Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Otobüs yolcusu uçağa kaldı

Geçtiğimiz günlerde büyük ölçekli otobüs firmalarının bir açıklaması vardı. Birçok küçük ölçekli otobüs firmasının kapanmak zorunda kaldığını ve ancak büyük olanların direnebildiklerini ve buna rağmen içlerinden birkaç tanesinin cirosunu artırabildiğini anlatıyordu.

Açıklamayı yapan bir otobüs firması da yolcu sayısında yüzde 10'un üzerinde bir artış sağladıklarını ancak kısa mesafeli otobüs taşımacılığında pazarın geçtiğimiz yıllara oranla ciddi oranda daraldığını ifade ediyordu. Kısa süreli otobüs yolculuklarında da bir küçülme olmasına rağmen bunun direnilecek bir seviyede olduğuna dikkat çekiyordu.

İşte bizim yıllardır anlatmaya çalıştığımız da bu işte. Şu anda nasıl insanlar iki nokta arasını at arabalarıyla almıyorsa gelişen teknolojiye herkes uyum sağlayacak. Bugün itibariyle karayoluyla yapılan ve 20 saate varan taşımacılıklar artık tarih olacak. Bu kadar uzun süre boyunca karayolu yolculuğu yapmak isteyenler bunu ancak turistik amaçlı bir gezi turu olarak planlayacak. Yoksa gelişmiş ülkelerde kimse bu kadar süreyi aynı paraya uçak bileti varken gitmez.

Gelişen sivil havacılığın ülkemize en büyük katkısı işte budur. Arada mağdur olan birkaç işletmeci ise pazarlama teknik ve taktiklerini kullanarak kendilerini geliştirebilirlerse bu değişimden örnekte görüldüğü gibi karlı bile çıkabilirler. Yoksa yazıhanenin önüne oturup azalan yolcu sayısının artmasını bekleyerek bu badire atlatılmaz.

Yine aynı röportajda devletin küçük ölçekli otobüs işletmelerinin batışını onayladığı ve bunun için bekleyerek sadece ayakta büyük firmaların kalmasına zemin hazırladığı iddiaları da vardı. Ben peşinen bunun ne demek olduğunu anlamadığımı söyleyeyim.

Devlet, batmakta olan otobüs işletmeleri için ne yapmalıydı, teşvik mi vermeliydi?

Ayrıca; güya, büyük otobüs firmaları kalınca devlet bunların denetlenmesini daha kolay yapacağından bu batışları da o yüzden destekliyormuş.

Devletin bu kadar kurgulu davrandığını düşünmek için paranoyak olmak gerekir. Eğer özel havacılık şirketleri son 20 yıldır bu ruh hali içerisinde olsalardı şu ana kadar çoktan çıldırırlardı. Çünkü devletin yardım etmek bir kenara basit kuralları bile koymadığı için sivil havacılığın ne kadar geç süre içerisinde geliştiğine bakmak gerek.

Kaldı ki mevcut durumda havayolu taşımacılığının otobüs taşımacılığının önüne geçmesi bir fizik, teknoloji ve medeniyet kuralı olarak önümüzde duruyor. Her yıl kazandığı parayı sıfır otobüse yatırmak yerine yolcuyu işletme ve hizmet farkıyla mutlu eden bir yapıda olup kısa süreli taşımacılıklarda kendi farkını ortaya koymalıdır otobüs işletmecileri.

Bakın bugün tanınmış markalar yolcu kaybetmiyor. Ulusoy, Varan gibi markaların yolcuları hep belli. Böyle bir taşıma modeli de elbette karayollarında olacaktır. Uçaktan korkanlar, gece binip otobüsü otel olarak kullanıp sabah saatlerinde gideceği yerde olanlar, karayolu yolculuğunu sevenler, yol üzerinde başka yerlere uğrayacak olanlar gibi birçok kategoride otobüsü tercih edenler de bulunacaktır.

Ama artık bu dakikadan sonra otobüs taşımacılığının eski seviyelere gelmesini beklemek hayalden başka bir şey olmaz. Önemli olan orta ve kısa mesafeli taşımacılıkta fark yaratarak müşteriyi çekebilmek ve tutabilmektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI