YUSUF ZENGİN
Emine Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı’nca düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Şûrası’nın açılışına katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Şûrası’nın açılışına katılarak bir konuşma yaptı.


Emine Erdoğan konuşmasında, AK Parti'nin teşkilat ruhunun yüksek enerjisinin, salonda âdeta gözle görüldüğünü belirterek şûra süresince tecrübelerin aktarılacağını, kadınların, yerel yönetimler başta olmak üzere, tüm kademelerde yer almasının gerekliliğinin altının çizileceğini ifade etti.

“BİRLİK VE BERABERLİK BAŞARININ YEGÂNE ANAHTARIDIR”

Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkını dünyanın birçok ülkesinden önce 1934'te elde ettiğini anımsatan Emine Erdoğan, bu hakkın, kadınların önünde duran kapalı bir kapıyı araladığını dile getirdi.

Fakat o kapıdan geçmeyi mümkün kılan uygulamalar noktasında geçmişte bazı eksiklikler bulunduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Neyse ki onlar da 2013'te büyük ölçüde aşıldı. AK Parti dönemine kadar siyasi pozisyonlarda kadınların temsil oranı, yalnızca yüzde 4,5 seviyelerindeydi. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 17,2'ye ulaşan kadın temsil oranımız, ülkemizin siyasi tarihinde erişilen en yüksek oran olmuştur. Bununla birlikte, AK Parti Kadın Kolları, 5 milyona yakın üyesiyle dünyanın en büyük kadın örgütüdür. Bu, dünyada emsali olmayan bir başarıdır. Kadınlarımızın varlığı, partimizin taşıyıcı kolonu niteliğindedir. AK Parti'nin uzun soluklu başarılı siyasi hayatı, kadınlarımızın alın teriyle yoğrulmuştur. Vatan sevdasıyla çıktığımız bu yolda, AK Parti Kadın Kolları davamızın lokomotifi olmuştur. Ön yargıları yıkarak ne kadar zor bir işi başarmış olduğunuzu yakinen biliyorum. Sizlerin, teşkilatımızın âdeta ruhu olduğunuza inanıyorum."

Yapılan tüm işlerin, kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel olarak güçlendirilmesinde sayısız katkıları bulunduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, kadınların seçilmiş ve atanmış pozisyonlardaki istikrarlı artışın da bu titiz çalışmalarının ürünü olduğunu söyledi.

Bugüne kadar gecesini gündüzüne katarak gerek AK Parti Kadın Kolları'nda gerekse tüm teşkilatlarda görev alanlara şükranlarını sunan Emine Erdoğan, birlik ve beraberliğin, başarının yegâne anahtarı olduğuna inandığını vurguladı.

“AİLENİN GÜÇLÜ OLDUĞU TOPLUMLAR, YIKICI TEHDİTLERDEN KOLAY KOLAY ETKİLENMEZ”

Kadınların eğitimli, bilinçli ve güçlü olduğu oranda ailelerin de güçleneceğini belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Ben, kadının güçlenmesini, ailenin mukavemeti ile ters orantılı görmüyorum. Aslolan kadın ve erkeğin, karşılıklı sevgi ve saygı içinde birlikte bir yaşam inşa etmesidir. Birbiri üzerindeki hakkı gözetmesidir. Güçlü aileler, toplumumuzu âdeta demirden bir kale gibi koruyacaktır. Ailenin güçlü olduğu toplumlar, yıkıcı tehditlerden kolay kolay etkilenmez. Biz, kadın meselesine yine kendi medeniyetimizin eczanesinden reçetelerle yaklaşma gayreti içindeyiz. Hazreti Mevlana'nın 'Pergelin iğneli ayağı sabittir benim dinimde ama diğer ayağıyla yetmiş iki milleti dolaşırım.' dediği gibi ancak özümüzden ayrılmazsak sorunlara gerçekçi çözümler üretebiliriz. Unutmayalım ki millî kimliğimiz, can yeleğimizdir. Son derece üzülerek ifade ediyorum ki bugüne kadar kadınlara, aile hayatı ve iş hayatının birbirine engel teşkil ettiği telkin edildi. Yani kadınlar kariyer yapacaksa evini, aile hayatına odaklanacaksa işini bırakması gerektiğine inandırıldılar. Oysa hayatta böyle sentetik ayrımlar yoktur. Ticaret kervanları yöneten Hazreti Hatice'yi, topluma fıkıh konusunda rehberlik eden Hazreti Aişe'yi nasıl unuttuk? Anadolu'nun sosyal hayatına yön veren Baciyan-ı Rum'u tarih sayfalarından çıkaracak mıyız? Kadınları hayatın değişik alanlarında yer almaya davet etmek, kendi tabiatlarıyla bağlarını kopartan bir neden olarak görülmemelidir. Biz, medeniyetimizden aldığımız referansla bu ikisinin birlikte mümkün olduğunu, kimsenin anneliği feda etmek zorunda olmadığını söylüyoruz."

Devletin, kadın çalışanlar için doğum izninden süt iznine kadar kolaylaştırıcı icraatlarının özünde bu düşüncenin bulunduğuna işaret eden Emine Erdoğan, "Bilhassa anneliğin, sadece bir çocuğu değil, bir toplumu da doğurmak olduğuna inanıyoruz" ifadesini kullandı.

Annenin, bir bebeğin hayatta tanıştığı ilk insan olduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, annelerin bir insan yetiştirirken, aynı zamanda bir toplumu inşa ettiğine dikkati çekti.

Emine Erdoğan, "Aslolan, eskilerin tabiriyle aile içindeki tesanüttür yani omuzdaşlık, dayanışmadır. Anneliği de aileyi de kadına dair tüm diğer meseleleri de bir bütün olarak görmek durumundayız. Kadına yönelik şiddet denen illetten kurtulmanın yolu da yine aile içinin şiddetten arındırılmasıyla mümkündür. Çünkü insanın içindeki şiddet eğiliminin terbiye yeri de yine ailedir" şeklinde konuştu.

Ailenin çocuğun gittiği ilk okul olduğunu belirten Emine Erdoğan, bu nedenle ailenin, herkes için duvarları sevgiden, çatısı merhametten, kapısı saygıdan örülü bir sığınak olması gerektiğini vurguladı.

“SAVAŞLAR EN ÇOK KADIN VE ÇOCUKLARI MAĞDUR EDİYOR”

"Küresel İnsani Değerlendirme 2019" raporuna göre, dünyada her 70 kişiden birinin insani yardıma muhtaç durumda bulunduğunu aktaran Emine Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünya çapında 132 milyon insan yardıma muhtaçken, ulaşılabilen insan sayısı ancak 93 milyondur. Savaşlar en çok kadın ve çocukları mağdur ediyor. Kırılgan bölgelerde kız çocuklarının yüzde 90'ı eğitim alamaz hâle geliyorlar. O nedenle dünya siyasetinin yerelden başlayarak kadınların katılımına çok ihtiyacı olduğu açıktır. Böyle bir dünyanın tesis edilmesi için kadınların siyasi arenada kendi politikalarını üretebilir hâle gelmeleri çok önemli. Kadınlar olarak yeni bir siyasi kültürü oluştururken istişare, yardımlaşma, özveri ve empati gibi değerleri temel değerler hâline getirmenin yollarını mutlaka aramalıyız. Yerel yönetimler, halkla dirsek temasında olan sorunları ilk ağızdan dinleyen, olayları bizzat müşahede eden mercilerdir. O nedenle, yerel yönetimlerdeki kadın varlığının son derece önemli olduğuna inanıyorum. Eğitimden sağlığa, çevre konularından kadın ve çocuk meselelerine kadar her alanda hızlı çözümler alınmasında, yerel yönetimlerimiz lokomotif konumundadır. Bu şûrada gerçekleşecek olan tecrübe paylaşımının, devasa sorunlara büyük çözümler üreteceğine inanıyorum. "