Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

DHMİ ve THY’de değişiklik

DHMİ Genel Müdürü Mahmut Tekin emekli oldu. Uzun sayılabilecek bir süre boyunca DHMİ'nin başında kalan Tekin nakit parası bu kadar çok olan bir kamu teşekkülünü statik bir bürokrat olarak başarıyla yönetti. Politik dengeleri tutmasını bilerek kendini ve ekibini saldırılardan korudu. Kendisine yeni emekli yaşamında başarılar diliyorum.
Bu gerçekleşmiş bir değişim. Bir de bu satırlar yazıldığı sırada gerçekleşmemiş olanlar var. Türk Hava Yolları'nın son grev sürecindeki başarısız yönetimi nedeniyle üst yöneticilerinin değişmek üzere olduğu dedikoduları kapalı kapılar ardında konuşulan en önemli dedikodular.
Dedikodulara göre hareket etmek bizim sektörde biraz yanıltıcı olsa da Yönetim Kurulu başkanı Candan Karlıtekin'in görevinden alınacağına artık neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Yardımcısı Hamdi Topçu'nun da görevden alınacağı söylenirken asıl ilginç durum burada ortaya çıkıyor. Kadıköy'deki mütevazi bir muhasebe bürosundan THY gibi bir şirketin ikinci koltuğuna oturan ve hatta zaman zaman perde arkasından şirketin tüm dinamiklerini yönettiği iddia edilen Topçu'nun THY'nin genel müdürlüğü görevini istediği de dedikodular arasında. Böyle bir gelişme yaşanırsa THY'nin bir havayolu şirketi olarak değil de tam bir politika arenası olarak görev yaptığının tescili olur bu durum.
Ne kadar başarılı olunsa da havacı olmayan birisinin birkaç yıl içerisinde kurumun başına geçmesi kesinlikle bir avantaj sayılamaz.
Göreve başladığı sırada VIP salonunu THY'nin zanneden bir kişinin bu kadar kısa sürede havacılığın tamamını öğrenmiş olması iddia etmek gerekir ki kesinlikle mümkün değildir. Ama bu arada Topçu'nun politik gücünü ve yaptırımını da gözardı etmemek lazım. Yöresel avantajlarını kullanarak bir sosyal sakar davranış moduyla hamle yapmaya alışık olan Topçu'nun bunda başarılı olduğu ve tuttuğunu kopardığının da hakkını vermek gerekir. Bu tanımım bir eleştiri ya da kötü söylem değildir. Kendisinin dışarıdan görülen durum tespitidir sadece.
Hamdi Topçu'nun aynı zamanda Kızılay'ın başına geçebileceği de söylenenler arasında. İşte bence bu görev kendisine ve politik gücüne son derece yakışan bir makam olacaktır. Hükümetin birebir icraatıyla örtüşen bu makam aksiyon olarak da kendisine yakışacaktır.
Bu arada Sendika Başkanı Atilay Ayçin'i de bu anlamda kutlamak gerek. THY tarihinde ilk kez sendika başkanına bir anlamda yenilen bir yönetim bu nedenle görevden alınmış ve yerleri değiştirilmiş olacak. Elbette kimse bu değişimin sendika yenilgisine bağlamıyor. Aradan geçen birkaç ay bu sebebi unutturmuş olsa da işin gerçeği tartışmasız grev oylamasında yönetimin beklentilerin dışında alınan sonuçla ilgili gözüküyor.
Yeni yönetimin nasıl şekilleneceği ise elbette en çok merak edilen konu. Artık hükümetin ilgilileri de THY gibi bir şirketin dışarıdan sağlanan yöneticilerle idare edilemeyeceğini görmesi ve buna göre bir seçim yapması gerekir.
Ama ne yazık ki geçmişte hepsini kovdukları için artık isteseler de şirket içerisinden birini bulmaları artık imkansız. Belki attıkları adamlardan bazılarını dışarıdan transfer ederler. Bir miktar pahalıya gelir ama olsun. Benden söylemesi.


YAZARIN DİĞER YAZILARI