İnci Aksoy: “Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyorum”

EKAV Vakfı’nın ve Ekavart Gallery’nin kurucusu İnci Aksoy ile bir araya gelerek, yoğun ilgi gördüğü için 17 Kasım’a uzatılan ‘Türk ve Dünya Basınında Atatürk’ başlıklı koleksiyon kitap sergisinin detaylarını ve sanat dünyasındaki yolculuğunu konuştuk.

RÖPORTAJ: GÜLÇİN İŞLER FIRAT gulcin.firat@sabah.com.tr
FOTOĞRAFLAR: KUTUP DALGAKIRAN

Koçak Koleksiyonu tarafından koleksiyonerlere özel olarak sunulan ve Ulu Önder Atatürk'ün 1912-1938 yılları arasında Türk ve dünya basınında yer alan haberleri kronolojik bir dizilişle veren 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' başlıklı koleksiyon kitapları sergisi, Ekavart Gallery'de geçtiğimiz hafta açıldı. Yoğun ilgi gördüğü için 17 Kasım'a kadar uzatılan bu özel ve anlamlı sergi hakkında merak ettiklerimizi konuşmak üzere EKAV ve Ekavart Gallery Kurucusu İnci Aksoy ile bir araya geldik. İnci Hanım ile hem bu özel sergiyi hem de sanat dünyasını konuştuğumuz keyifli bir söyleşi yaptık. Bu arada bu özel sergiyi 17 Kasım'a kadar izleyebilirsiniz.

İnci Hanım bu çok anlamlı ve özel sergi nasıl hayata geçti?
10 yılı aşkın bir süredir Atatürk koleksiyon eserleri yayınlayan Koçak Koleksiyon yetkilileri, Cumhuriyet Bayramı ve 10 Kasım haftası kapsamında basın ve sanatı buluşturacak bir sergi yapmak istediklerini dile getirdiler. Bu fikri duyar duymaz biz de çok heyecanlandık. Bu sergi ile Ulu Önder Atatürk'ü her anlamda yaşatmaktan ve EKAV Vakfı olarak böyle bir sergiye ev sahipliği yapmaktan dolayı hem çok mutlu hem de çok gururluyuz.

Sergide neler yer alıyor?
Sergide, Koçak Koleksiyon tarafından koleksiyonerlere özel olarak sunulan ve Atatürk'ün 1912-1938 tarihleri arasında basında yer alan haberlerini kronolojik bir dizilişle veren 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' koleksiyon kitaplarının yanı sıra art video ile birlikte görsel ve işitsel olarak Atatürk'ü yaşayabilecekleri deneyimler sunuyoruz. Sergimiz çok fazla ilgi gördü bu nedenle sergi tarihimizi 17 Kasım'a kadar uzatmaya karar verdik. Sergide ayrıca yukarıda bahsettiğim eserlerin yanı sıra, özgün dilinde ve ilk baskı kalitesinde Tıpkı Basım Nutuk eseri, Atatürk'ün Selanik'te başlayan yaşamından ölümüne dek yaşadığı olayları tarihsel sıra içinde sergileyen fotoğraflardan oluşan Atatürk Albümü de sanatseverlerle buluşuyor.

Nasıl bir hazırlık süreci oldu?
Sergide sunulan koleksiyon kitapları hazırlayan değerli yazarımız, sosyolog ve araştırmacı Abdullah Özkan dört yılı bulan bu çalışmalarında, daha önce bu konuda yayımlanmış kitaplarıyla, kendi arşivinde bulunan gazetelerden başka Türkiye'deki ve dünyadaki kütüphanelerin arşivlerinden, Türkiye'de özellikle Atatürk Kitaplığı'nın zengin gazete arşivinden yararlanmış. Yardımcılarından oluşan bir ekiple yaptığı araştırmalarda seçtikleri gazeteleri, çevirmenler aracılığıyla dilimize aktararak okuyuculara sunuyor.

Ekavart Gallery olarak bu sergiyi hayata geçirmek sizin için ne ifade ediyor?
'Zamansız bir koleksiyon kitap' olma özelliği taşıyan 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' eserine ve kapsamlı bir projeye sergiye ev sahipliği yapmaktan vakfımız adına gurur duyuyorum. Burada bulunan gazete ve dergi örnekleri, 'Türk Basınında Atatürk' ve 'Dünya Basınında Atatürk' adlı her biri yaklaşık 300'er sayfalık 2 ciltten oluşan kitaplar satışa sunuluyor. Kitap satışlarından elde edilen gelir EKAV bursiyerlerine katkı sağlıyor.

Bu sergide sizi en çok etkileyen ne oldu?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, yalnızca ülkemiz için değil tüm dünya ülkeleri için çok özel bir yere sahip olan tüm askeri ve siyasi başarılarıyla kalplerimizde bambaşka bir yere sahip Ulu Önder Atatürk'ümüz ile ilgili dünya basınında yer alan birbirinden kıymetli övgü dolu sözler, ona olan hayranlığımı bir kat daha arttırdı. Büyük bir sevgi ve özlemle andığım Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasının önünde saygıyla eğiliyorum.

Atatürk kelimelere sığamayacak büyük bir lider. Size de sorsam sizin için ne ifade ediyor?
Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunun geleceğine yön vermiş bir liderdir. Günümüzde sahip olduğumuz tüm modern koşulların temelini atmıştır. Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk'ten almış, 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınarak, birçok Batı ülkesindeki kadınların önüne geçmiştir. Eğitim, kültür, ekonomi ve siyasal alanda yapılmış olan devrimlerin yanı sıra Türk Medeni Kanunu ile kadınların toplum içinde erkekler ile eşit olarak yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri'nin en önemli gelişmelerinden biridir. O yalnızca bizim ülkemizde değil, çok sayıda dünya devletinin de tarihine yön vermiştir. O yüzden Atatürk benim için kurtuluşu ve azmi çağrıştırıyor diyebilirim.

Ülkemizi sanat anlamında temsil eden önemli isimlerden birisiniz ve size sormak istiyorum Atatürk'ün sanat anlamında sizi etkileyen yönleri nelerdir?
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyerek sanata ve sanatçıya verdiği önemi gösteren Atatürk, görsel ve sahne sanatlarının kültürel kalkınmanın önemli bir etkeni olduğuna inanıyordu. Müzik, şiir, dans, tiyatro, sinema gibi sanatın her dalına önem veren Ulu Önderimiz, Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiştir. Türkiye'de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, Türk halkının güzel sanatların önemli kollarından resim ve heykeltıraşlıkta da ilerlemesi için birtakım faaliyetler yürütmüş, sanata verdiği önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı olmuştur.

Sanat adına çok anlamlı işler yapıyorsunuz. Özellikle de ARTtv çok önemli bir proje. Gençlerle sanatı buluşturuyorsunuz, nasıl oluştu bu proje?
Genç bir topluma sahibiz; hepimizin sanata ihtiyacı var. Bu konuda hepimize, özellikle sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşüyor. Bu sorumluluğun bilinciyle internetin önemini fark edip gençleri sanat ortamında sosyalleştirmek istedim. Yurtdışındaki okullarda da çocukların sanata yönlendirildiğini ve bunun gençlerin gelişiminde ne kadar önemli olduğunu görmüştüm. Yine danışmanlık yaptığım Cine 5, Show TV'de ve 13 yıl yayıncılığını yaptığım Marie Claire Dergisi'nde yaptığımız araştırmalarda halkımızın nelere ilgi duyduğunu biliyordum. İşte bu bilgi ve tecrübelerle ARTtv fikri doğmuş oldu. 2008 yılında 'Sanatla Randevunuz Var' sloganıyla 'Türkiye'nin İlk Online Sanat Televizyonu' olarak yayına başladık. 2010 yılında Kültür Sanat Dalında 'Altın Örümcek Halkın Favorisi' ödülünü aldık. 2018'de UPSD nin 'Basın Onur Ödülü'ne' layık görüldük.

Harika, gerçekten muhteşem bir içerik, sanatı bu şekilde büyük kitlelere ulaştırabiliyorsunuz...
Şimdi dünyanın her köşesinden değişik yaş ve meslek grubundan günde 8 bin ile 10 bin arası ziyaretçimiz var. 1 tıkla toplumun her kesimine sanatı ulaştırıyoruz ve en önemlisi Türkiye'nin 11 yıldır en geniş sanat arşivini oluşturduk. Harran Üniversitesi gibi ülkemizin birçok güzel sanatlar okullarında derslerde kaynak olarak videolarımızdan faydalanılıyor. ARTtv'de sanata dair her şeye, yurtiçi-yurtdışı sergilere, sanatçılarla çok özel röportajlara, dünyadan ve Türkiye'den müzelere bir tıkla ulaşabiliyorsunuz. Artblog'da dünyadaki sanat etkinliklerini yazarlarımızın gözünden izleyebiliyorsunuz.

Kendinizi sanat dünyasında nasıl konumlandırıyorsunuz?
Uzun yıllar koleksiyoner olarak sanatla hep iç içe yaşadım. Sanatın içinde olmak insana artı bir değer katar. Sanat bir virüs gibidir, insanın içine bir girerse bir daha çıkmaz, tutku halini alır. İtalya'da yapılan bir araştırmaya göre sanat eserine bakmak ağrı kesici etkisi yapıyormuş. Modern zamanın popüler yaşam filozofu Alain De Botton'nun son kitabı 'Art as Therapy'de dediği gibi "sanat en iyi terapidir" ve sanat hayattır, herkese gereklidir, mutluluk verir. Onun için sanatın yaygınlaşmasını misyon edindim.

Kendinize sanatın yaygınlaşmasını misyon edinmişsiniz ve yaygınlaştırdınız da. Bu misyonunuzu aklınızdan ilk geçirdiğiniz gün ile şimdiki zamana baktığınızda kat ettiğiniz yolu nasıl yorumluyorsunuz?
"Sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir" sloganı ile çalışmalarını sürdüren EKAV ailesi olarak kuruluşundan bu yana sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak, geleceğin genç sanatçılarına eğitim bursları sağlamak, Türk kültür ve sanatının gelişimine, geleceğine inanan idealistler olarak, toplumları sanat yoluyla bilinçlendirmek ve aydınlatmak gibi hedeflerin ışığında ilerliyoruz. Geride bıraktığımız 28 yıla baktığımızda Türk resminin usta ve genç sanatçılarının yapıtlarından oluşan solo ve karma sergiler, kişisel gelişim seminerleri, imza günleri, atölye çalışmaları, müzik dinletileri gibi pek çok etkinliğe imza atmış bulunuyoruz. EKAV, her geçen gün daha da büyüyerek ve zenginleşerek, gençlerimiz ve sanatsever dostlarımızla birlikte, birikim ve deneyimlerimiz ışığında, ülkemizin kültür platformlarına ayna tutan kuşatıcı etkinlikleriyle yoluna devam ediyor.

Ekavart Gallery'nin önümüzdeki dönem projelerinden bahseder misiniz?
Yeni yılda da ses getireceğine inandığımız sergilerle devam edeceğiz. Performans, söyleşi gibi çeşitli etkinliklerimizin yanı sıra bursiyerlerimizin ve güzel sanatlar fakültelerinden mezun ve hala eğitimine devam etmekte olan, resim, heykel enstalasyon ve videoart gibi farklı disiplinler üzerine yoğunlaşan genç sanatçıların çalışmalarından oluşan sergi dizisinin altıncısı 'EKAV-ARTIST New Generation 6' sergisi ile programımız sürecek.

Ülkemizde sanatı daha yaygınlaştırmak, geliştirmek adına neler yapılabilir?
Sanatın yaygınlaştırılması sanatçıların, sanata gönül vermiş herkesin, hepimizin birinci görevidir. Görsel sanatlar ve geleneksel sanatların ülke içinde ve uluslararası alanda geliştirilmesi, tanıtılması ve yaygınlaştırılması, özel nitelikteki proje ve yapımların hayata geçmesini sağlamak, sanat ürünlerinin üretim ve faaliyetlerinden toplumun her kesiminin yararlanması için çağdaş, verimli ve etkin bir iletişim ortamının yaratılması, toplumumuzun sanat bilincine katkı sağlar. Son yıllarda ülkemizde sanat adına önemli gelişmelere tanıklık ediyoruz. Eskişehir'de açılan Odunpazarı Modern Müze, Arter'in yeni binası, Dolapdere Evliyagil, Bodrum'da Zai Kütüphanesi gibi güzel örnekler verebilirim.

Aynı zamanda iyi bir koleksiyonersiniz, en son koleksiyonunuza neler kattınız?
Ben sadece ruhum ve kalbimle iletişim kurduğum eserleri alıyorum. Mesela Refik Anadol'un ilk sergisinden etkilenerek bir işini satın almıştım, şu anda da yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil eden önemli bir sanatçımız oldu. Benim almış olduğum eser de 5 katı gibi değer kazandı. Genç sanatçıları keşfetmek çok heyecan verici ve genç koleksiyonerlere de tavsiye ederim.

Sizin kendi serginiz hayata geçecek mi?
Her sabah yaptığım uzun yürüyüşlerde, kuşlarla aramda güzel bir sevgi bağı oluştu, onları fotoğraflamaktan keyif alıyorum. iPhone ile çektiğim için şimdilik bir hobi olarak kalıyor, ileride ne olur bilinmez.

Her projenizde gençleri önemsiyorsunuz, gençlerin sanatta gelişmesine çok destek oluyorsunuz. Burada motivasyon kaynağınız nedir?
Yaptığımız her projede öncelikli hedefimiz gençler oluyor. EKAV olarak, sanatı gündeme taşıyarak toplumumuzun sanat eserleriyle tanışmasını sağlamak ve sanat eseri aracılığıyla yeni bilgi alanlarına doğru açılmak, yaratıcı çalışmalara liderlik yapmak, özellikle gençleri sanata yönlendirip donanımlı bireyler yaratmak arzusundayız. Çalışmalarımızla bir nevi Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıyoruz.

Sanat ile yoğrulmuş bir hayatınız var ve sormadan geçmeyeceğim sanat sizin için ne ifade ediyor?
Sanat, yaratıcılık, estetik, güzellik... Sanat benim için yaşam tarzıdır ve her zaman vazgeçilmezim olmuştur. Hayatın kendisini sanat gibi görürüm. O yüzden sanatın tüm disiplinleriyle ilgilenmek beni mutlu ediyor. Genç kızlığımda şiir yazdım, mandolin çaldım sonraları yurtdışında kaldığım sürelerde gezdiğim müzeler, sanata olan ilgimi daha da arttırdı.

İnci Hanım çok hoş bir kadınsınız. İş dışında sizi besleyen şeyler neler?
Çok teşekkür ederim. Sanat ile uğraşmak beni genç ve dinamik tutuyor. Hiçbir zaman sporumu ihmal etmem, her sabah en az 1 saat yürürüm, eskiden ormanda 7 km koşup öğleden sonra Atlıspor Kulübü'nde at binerek geçirirdim. Beslenmeme dikkat ederim, sigara ve içki kullanmam, enerjimi alan negatif insanları da etrafımda bulundurmamaya özen gösteririm. Genellikle sanatçıların biyografi kitapları ile kişisel gelişim kitaplarını tercih ediyorum. Vamık Volkan, Acar Baltaş, Mümin Sekman ve Nil Gün gibi kitapların ruhuma katkı sağladığı, beni motive ettiği inancındayım.

Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete

AK TÜRKİYE

İnci Aksoy: “Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyorum”

EKAV Vakfı’nın ve Ekavart Gallery’nin kurucusu İnci Aksoy ile bir araya gelerek, yoğun ilgi gördüğü için 17 Kasım’a uzatılan ‘Türk ve Dünya Basınında Atatürk’ başlıklı koleksiyon kitap sergisinin detaylarını ve sanat dünyasındaki yolculuğunu konuştuk.
Drone Teslimat Servisi Hizmet Vermeye Başladı

RÖPORTAJ: GÜLÇİN İŞLER FIRAT gulcin.firat@sabah.com.tr
FOTOĞRAFLAR: KUTUP DALGAKIRAN

Koçak Koleksiyonu tarafından koleksiyonerlere özel olarak sunulan ve Ulu Önder Atatürk'ün 1912-1938 yılları arasında Türk ve dünya basınında yer alan haberleri kronolojik bir dizilişle veren 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' başlıklı koleksiyon kitapları sergisi, Ekavart Gallery'de geçtiğimiz hafta açıldı. Yoğun ilgi gördüğü için 17 Kasım'a kadar uzatılan bu özel ve anlamlı sergi hakkında merak ettiklerimizi konuşmak üzere EKAV ve Ekavart Gallery Kurucusu İnci Aksoy ile bir araya geldik. İnci Hanım ile hem bu özel sergiyi hem de sanat dünyasını konuştuğumuz keyifli bir söyleşi yaptık. Bu arada bu özel sergiyi 17 Kasım'a kadar izleyebilirsiniz.

İnci Hanım bu çok anlamlı ve özel sergi nasıl hayata geçti?
10 yılı aşkın bir süredir Atatürk koleksiyon eserleri yayınlayan Koçak Koleksiyon yetkilileri, Cumhuriyet Bayramı ve 10 Kasım haftası kapsamında basın ve sanatı buluşturacak bir sergi yapmak istediklerini dile getirdiler. Bu fikri duyar duymaz biz de çok heyecanlandık. Bu sergi ile Ulu Önder Atatürk'ü her anlamda yaşatmaktan ve EKAV Vakfı olarak böyle bir sergiye ev sahipliği yapmaktan dolayı hem çok mutlu hem de çok gururluyuz.

Sergide neler yer alıyor?
Sergide, Koçak Koleksiyon tarafından koleksiyonerlere özel olarak sunulan ve Atatürk'ün 1912-1938 tarihleri arasında basında yer alan haberlerini kronolojik bir dizilişle veren 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' koleksiyon kitaplarının yanı sıra art video ile birlikte görsel ve işitsel olarak Atatürk'ü yaşayabilecekleri deneyimler sunuyoruz. Sergimiz çok fazla ilgi gördü bu nedenle sergi tarihimizi 17 Kasım'a kadar uzatmaya karar verdik. Sergide ayrıca yukarıda bahsettiğim eserlerin yanı sıra, özgün dilinde ve ilk baskı kalitesinde Tıpkı Basım Nutuk eseri, Atatürk'ün Selanik'te başlayan yaşamından ölümüne dek yaşadığı olayları tarihsel sıra içinde sergileyen fotoğraflardan oluşan Atatürk Albümü de sanatseverlerle buluşuyor.

Nasıl bir hazırlık süreci oldu?
Sergide sunulan koleksiyon kitapları hazırlayan değerli yazarımız, sosyolog ve araştırmacı Abdullah Özkan dört yılı bulan bu çalışmalarında, daha önce bu konuda yayımlanmış kitaplarıyla, kendi arşivinde bulunan gazetelerden başka Türkiye'deki ve dünyadaki kütüphanelerin arşivlerinden, Türkiye'de özellikle Atatürk Kitaplığı'nın zengin gazete arşivinden yararlanmış. Yardımcılarından oluşan bir ekiple yaptığı araştırmalarda seçtikleri gazeteleri, çevirmenler aracılığıyla dilimize aktararak okuyuculara sunuyor.

Ekavart Gallery olarak bu sergiyi hayata geçirmek sizin için ne ifade ediyor?
'Zamansız bir koleksiyon kitap' olma özelliği taşıyan 'Türk ve Dünya Basınında Atatürk' eserine ve kapsamlı bir projeye sergiye ev sahipliği yapmaktan vakfımız adına gurur duyuyorum. Burada bulunan gazete ve dergi örnekleri, 'Türk Basınında Atatürk' ve 'Dünya Basınında Atatürk' adlı her biri yaklaşık 300'er sayfalık 2 ciltten oluşan kitaplar satışa sunuluyor. Kitap satışlarından elde edilen gelir EKAV bursiyerlerine katkı sağlıyor.

Bu sergide sizi en çok etkileyen ne oldu?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, yalnızca ülkemiz için değil tüm dünya ülkeleri için çok özel bir yere sahip olan tüm askeri ve siyasi başarılarıyla kalplerimizde bambaşka bir yere sahip Ulu Önder Atatürk'ümüz ile ilgili dünya basınında yer alan birbirinden kıymetli övgü dolu sözler, ona olan hayranlığımı bir kat daha arttırdı. Büyük bir sevgi ve özlemle andığım Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasının önünde saygıyla eğiliyorum.

Atatürk kelimelere sığamayacak büyük bir lider. Size de sorsam sizin için ne ifade ediyor?
Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunun geleceğine yön vermiş bir liderdir. Günümüzde sahip olduğumuz tüm modern koşulların temelini atmıştır. Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk'ten almış, 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınarak, birçok Batı ülkesindeki kadınların önüne geçmiştir. Eğitim, kültür, ekonomi ve siyasal alanda yapılmış olan devrimlerin yanı sıra Türk Medeni Kanunu ile kadınların toplum içinde erkekler ile eşit olarak yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri'nin en önemli gelişmelerinden biridir. O yalnızca bizim ülkemizde değil, çok sayıda dünya devletinin de tarihine yön vermiştir. O yüzden Atatürk benim için kurtuluşu ve azmi çağrıştırıyor diyebilirim.

Ülkemizi sanat anlamında temsil eden önemli isimlerden birisiniz ve size sormak istiyorum Atatürk'ün sanat anlamında sizi etkileyen yönleri nelerdir?
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyerek sanata ve sanatçıya verdiği önemi gösteren Atatürk, görsel ve sahne sanatlarının kültürel kalkınmanın önemli bir etkeni olduğuna inanıyordu. Müzik, şiir, dans, tiyatro, sinema gibi sanatın her dalına önem veren Ulu Önderimiz, Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiştir. Türkiye'de yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşılması hedefini yakalayan Atatürk, Türk halkının güzel sanatların önemli kollarından resim ve heykeltıraşlıkta da ilerlemesi için birtakım faaliyetler yürütmüş, sanata verdiği önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı olmuştur.

Sanat adına çok anlamlı işler yapıyorsunuz. Özellikle de ARTtv çok önemli bir proje. Gençlerle sanatı buluşturuyorsunuz, nasıl oluştu bu proje?
Genç bir topluma sahibiz; hepimizin sanata ihtiyacı var. Bu konuda hepimize, özellikle sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşüyor. Bu sorumluluğun bilinciyle internetin önemini fark edip gençleri sanat ortamında sosyalleştirmek istedim. Yurtdışındaki okullarda da çocukların sanata yönlendirildiğini ve bunun gençlerin gelişiminde ne kadar önemli olduğunu görmüştüm. Yine danışmanlık yaptığım Cine 5, Show TV'de ve 13 yıl yayıncılığını yaptığım Marie Claire Dergisi'nde yaptığımız araştırmalarda halkımızın nelere ilgi duyduğunu biliyordum. İşte bu bilgi ve tecrübelerle ARTtv fikri doğmuş oldu. 2008 yılında 'Sanatla Randevunuz Var' sloganıyla 'Türkiye'nin İlk Online Sanat Televizyonu' olarak yayına başladık. 2010 yılında Kültür Sanat Dalında 'Altın Örümcek Halkın Favorisi' ödülünü aldık. 2018'de UPSD nin 'Basın Onur Ödülü'ne' layık görüldük.

Harika, gerçekten muhteşem bir içerik, sanatı bu şekilde büyük kitlelere ulaştırabiliyorsunuz...
Şimdi dünyanın her köşesinden değişik yaş ve meslek grubundan günde 8 bin ile 10 bin arası ziyaretçimiz var. 1 tıkla toplumun her kesimine sanatı ulaştırıyoruz ve en önemlisi Türkiye'nin 11 yıldır en geniş sanat arşivini oluşturduk. Harran Üniversitesi gibi ülkemizin birçok güzel sanatlar okullarında derslerde kaynak olarak videolarımızdan faydalanılıyor. ARTtv'de sanata dair her şeye, yurtiçi-yurtdışı sergilere, sanatçılarla çok özel röportajlara, dünyadan ve Türkiye'den müzelere bir tıkla ulaşabiliyorsunuz. Artblog'da dünyadaki sanat etkinliklerini yazarlarımızın gözünden izleyebiliyorsunuz.

Kendinizi sanat dünyasında nasıl konumlandırıyorsunuz?
Uzun yıllar koleksiyoner olarak sanatla hep iç içe yaşadım. Sanatın içinde olmak insana artı bir değer katar. Sanat bir virüs gibidir, insanın içine bir girerse bir daha çıkmaz, tutku halini alır. İtalya'da yapılan bir araştırmaya göre sanat eserine bakmak ağrı kesici etkisi yapıyormuş. Modern zamanın popüler yaşam filozofu Alain De Botton'nun son kitabı 'Art as Therapy'de dediği gibi "sanat en iyi terapidir" ve sanat hayattır, herkese gereklidir, mutluluk verir. Onun için sanatın yaygınlaşmasını misyon edindim.

Kendinize sanatın yaygınlaşmasını misyon edinmişsiniz ve yaygınlaştırdınız da. Bu misyonunuzu aklınızdan ilk geçirdiğiniz gün ile şimdiki zamana baktığınızda kat ettiğiniz yolu nasıl yorumluyorsunuz?
"Sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir" sloganı ile çalışmalarını sürdüren EKAV ailesi olarak kuruluşundan bu yana sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak, geleceğin genç sanatçılarına eğitim bursları sağlamak, Türk kültür ve sanatının gelişimine, geleceğine inanan idealistler olarak, toplumları sanat yoluyla bilinçlendirmek ve aydınlatmak gibi hedeflerin ışığında ilerliyoruz. Geride bıraktığımız 28 yıla baktığımızda Türk resminin usta ve genç sanatçılarının yapıtlarından oluşan solo ve karma sergiler, kişisel gelişim seminerleri, imza günleri, atölye çalışmaları, müzik dinletileri gibi pek çok etkinliğe imza atmış bulunuyoruz. EKAV, her geçen gün daha da büyüyerek ve zenginleşerek, gençlerimiz ve sanatsever dostlarımızla birlikte, birikim ve deneyimlerimiz ışığında, ülkemizin kültür platformlarına ayna tutan kuşatıcı etkinlikleriyle yoluna devam ediyor.

Ekavart Gallery'nin önümüzdeki dönem projelerinden bahseder misiniz?
Yeni yılda da ses getireceğine inandığımız sergilerle devam edeceğiz. Performans, söyleşi gibi çeşitli etkinliklerimizin yanı sıra bursiyerlerimizin ve güzel sanatlar fakültelerinden mezun ve hala eğitimine devam etmekte olan, resim, heykel enstalasyon ve videoart gibi farklı disiplinler üzerine yoğunlaşan genç sanatçıların çalışmalarından oluşan sergi dizisinin altıncısı 'EKAV-ARTIST New Generation 6' sergisi ile programımız sürecek.

Ülkemizde sanatı daha yaygınlaştırmak, geliştirmek adına neler yapılabilir?
Sanatın yaygınlaştırılması sanatçıların, sanata gönül vermiş herkesin, hepimizin birinci görevidir. Görsel sanatlar ve geleneksel sanatların ülke içinde ve uluslararası alanda geliştirilmesi, tanıtılması ve yaygınlaştırılması, özel nitelikteki proje ve yapımların hayata geçmesini sağlamak, sanat ürünlerinin üretim ve faaliyetlerinden toplumun her kesiminin yararlanması için çağdaş, verimli ve etkin bir iletişim ortamının yaratılması, toplumumuzun sanat bilincine katkı sağlar. Son yıllarda ülkemizde sanat adına önemli gelişmelere tanıklık ediyoruz. Eskişehir'de açılan Odunpazarı Modern Müze, Arter'in yeni binası, Dolapdere Evliyagil, Bodrum'da Zai Kütüphanesi gibi güzel örnekler verebilirim.

Aynı zamanda iyi bir koleksiyonersiniz, en son koleksiyonunuza neler kattınız?
Ben sadece ruhum ve kalbimle iletişim kurduğum eserleri alıyorum. Mesela Refik Anadol'un ilk sergisinden etkilenerek bir işini satın almıştım, şu anda da yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil eden önemli bir sanatçımız oldu. Benim almış olduğum eser de 5 katı gibi değer kazandı. Genç sanatçıları keşfetmek çok heyecan verici ve genç koleksiyonerlere de tavsiye ederim.

Sizin kendi serginiz hayata geçecek mi?
Her sabah yaptığım uzun yürüyüşlerde, kuşlarla aramda güzel bir sevgi bağı oluştu, onları fotoğraflamaktan keyif alıyorum. iPhone ile çektiğim için şimdilik bir hobi olarak kalıyor, ileride ne olur bilinmez.

Her projenizde gençleri önemsiyorsunuz, gençlerin sanatta gelişmesine çok destek oluyorsunuz. Burada motivasyon kaynağınız nedir?
Yaptığımız her projede öncelikli hedefimiz gençler oluyor. EKAV olarak, sanatı gündeme taşıyarak toplumumuzun sanat eserleriyle tanışmasını sağlamak ve sanat eseri aracılığıyla yeni bilgi alanlarına doğru açılmak, yaratıcı çalışmalara liderlik yapmak, özellikle gençleri sanata yönlendirip donanımlı bireyler yaratmak arzusundayız. Çalışmalarımızla bir nevi Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıyoruz.

Sanat ile yoğrulmuş bir hayatınız var ve sormadan geçmeyeceğim sanat sizin için ne ifade ediyor?
Sanat, yaratıcılık, estetik, güzellik... Sanat benim için yaşam tarzıdır ve her zaman vazgeçilmezim olmuştur. Hayatın kendisini sanat gibi görürüm. O yüzden sanatın tüm disiplinleriyle ilgilenmek beni mutlu ediyor. Genç kızlığımda şiir yazdım, mandolin çaldım sonraları yurtdışında kaldığım sürelerde gezdiğim müzeler, sanata olan ilgimi daha da arttırdı.

İnci Hanım çok hoş bir kadınsınız. İş dışında sizi besleyen şeyler neler?
Çok teşekkür ederim. Sanat ile uğraşmak beni genç ve dinamik tutuyor. Hiçbir zaman sporumu ihmal etmem, her sabah en az 1 saat yürürüm, eskiden ormanda 7 km koşup öğleden sonra Atlıspor Kulübü'nde at binerek geçirirdim. Beslenmeme dikkat ederim, sigara ve içki kullanmam, enerjimi alan negatif insanları da etrafımda bulundurmamaya özen gösteririm. Genellikle sanatçıların biyografi kitapları ile kişisel gelişim kitaplarını tercih ediyorum. Vamık Volkan, Acar Baltaş, Mümin Sekman ve Nil Gün gibi kitapların ruhuma katkı sağladığı, beni motive ettiği inancındayım.