Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Boykot

Fransa'nın Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmemesi için yaptığı girişimleri medyadan takip etmişsinizdir. Tam Fransa'ya yakışır bir hareket. Beni hiç şaşırtmadı.

Peki bu arada resmen bizi istemediğini teyit etmiş bu ülkeye karşı ülke olarak bir boykot yapılamaz mı? Hani şöyle, "Siz bizi istemiyorsanız biz de sizin mallarınızı istemiyoruz" cinsinden bir boykot. Çünkü bunlar ancak paranın dilinden anlarlar da ondan.

Toulouse'daki Airbus fabrikasının müdavimlerinden birisiyiz Türkiye olarak. Şu anda bizim bayrağımızla uçan uçakların yarıya yakını Airbus. Bu rakam gelecek yıllarda da artacak gibi gözüküyor.

Farenin dağa küstüğü tepki modelleri artık eskilerde kaldı. Böyle sessiz eylemlerle de anca sen yorulduğunla kalıyorsun. Yok elçilik kapısına çelenk bırakmalar, yok Fransa aleyhtarı yürümeler. Bu işin en güzeli adamların ekonomik olarak beklediği bir bedeli onların cebine koymayarak olur. Yani Airbus'ları kullanmayarak.

Böyle bir eylemin bugün karar verince yarın olmayacağının farkındayım. Üstelik böyle bir eyleme karar vermenin ticari işletmeler açısından zor olduğunun da farkındayım. Ama en azından Ulaştırma bakanlığı olarak bu uçakların Türkiye'ye girişlerine yönelik küçük de olsa bir yaptırım uygulanması yerinde olacaktır. Bu yaptırımın olabildiğince büyük olması diğer alternatif olan Boeing'in pazarlık marjlarını azaltacağından çok mümkün gözükmüyor. Ama yine de kullanıcının diğer marka ve modellere yöneleceği bir baskının uygulanması küçük de olsa net bir tepki olacaktır. En azından hem devlet olarak hem de vatandaş olarak duyarsız olmadığımızın bir göstergesi olacaktır bu durum.

TÜSİAD'in tepki açıklamasını da son derece yerinde ama eksik bulduğumu söylemeliyim. Çünkü içerisinde hiçbir boykotu barındırmıyor. Sanayici ve işadamlarının bir ağızdan Fransa'ya karşı tepki duyduklarını açıklaması gayet yerinde. Ama içerisinde eylem, aksiyon olmayan hangi tepki işe yarar ki. O zaman benim anladığım bu tepki sadece TÜSİAD'ın Türkiye vatandaşlarına "Bakın biz tepki gösteriyoruz" demesinden başka bir şey değildir. Yok eğer bu tepkinin gerçek hedefi Fransa ve Fransızlarsa o zaman bunun içerisine en azından bir boykot konması gerekir.

Airbus örneğinde olduğundan daha farklı olarak Fransa'dan aldığımız ama başka birçok ülkeden bulabileceğimiz tüm malları hedef göstererek boykot etmeliyiz. Hepimiz market rafından otomobiline kadar elimizde olan tüm satın alma gücümüzü bu yönde kullanmalıyız. Dünyadaki tüm ilişkileri para olarak gören politik argümanlara ancak bu şekilde cevap verilebilir.

Bu arada doğal olarak kullanılmış uçak kiralayan birçok Türk şirketinin de başka markalara yönelmesi için girişimde bulunmak doğru olacaktır. Çünkü bu uçakların sadece alınmasıyla iş bitmiyor. Özellikle uçak bakımları ve değişen parçalara da harcanan bedeller oldukça yüksek bur rakam tutuyor.

İşin tuhafı diğer Avrupa ülkeleri Türkiye'yi istemiyor olsa da bunu politik zemine çekerek anlatırken Fransızların bunu en kaba haliyle ve açık açık düşmanca bir tutum olduğu belli olan haliyle sunması başka bir rahatsızlık verici konu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI