir. Erkeklere de uygulanabilen bu tedavi yöntemi; göz kapaklarında sarkmaların giderilmesini sağlamaktadır. Özellikle yaşın ilerlemesi, genetik ya da farklı sebeplerle düşük göz kapakları, göz torbaları ve göz kırışıklıkları giderilmektedir." değerlendirmesini yaptı.

"Plexr oldukça avantajlı bir yöntem"

Op. Dr. Hakan Yüzer, Plexr yönteminin başarılı olması için yöntemin mutlaka alanında uzman bir kişi tarafından uygulanması gerekmekteğini anlatarak, şu bilgileri verdi:

"Aksi halde olumsuz sonuçlar meydana gelebilir. Plexr yöntemi cerrahi bir yöntem değildir, bölgeye dikiş atılmasına gerek yoktur.Kısa süreli ve kolay bir işlemdir, hasta kısa sürede günlük hayatına geri dönebilir. Pansuman ya da dikiş alınmasına gerek yoktur. Uygulama alanındaki cildin gençleşmesini ve bölgenin kusurlarından arınmasını sağlar. Kıl kökleri, kılcal damarlar, yağ ve sinir dokuları etkileyen bir yöntem değildir. Enfeksiyon riski güvenilir hekimler tarafından uygulanan Plexr yönteminde sıfıra yakındır. Tekrarı mümkün bir yöntem olmaktadır. İyileşme sürecinde kişinin güneşten koruma faktörü içeren likit bir fondöten kullanması yeterli olmaktadır.