Kurban Bayramı için sayılı günler kaldı. ‘Kurban etinden ya da kurbanlık alanlardan virüs geçer mi?’ konuları gündemde yerini korurken,kırmızı et tüketiminin arttığı bayramda beslenme şekline de dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastaları gibi kronik rahatsızlığı bulunan kişiler bu süreçten daha çok etkilenebilir.Bir sağlık sorunun ortaya çıkmaması için porsiyon kontrolüne ve besin grubu dağılımına önem verilmesi gerektiğini belirten Romatem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selin Cengiz, dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.

Eti Beklettikten Sonra Tüketin

Bayram günü kesilen hayvan eti, bekletilmeden birkaç saat içinde pişirilerek tüketilir. Ancak Ölüm katılığı (rigor mortis) dediğimiz, hayvanın kesilmesi sırasında oluşan kas kasılması durumunun ortadan kaybolması ve etlerinizin pişince sert olmaması için, dolaba kaldırmadan ve tüketmeden önce yaklaşık 12-24 saat kadar beklemesi gerekiyor. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılı durumlara neden olabilir. Özellikle mide rahatsızlığı olan bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir.

Kurban Etini Nasıl Saklamalı?

Etler; büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir.

Pişirme şekli önemli

Koronavirüsün gıdalarla bulaştığına dair bir bulgu olmasa da gıda hazırlama süreçlerinde temizliğin en üst düzeyde sağlanması, et ürünleri başta olmak üzere; pişen tüm yiyeceklerin yüksek iç sıcaklığa erişmesi yani iyi pişirilmesi oldukça önemlidir. Kırmızı et; iyi kalite hayvansal protein olmasının yanı sıra, demir, fosfor, magnezyum mineralleri, çinko ile B1, B6, B12 ve A vitaminlerini içermektedir. Etler, C ve E vitaminini içermezler. Bu yüzden kırmızı etin yanında C vitamini içeriği yüksek besinlerle tüketilmesi, demir emilimini de artırması nedeniyle daha faydalı olacaktır. Pişirme yöntemi olarak; haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan ve kavurma yönteminden kaçınılmalıdır. Etler mangal yapılacaksa; kömürleşecek şekilde kızartılmaması gerekir kömürleşen etler her zaman kanser riski taşır. Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybolmasına neden olmaktadır. Kurban bayramının geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılmalıdır. Ayrıca,pişirirken içerisine kuyruk yağı ve iç yağ eklemek yapılan hatalardan biri olmaktadır. Sakatatlar, kolesterol ve doymuş yağ içeriği bakımından oldukça zengindirler. Özellikle kolesterol hastaları ile kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler sakatat tüketiminden kaçınmalıdır. Bu nedenle tüketim miktarlarına dikkat edilmelidir.

Dikkat edilmesi gerekenler

Kavurma ve kırmızı et öğle öğününde tüketilmeli, akşam öğününde ise sebze, kuru baklagil gibi posa veya lif içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Et kullanılarak yapılan sebze ya da baklagil yemeklerine ekstra yağ ilave edilmemelidir. Özellikle katı yağlar, et yemeklerinde kullanılmamalıdır, etin kendi yağı ile pişmesi sağlanmalıdır.

Etlerin yanında rafine edilmiş pilav/makarna yerine bulgur/esmer pirinç; asitli/gazlı içecekler yerine ayran/yoğurt/cacık tüketilmelidir. Günlük (2-2.5 lt) su tüketimine dikkat edilmelidir.