Bezirganbahçe Spor Kulübü Başkanı Hayati Yolcu, ''Futbol takımımızın antrenman yaptığı ve maçlarını oynadığı sahamız, toplu konut olarak değerlendirildi. O günden sonra saha problemimiz ortaya çıktı'' dedi.


Bezirganbahçe Spor Kulübü Başkanı Hayati Yolcu ile bir röportaj yaptık. Türkiye'de amatör spor kulüplerinin yaşadığı zorlukları anlatan Yolcu, özellikle ekonomik konularda oldukça sıkıntılı dönemler yaşadıklarını dile getirdi. Yolcu ayrıca futbolu yönetenler için üç kademeden oluşan fikir önerisinde bulundu.
İlk olarak Bezirganbahçe Spor Kulübü'nün kuruluşunu anlatan Bezirganbahçe Spor Kulübü Başkanı Hayati Yolcu, ''1969 yılında mahallemiz sakinlerinden Kaçi Dayı dediğimiz abimiz tarafından, genç arkadaşlar ile bir araya gelerek kurulmuştur. Daha sonra Kaçi Dayı dediğimiz beyfendi bir müddet sonra bu işleri diğer genç arkadaşlara bırakıyor, onlar da 1969 yılında aldıkları bayrağı 1989 yılına kadar mahalleli olarak sürdürüyor. 1987 yılından sonra kulübümüzü Türkiye Futbol Federasyonu resmi olarak amatör statüsüne alıyor. O günden bugüne kadar mücadelemiz sürüyor'' diye konuştu.

''YENİ BRANŞIMIZ BİLARDO''

Kulübün şuan sadece futbol branşında mücadele ettiğini söyleyen Yolcu, ''Başka branşları da açmak istedik ama branş açmaktan ziyade onu hakkı ve layıkıyla yerine getirmek daha önemli. Biliyorsunuz ki futbolda amatör spor kulüplerinin masrafları fazla olur. Bu masrafları sadece futbol branşında karşılamamız dahi zor oluyor. Ekonomik nedenler etki yapıyor. Ancak son 7-8 yıldır kulübümüzde yine bir spor dalı sayılan bilardomuz var. Bilardoyu biz her yıl etkinlik halinde turnuva gibi yapıyorduk. Ama son iki yıldır artık bilardoda da branşlaşmayı seçtik. Şuan Türkiye Bilardo Federasyonu'na da müracatımız var. Futboldan sonraki yeni branşımız bilardo olacak'' dedi.

''GELİRİMİZ YOK, BETONLAŞMA BİZİ MAHVETTİ''

Türkiye'de bir amatör spor kulübü olarak ekonomik durumlarını da gazetemize değerlendiren Yolcu, ''Aslında bakcacak olursanız bir yerden gelirimiz yok. Bezirganbahçe Spor Kulübü, 1996 yılına kadar iki tane büyük futbol sahası olan güzide bir semtin kulübüydü. Tabi ülkemizde son on yılda yaşanılan betonlaşma bizim buraları da mahvetti. Şöyle ki 1996 yılında futbol takımımızın antrenman yaptığı ve maçlarını oynadığı sahamız, toplu konut olarak değerlendirildi. O günden sonra bizim saha problemimizi ortaya çıkardı. Kulübümüzde bina olarak milli emlağın arazisi üzerinde kurulu olduğu için, her yıl ecrimisil gelmekte. Tabi bu ecrimisil son yıllarda bölgedeki rayiçlerin artmasıyla ulaşılamaz, erişilemez, ödenilemez duruma geldi. Halbuki biz 2013 yılında yönetime geldiğimizde ilk hedefimiz hükümetimizin 2002 yılını başlangıç saydığı geriye dönük, işgal edilen alanlardaki ecrimisil bedellerinin tahakkuk edilmesi ve bu tahakkukların bize ulaşmasıyla 2002 ile 2011 arasında 180 milyar borcu biz yönetim olarak ödedik. Ama ondan sonra rayiçlerin artmasıyla artık bu ödemeleri yapmamız çok zor duruma geldi. Binamızın altında 6 dükkanımız ve bir lokal işletmemiz var. Tüm gelirlerimizi buralardan sağlıyoruz. Tabi ki yetmiyor. Burası bir lokaldir. Ticari bir işletme mantığı ile yapılmıyor. Sonuçta üyelerimizin burada vakit geçirmeleri için açılmış bir yer. Örnek vermek gerekirse gelirimiz 3 lira giderimiz 6 lira diyebiliriz'' diye belirtti.

''ÇOCUKLARI KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KORUYORUZ''

Her yıl faal olarak 150 üzeri öğrenciye hizmet verdiklerine değinen Yolcu, ''Spor kulüpleri malesef gerçek desteklerini alamadıkları için ticari eğilimlere doğru gidiyorlar. Bunu biraz açmak gerekirse şimdi ben yüksek kademede futbolun idaresinin başında olan biri olsam, amatör spor kulüplerini aslında üç ana kademeye ayırırım. Bunlardan birincisi bizim gibi semt takımları. Bizim misyonumuz semtimizde yetişen 8-9-10 yaşlarına ulaşmış, artık sokakla tanışma vakti gelmiş çocukların sporla tanışmasını, kötü alışkanlıklardan uzak kalmasının ilk adımı olarak görüyoruz. Sporla tanışan bir bireyin kötü alışkanlıklara gitmesi zorlaşıyor. Hatta imkansızlaşıyor. İkinci modeli de aslında bakarsanız o da bir amatör semt kulubü ama.

Burada yönetim düşüncesi itibariyle sadece yarışmacı takımlar kurup, yarışmalarda başarılarda olmayı hedefleyen kulüplerdir. Tabi onların kendilerine çizmiş oldukları bu yolu ben kınamıyorum ama onlar yarışmacı takım olduğu için herkese spor yaptırmıyorlar. Seçilenlere yaptırıyorlar. Biz bu değiliz. Üçüncü şekli ise son yıllarda kanayan yaramız olan artık bu işi üst mecralarda ticarete çevirdikleri için amatörlerde de ticarete çevirdiler. Bunlarda futbol okulları. Bunların yapılması gerekli mi derseniz evet gerekli. Yani neden yapılıyor eleştirmiyorum ama Türkiye'de sporu yöneten insanların bu kulüpleri birbirinden ayırıp, kategorilere bölmemesi beni üzüyor.

''FİTNESS SALONUMUZU AÇTIK''

Bize gelen çocuklarımızı sporu sevdirmek, spora alıştırmak için Bezirhanbahçe Spor Kulübü olarak, birçok amatör kulüpte olmayan fitness salonumuzu kurduk. Binamız içerisinde yer alan salonda sporcularımız kaslarını geliştirebiliyor. Bu salona alınan aletlerin tamamını kendi kaynaklarımızla aldık. Başka yerlerden hediye olarak gelmedi. Şimdi 13-14 yaşına gelen çocuklarımız bir sporcunun gelişmesi gereken kaslarını, rahatlıkla çalışıp geliştirebiliyorlar'' diye konuştu.

HABER: CENK TÜRKEZER