Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Dövmedim, dürttüm

Tanrı erkeği de, kadını da yaratırken onları farklı özelliklerle donatmış. İki türe de farklı yetenekler, farklı güzellikler bahşetmiş. Bu farklılıkları da hep bu iki tür birbirini tamamlasın, diye yapmış. Bu nedenle kadın ve erkek her dönemde çeşitli yönlerden birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Hepimiz biliriz ki kadınlar da, erkekler de tek başlarına yaşamak için yaratılmamışlardır. Kendilerindeki eksiklikler onları hep karşı cinse muhtaç kılmıştır.

Tanrının-kadınlardan farklı olarak-erkeklere vermiş olduğu bir özellik ‘güç'tür. Erkekler eşlerini korusun, kollasın, güç gerektiren işlerde çalışarak eşlerini geçindirebilsinler, diye fiziksel olarak daha güçlü yaratılmışlardır. Oysa çoğu dönemde erkekler eşlerinin hayatlarını kolaylaştırmak kendilerine verilmiş olan bu gücü, kadınların hayatlarını çekilmez kılmak için kullanmışlardır. Kadını ezmek, sindirmek, onun kendisini bir hiçmiş gibi hissetmesini sağlamak adeta erkeklere bu gücün verilme nedeniymiş gibi algılanmaya başlanmıştır. Erkekler bu gücü eşlerini dövmekten çekinmeyerek keyiflerince kullanmışlardır ve en acısı hala da kullanmaya devam etmeleridir. Ünlü olmuş, kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar bile pek çok kadına uygulanan şiddetten kendilerini kurtaramıyorlar.

Ceylan'ın eski eşiyle karşılaştığı bir mekanda yaşadıkları hep bu bahsettiğim içler acısı durumu yansıtır nitelikteydi. Ceylan'ı -güya – sevdiğini söyleyen Murat Kurşun onu başka bir erkekle gördüğü için kıskanmış. Tabi ki kıskançlık gibi önemli bir durumu dayak için yeterli gören bu kişi önce öfkeyle Ceylan'a bakıyor. Göz göze gelince Ceylan'ın hemen kaçması bu şiddeti daha önce de gördüğünü en açık delili. Ceylan'ı o arada yakalayamayan Murat Kurşun hem Ceylan'a kinini kusmak kendi egosunu onu döverek tatmin etmek için, hem de aklı sıra Ceylan'ı basın mensupları önünde küçük düşürmek için kafasına bir tokat patlatıyor. Sonra utanmadan uzun bir süre gazeteciye ‘dövmedim, dürttüm. Beni görünce saygı duyup burayı terk etmeliydi.' Diye ahkam kesiyor. Bu aklıevvellin aslında gazetecilerin onun yaptığını tasvip etmediğini anlaması, Ceylan'ı rezil edeyim derken aslında kendinden başka hiç kimseyi rezil edemediğini fark etmesi ancak birkaç gününü alıyor. Sonra da 'İçkiliydim, seviyordum.'gibi şeyler sıralayarak hatasını kapamaya çalışıyor. Oysa o gün gazetecilere ‘Dövmedim, dürttüm' derken hiç de sarhoş gibi değildi. Ayrıca Murat Kurşun gibi kişiler ‘Dövdüm, çünkü seviyorum.' Gibi çelişkili cümleler kurmaktan geri durmuyorlar. Bu şekilde sevgi sözcüğünü ağızlarına almış oluyorlar ve böylece sevgiyi de aşkı da lekeliyorlar.

Ben de pek çok kişi gibi kadına şiddeti kınıyorum. Ve ülkemde 21y.y hala böyle kaba kuvvete başvurmayı doğal sayan zihniyetlerin bulunmasına şaşıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI