ABD’nin başta Çin olmak üzere birçok ülkenin içişleriyle ilgili sorunlara müdahil olması üzerine bir makale kaleme alan CRI Türk yazarı gazeteci Mehmet Ali Güller, ayrılıkçılığın içinde bulunduğumuz siyasal çağın en önemli sorunlarından biri olduğunu belirtti. “Örneğin bugün Kürtlerin bir bölümü Türkiye’den, Katalanların bir bölümü İspanya’dan ve Uygurların bir bölümü de Çin’den ayrılmak istiyor. Örneğin ABD, Türkiye’den ayrılmak isteyen Kürtleri ve Çin’den ayrılmak isteyen Uygur Türklerini destekliyor ama İspanya’dan ayrılmak isteyen Katalanlara ciddi bir destek vermiyor! Diğer yandan tersine, Çin’den ayrılmak isteyen Uygur Türklerini destekleyen ABD, zaten ayrı olan Kıbrıs Türklerini ise Kıbrıs Rumlarıyla birleşmeye zorluyor” değerlendirmesini yaptı.

“ABD başta pek çok ülke, ayrılıkçılığı, kendi ulusal çıkarlarını esas alarak yönetmeye çalışıyor; insan hakları ya da demokrasi ise o ‘emperyalist çıkarların’ örtüsü sadece” diyen Güller, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
“Emperyalizm, sosyalizmin/komünizmin 1991’de dünya siyaset platformunun tepesinden inmesinin ardından, “yeni dünya düzeni” ilan etti ve milli devletleri hedef aldı. ABD’ye göre milli devletler etnik ve mezhepsel temelde bölünmeli ve dünyanın küresel pazara dönüştürülmesine direnememeliydi. ABD, bu amaçla gücünün yettiği ülkelere açık saldırı düzenledi; gücünün zorlanacağı ya da yetmeyeceği ülkelerde ise ayrılıkçılığı, üstelik terör boyutunda destekledi.”

“ABD sahte tozu nükleer madde diye göstermişti”

“ABD’nin Çin’deki Xinjiang meselesini kaşıması işte bu nedenledir. Uluslararası ilişkilerin ruhuna aykırı olarak, ABD Temsilciler Meclisi’nde bu amaçla “2019 Uygur İnsan Hakları Politikası” başlıklı bir yasa tasarısı onaylandı son olarak” diyen Güller, uzun vadede bu mesele ile Çin’i yormayı ve zayıflatmayı hedefleyen ABD’nin kısa vadede ise ticaret anlaşması yapmaya hazırlandığı Çin’i masada zayıf yakalamak için hem Hong Kong hem de Xinjiang üzerinden Beijing yönetimini baskılamayı amaçladığına dikkat çekti.

ABD’nin elindeki dev medya aygıtı üzerinden dünyayı büyük yalanlarına inandırabildiğinin altını çizen Güller, “Örneğin Irak’a saldırısına meşruiyet kazandırmak için petrole bulanmış kuş görüntüsü ya da BM oturumunda ABD Dışişleri Bakanı’nın elinde nükleer madde diye gösterilen sahte toz… ABD’nin Xinjiang için kullandığı büyük yalanı ise Çin’in Uygur Türklerine dini yasakladığıdır yorumunu yaptı.

Kısa bir süre önce bir toplantıda bir yorumcuya Türkiye’de 910 kişiye bir cami düşerken, Xinjiang’da 530 kişiye bir cami düşüyor bilgisini verdiğini belirten Güller, “Bu bilgi üzerine o yorumcu, ‘Ama camilerde Xi Jinping’in resimleri var’ yanıtını verdi” dedi. Güller makalesini ayrılıkçılığın yalanları, en sonunda birliğin ihtiyacı ve gerçekliği önünde eriyecektir sözleriyle bitirdi.