Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

9 Lira’ya uçak bileti...

Eşini ölmeden önce uçağa bindirmek isteyen adama ne dersiniz mesela. Topu topu tüm dünyanın kullandığı bir ulaşım aracından bahsediyoruz aslında. "Şu bizim oğlanı bir tur attıralım" gibisinden bir yaklaşım bu. Aklıma hayatımda ilk kez gördüğüm kutu kola gelmişti. Oysa şişesini her gün içerdik. Arkadaşlarımdan birisi kutu kolayı sınıfa getirmişti de hepimiz incelemek için kuyruğa girmiştik. Sonra da o, kolayı içerken gıptayla izlemiştik.

Demek ki böyle bir şey.

Uçak yolculuğu ülkemizde bu kadar gelişmemiş olunca bir başka diyalogdaki gibi 9 liralık tüm biletlerin bittiğini duyan yolcunun "Allah Allah, ne yapacak o kadar adam Gaziantep'te" yaklaşımı da haklı oluyor. Oysa, o ana kadar tüm gazete ve televizyonlar bunun sadece bir tanıtım kampanyası olduğunu haykırıyor. Yine de milyonlarca insan tüm biletler bu rakama düşmüş izleniminde. Çünkü, bedeli olan bir şeyin birden fazla fiyatla satılıyor olması henüz insanımızın algılayabileceği bir şey değil.

Bir başka diyalog ise 9 liralık kampanyalı bilette değişiklik yapmak isteyen yolcunun sinirlenmesi üzerine kurulu. Bu biletlerde değişiklik yapılamayacağı işine gelmemiş olmalı. Duymamış olmalı diyemiyorum çünkü bu bileti almak için önce nasıl kullanılacağını anlatıyorlar yolcuya. Sonunda istediği değişiklik olmayınca ve biletle uçamayacağını da görünce tepki olarak "Soyguncular, sadakam olsun" diyor. Aslında buradaki mesaj, bir uçak biletinin rahatlıkla feda edilecek kadar düşük rakama satılıyor olmasıdır.

Bu kampanya sırasında ve sonrasında ilgimi çeken bir başka diyalog da otobüs federasyonuydu sanırım, başkanının açıklamasıydı. Uçakçılara hitaben yeni Cem Yılmaz reklamındaki gibi "Alırız anahtarlarını" diyorlardı. Uçağın anahtarla çalıştığını sandıkları için biraz yanılmışlar. Yani aslında uçak sektörünü, havacılık sektörünü tanımadıkları için küçük bir yanılgı içerisindeler. Asıl anahtarı kaptıracak olan burada otobüsçüler. Karayoluyla 6-8 saati geçen hiçbir hatta otobüslerin uçakla ticari rekabete giremeyeceğini bilemiyorlar çünkü henüz.

En hızlı hareket eden sektör bile olması gerektiğinden daha yavaştır. Burada belki de "Bir gün havayolu şirketi kurarız" diyerek transfer ettikleri THY eski Genel Müdürü Yusuf Bolayırlı'nın faydasını görecek Varan. Çünkü, havacılıkla karayolunun nasıl rekabet edip nasıl edemeyeceğini otobüsçüler içerisinde bilse bilse bir tek Yusuf abi bilir.

Komik diyaloglar bir müddet daha devam edecek elbette. Sonra da kısa bir dönem acı diyaloglar gelecek. Çünkü, mevcut şirketlerden birkaç tanesi batıp gidecek. Bunu felaket tellallığı olarak değil, gerçeğin tespiti olarak algılamanızı isterim. Bu havacılıkta bir sabah uyandığınızda iflas etmiş olabileceğiniz gerçeğini maalesef girişimcilerin çoğu kabullenmiş değil.

Umarız, genel bir kriz olmaksızın yükselme trendi kendi içerisindeki küçük seleksiyonları yaparak büyümeye devam eder.

YAZARIN DİĞER YAZILARI