Merka Anadolu Sağlık Sigortası ücretsiz 7/24 Bilgi:TIKLA

 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çekirdek aile sistemi, ileri yaştakileri yalnızlaştırdı”

Üsküdar Üniversitesi ve Üsküdar Kaymakamlığı iş birliği ile hayata geçirilecek “Araman Yeter” projesi ile 65 yaş üzeri bireyler ile üniversite öğrencisi gençler arasında bir köprü kurulması hedefleniyor. Projeyle Üsküdar’da yalnız yaşayan 500 yaşlıya, gönüllü 25 genç tarafından psikososyal destek sunulması amaçlanıyor. Projenin protokol imza töreni, çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Covid döneminde ilaç gibi bir projeyi hayata geçirdiklerini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, cinsiyet, ırk ve yaşın ayrımcılığı olmayacağını söyledi. İleri yaştaki bireylerin tecrübelerinin genç kuşak için çok yararlı olduğunun altını çizen Tarhan, “Çekirdek aile sistemi nedeniyle bu ilişkilerden mahrum kaldık, ileri yaştaki kişiler yalnızlaştı. Çocuklara tecrübe ve kültür aktarımı da olumsuz etkilendi” dedi.

Üsküdar Üniversitesi ve Üsküdar Kaymakamlığı iş birliğinde “Araman Yeter” projesi hayata geçirilecek. 25 gönüllü gencin, ileri yaştaki 500 bireye psikososyal destek vermesinin hedeflendiğini projenin protokol imza töreni pandemi tedbirleri kapsamında çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Dr. Nebiye Yaşar: “Ülkemizde her 4 haneden birinde 1 yaşlı bulunuyor”

Üsküdar Üniversitesi Genç Beyinler Akademisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Nebiye Yaşar, Dünya Sağlık Örgütü’nün 65 yaş üzerindekileri yaşlı olarak tanımladığını belirterek TÜİK verileri ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın web sitesindeki verilere göre Türkiye’de 65 yaş üzeri grubun toplam nüfusa oranının yıldan yıla artış gösterdiğini kaydetti. Dr. Nebiye Yaşar, “Şu an baktığımızda son 5 yılda yaşlı nüfus %21.9 artmıştır. Son güncel verilere göre dünya yaşlı nüfusunda iki kat artış gözlenmiştir. Yaşlı nüfusumuzun %62.8’i 65-74 arası yaş grubunda yer alıyor. Ülkemizde yaşlı nüfusun oranı arterken çocuk ve genç nüfusun payı azalmaktadır. Bu durum Türkiye nüfusunun yaş yapısının değişimine neden oldu. Ülkemizde yaklaşık her 4 haneden birinde bir yaşlı bulunmaktadır. Yaklaşık her 5 yaşlıdan biri tek başına yaşamaktadır” dedi.

Dr. Nebiye Yaşar: “Gençleri yaşlılarla buluşturmalıyız”

İstanbul’da 2019 yılı TÜİK verilerine göre 1 milyon 79 bin 96, Üsküdar’da ise kaymakamlık verilerine göre 56 bine yakın yaşlı nüfus bulunduğunu belirten Dr. Nebiye Yaşar, “Araman Yeter” Projesi’ndeki hedef kitleden birinin 65 yaş üzerindeki yaşlılar, ikinci hedef kitlenin ise Sosyal Hizmetler Bölümü’nde eğitim gören gençler olduğunu söyledi. Dr. Nebiye Yaşar, sosyalleşme sürecinde kuşaklar arasındaki etkileşimin önemine işaret ederek “Yaşlılar bizim değerlerimiz, değerlerimiz de kültürel varlıklarımızdır. Gençleri yaşlılarla buluşturmak ve etkili ilişkiler tesis etmeliyiz. Bu projeyle bunu hedefliyoruz” dedi.

Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Özşahin: “Üsküdar’daki yaşlılara psikososyal destek verilecek”

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Araman Yeter Proje Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Özşahin, projeye ilişkin sunumunda modern toplumun getirdiği sakıncaların belki de en başında özellikle yaşlılar için yalnızlaşma tehlikesinin bulunduğunu belirterek; “Yaşlılar, toplumun bilgelik kaynağıdır. Onlar insanlığın tarih boyunca biriktirdiği deneyimlerin taşıyıcıdır. Gençlerimiz ise tüketim toplumu dinamikleriyle yetişmekte, dijital teknolojiyle kendi aralarında sosyalleşmektedir. Projemizde Üsküdar Kaymakamlığı ve Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde Üsküdar ilçesinde yalnız yaşayan 65 yaş üstü bireylere gönüllü gençler tarafından psikososyal destek sunulması amaçlanmıştır” dedi.

Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Özşahin: “25 genç, 500 yaşlıya destek verecek”

Projede Üsküdar’da yalnız yaşayan 65 yaş üstü 500 bireye uzaktan psikososyal destek verilmesinin hedeflendiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Özşahin, “25 gence gönüllü çalışarak toplumsal hayata katılım deneyimi yaşatmak ve sosyal çalışmalara yeni bir sosyal hizmet modeli kazandırılması hedeflenmektedir” dedi. Özşahin, projede görev alacak öğrencilerin belirlenerek oryantasyon eğitimine alınacağını, Üsküdar ilçesinde sunulan Vefa Sosyal Destek Hizmetleri’ne ait kayıtların analiz edilerek 65 yaş üstü bireylerin belirleneceğini kaydetti.

Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Özşahin: “Psikososyal destek deneyimleri yenilikçi bir hizmet modeli olarak yayınlanacak”

Ayhan Özşahin, projenin detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Seçilmiş 65 yaş üstü bireyler 8 hafta süreyle haftada bir kez aynı öğrenci tarafından aranacaktır. Telefon görüşmelerinde yaşlı bireylerle kısa sohbetler yapılacak, varsa gereksinimleri alınıp ilgili birimlere iletilecektir. Aramalar tamamlandıktan sonra koşulların uygunluğu doğrultusunda gençlerle yaşlı bireyler tanıştırılacak ve her iki grubun uygulama hakkında fikir ve önerileri alınacaktır. Sonuçlar raporlanacaktır. Derlenen veriler bilimsel yayın olarak değerlendirilecektir. Üsküdar ilçesinde pandemi döneminde sunulan Vefa Sosyal Destek Hizmeti deneyimleri analiz edilerek başka afetlerde kullanılabilecek bir hizmet modeli olarak yayınlanacaktır. Psikososyal destek sırasında kazanılan deneyimler, afet dışı dönemde de kullanılmak üzere yenilikçi bir hizmet modeli olarak yayınlanacaktır.”

Doç. Dr. İsmail Barış: “Araman Yeter Projesi, güzel bir adım”

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Barış, Vefa Destek Hizmetleri kapsamında, şu anda Türkiye'de kıdemli vatandaşlara yönelik yapılmakta bulunan hizmetin, “Araman Yeter” ile üniversiteyi de işin içerisine sokarak güzel bir noktaya taşımak için atılmış çok güzel bir adım olduğunu söyledi. Günümüzde yaşlıların yalnızlık sıkıntısıyla karşı karşıya bulunduklarını belirten Barış, “Bu işi gerçekleştirme noktasında da psikologlarımız, psikiyatrlarımız, sosyal hizmet uzmanlarımız ve diğer konuyla ilgili akademinin ve devletin el ele birlikte çalışması söz konusu olmalı. Bu anlamda Araman Yeter Projesi gerçekten çok dikkate değer bir proje olarak karşımıza çıkacak. Bu projede esas itibariyle gençliğin heyecanı ve dinamizmi ile kıdemli vatandaşlarımızın deneyimleri itibariyle bakıldığında çift yönlü bir iletişim ve destek projesi olduğu karşımıza çıkıyor. Bizim gençlerimiz heyecanlarını ve dinamiklerini yaşlılarımızın tecrübelerini birleştirecekler. Gençlerimiz, bu proje aracılığıyla toplumun katılımını ve gönüllü desteklenmesi gerektiği hususunu vurgulamış olacaklar. Bunu gerçekleştirecekler. Toplum kaynakları ile toplumun ihtiyaçlarının buluşmasını gerçekleştirecekler” diye konuştu.

Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek: “Sosyal yoksunluk çok daha can acıtıcı”

Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Araman Yeter Projesi’ni model olacak bir proje olarak değerlendirdi. Üsküdar’da 56 bin civarında yaşlı nüfusun olduğunu kaydeden Demiryürek, yaşlıların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin yalnızlık olduğunu vurgulayarak “Geçtiğimiz yıl, Sayın Cumhurbaşkanımız bir jest olsun diye tüm Türkiye'deki 65 yaş üstü vatandaşlarımıza kolonya, maske ve bir mektup gönderdi. O vesileyle biz de hepsinin kapısını çalıp, bir merhaba demiş olduk ama Vefa Sosyal Destek Grubu’nun çalışmaları kapsamında da çok yakın müşerref olduğumuz bir kitleydi aslında. Şunu fark ediyoruz, maddi yoksunluğa çözüm bulabiliyorsunuz, maddi yoksunluklara, devlet elindeki imkânlar çerçevesinde, vakıflar, bu amaçla çalışan çeşitli kuruluşlar, maddi yoksunluk konusunda devreye girebilir. Ama sosyal yoksunluk çok daha can sıkıcı, can acıtıcı bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Kişinin, baktığınızda maddi geliri olabiliyor, evi olabiliyor, konutu olabiliyor, herhangi bir ihtiyacı olmayabiliyor. Fakat onunla ilgilenecek, derdi ile dertlenecek, bugünkü sağlık sorunlarını akşam yemek sırasında dinleyebilecek ya da sırtının ne zamandır ağrıdığını, bu havaların kendisine ne kadar iyi geldiğini, kötü geldiğini dinleyebilecek hiç kimsesi olmayabiliyor. Burada çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkan yalnızlığın ilerleyen yaşlarda insanın canını daha fazla acıttığını, insanı daha fazla üzdüğünü görmemiz mümkündür diye düşünüyorum” diye konuştu.

Vefa Sosyal Destek Grubu çalışmalarının, sadece bir maddi boyutu olmadığını, insanların kapısına bir ses vermenin, onları biz selamlamanın da bir nevi yardım olduğunu düşünenlerden olduğunu belirten Murat Sefa Demiryürek, “Hele hele bunu, bundan sonra Üsküdar Üniversitesi ile beraber, genç arkadaşlarımızla beraber yapabilecek olmamız bizi ayrıca heyecanlandırıyor. Çok da maneviyatı yüksek bir iş, maneviyatı yüksek bir proje olacağına inanıyorum” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Üsküdar Kaymakamlığımız duygusal mesafeyi yakın tutabilmiş”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektör ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir anlamda devletin eli hükmündeki Üsküdar Kaymakamlığı’nın ileri yaştaki kişilere dokunmasının çok kıymetli olduğunu belirterek “Fiziksel mesafe uygulandı ama duygusal mesafenin uzak tutulmaması gerektiğini söylemiştik. Üsküdar Kaymakamlığımız da ileri yaştaki bireylerin gönlünü alabilmiş, duygusal mesafeyi yakın tutabilmiş, onları arayarak kalplerine dokunabilmiş. Pandemi döneminde hep postpandemik psikiyatrik hastalıklar ortaya çıkmasın diye önerdiğimiz bir husustu” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Cinsiyetin, ırkın, yaşın ayrımcılığı olmaz ”

Pandemi önlemleri kapsamında ilk başlarda 65 yaş üstü bireyleri izole etme kararının kendini çok endişelendirdiğini belirten Tarhan, “Çünkü o yaştaki insanlar kenarda oturup da dışarıdan olan biteni izleyecek, korunmaya muhtaç bir grup değil. Onlar önceliklerden faydalanacak, danışılıp fikirleri sorulacak insanlardır. Evinden çıkma, hasta olma dendiği ve çocuk muamelesi yapıldığı zaman o yaştaki insanlar müthiş derecede bunalırlar. Çok rahatsız olurlar ve bir ayrımcılık yapılmış olur” dedi. ABD’de çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Norman Moore’un ileri yaşına rağmen East Tennessee State Üniversitesi’nde kürsüsü olduğunu, aktif çalıştığını ve çok faydalı çalışmalar yaptığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ülkelerindeki üniversitelerde üç konuda ayrımcılık olmadığını söylemişti. İlk konu cinsiyet ayrımcılığıydı. Bir insan çalışıp üretebiliyorsa kadın veya erkek olması yönünde ayrımcılık olmadığını belirtti. İkinci konu ırk ayrımcılığıydı. Üçüncü konu ise yaş ayrımcılığıydı. Kişi çalışıp üretiyorsa kaç yaşında olursa olsun çalışabilirler demişti. Daha sonra ayrımcılık çeşitlerini araştırdım. Yaşlılık ayrımcılığı diye alt başlık var” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “70 yaşında ilk kez antidepresan kullanan hastalarımız oldu”

Üsküdar Kaymakamlığı tarafından ileri yaştaki bireylerin ilk izolasyon dönemindeki 24 saat evde kalmaları hususunu aşma ile ilgili çok güzel adımlar atıldığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Hastanemizdeki bir uzmanımız, 70 yaşında ilk kez antidepresan kullanan bir hastadan bahsetti. Evden çıkamadığı için olmuş bu durum. İleri yaşta hareket edemediği için romatizma ağrıları başlamış, Alzheimer’ı şiddetlenen kişilere rastlanmış. Zaten Alzheimer rahatsızlıkları varken bir de evden çıkamayınca daha da kötüleşti. O yüzden ikinci kısıtlama döneminde ilki gibi yapılmadı, gündüz serbest bırakıldılar. Sonuçta bu yaştaki insanlar sosyal hayatın içinde olurlarsa mutlu olurlar. Onları bir yerde biblo gibi koyup bırakmak kesinlikle zarar verir. Çocukların, torunların etraflarında olması, koşturması onlar için ilaç gibidir. Kapılarının çalınması, hatırlarının sorulması onlar için ekmek, peynirden daha kıymetlidir” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çekirdek aile sistemi yalnızlaştırdı”

Bilimin en önemli ayağının gözlem olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir gözlem sonucu oluşturulmuş kurt sürüsü örneği var. Sürünün en önünde üç tane yaşlı ve kıdemli kurt var. Yaşlı kurtlar tecrübeleri ile tehlikenin nereden gelebileceğini hissediyorlar. Onlar güvenli alanı daha iyi bulabiliyorlar. Genç kurtlar onların arkasından ilerliyor. Her kurt sürüsünde bir lider kurt vardır. O da en arkada ilerliyor. Bütün sürüye hakim ve geride kalan olursa onları topluyor. Böyle bir kültür var. Burada ileri yaştaki kişilerin ihtiyaçları fikirlerinin sorulmasıdır. Örneğin çocukların da öğrenmek ve gelişmek için soru soracağı kişilere ihtiyaçları var. O yüzden dedeler ve torunlar çok iyi anlaşırlar. Çekirdek aile sistemi nedeniyle bu ilişkilerden mahrum kaldık, ileri yaştaki kişiler yalnızlaştı. Çocuklara tecrübe ve kültür aktarımı da olumsuz etkilendi. Kültürler kitaplarla aktarılmıyor, yaşantılarla, hikayelerle aktarılıyor. Çocuk babası, ailesi ve dedesi ile güzel hikayeler yaşadıysa o hikayeler sayesinde kültür aktarımı oluyor. Hikayelerin, anlatıların olmadığı, birlikte ortak yaşantıların olmadığı ailelerde kültür aktarımı olmaz. Kültür aktarımı için oluşacak ilişkiler her yaş katmanında çok önemli” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Aile sigortamız ileri yaştakileri koruyordu”

“Biz ilginç bir toplumuz, çekirdek aile gibi hissediyoruz” diyen Tarhan, “Bir sosyolog bir apartmanı incelediğinde bütün ailelerin çekirdek aile olduğunu fakat hepsinin de akraba olduğunu görmüş. Hafta sonlarında veya akşamları bir araya geliyorlar. Onlara çekirdek aileler konfederasyonu olduklarını söylemiş. Biz ne geniş ne de çekirdek aileyiz aslında. Bizim bir aile sigortamız vardı ve ileri yaştaki insanları çok koruyordu. Onlar sosyal yaşamda var olduklarını hissediyorlardı. Sosyal hizmet faaliyetleri içinde bunun bozulmamasına gayret göstermek çok önemli. Bu da bir bilinçle olur. Gençler bunun çok farkında değil” diye konuştu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Covid döneminde ilaç proje”

Gençlerle ileri yaştakileri buluşturmanın çok güzel bir fikir olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Araman Yeter Projesi aslında öğrencilerimiz için staj gibi olmuş. Bir kredi elde edecekler. İleri yaştaki bireyler ve öğrencilerimiz için kazan – kazan ilişkisi projenin mantığına uygun görünüyor. Covid dönemi için de aslında ilaç gibi bir proje. En sonda bir raporlama olacak. İleri yaştaki bireylerin bu projeden nasıl etkilenecekleri, ne gibi kazanımlar elde edilecekleri ile ilgili bulgular elde edilecek. Gençlerin de hayat tecrübesi olarak neler öğrendiklerini görmüş olacağız” dedi.