Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

TÖSHİD’de yeni dönem

TÖSHİD'in yeni seçimleri yapıldı. Onur Air CEO'su Şahabettin Bolukçu bu görevi ACT Genel Müdürü Yavuz Çizmeci'ye devretti. Hayırlı, uğurlu olsun. Çizmeci de en az Bolukçu kadar hatta belki daha da eskidir bu sektörde. Her ne kadar Sultan Air zamanından bu yana yolcu taşıyan bir şirkette yöneticilik yapmamış olsa da sektörün sorunlarına eğilmek için yeterli bilgi ve tecrübeye sahiptir. Takdir etmek benim harcım değil belki ama düşüncelerim bu yönde.

Şahabettin Bolukçu için TÖSHİD başkanlığı kendisi ve yönettiği şirketler açısından sorun çözmekten öteye yeni sorunlar getiren bir makam oldu kanımca. Konuşurken ve bir şeyler isterken TÖSHİD adına değil de sadece kendi adına istiyormuşsun gibi algılanır bu sektör ve camiada. O yüzden Bolukçu uzun zamandır sürekli "İsteyen" birisi olarak kendi ismini yıprattı, istemeden de olsa. Şimdi sıra Yavuz Çizmeci'de.

Ankara'yla temas kurmak bakımından oldukça faydalı bir makam olsa da TÖSHİD aslında iğneli fıçıdır, bilir ve tahmin ederim. TÖSHİD'i kullanabilmek için aba altından her şeye uyan değil aba altından sopa gösterebilen bir kimliği olması gerekir aslında. Bu anlamda Şahabettin Bolukçu'nun uyumlu tavrı hem kendisi hem de TÖSHİD açısından negatif çalıştı bence.

Takdir etmek gerekir ki son günlerdeki belki de hak ettiği tüm eleştirel yaklaşımlara karşın bu makamı en iyi kullanan geçmişte Atlasjet'in eki CEO'su Tuncay Doğaner olmuştur. Belki de Doğaner'in agresif tavrının tek faydası olduğu yönetilen makam TÖSHİD olmuştur.

TÖSHİD'in Ankara'yla yumuşak ilişkiler düzenlemekten öteye yeri geldiğinde hep birlikte doğru saydığı ilişkiyi otorite ve beraberliğini kullanarak tesis etmesi gerekir.

Elbette bu arada ilginç bir durum daha var. TÖSHİD aslında önceleri "Türkiye Özel Sektör Havayolu İşletmeleri Derneği" idi. Buradaki "Havayolu" tabiri yeni katılımcılarla "Havacılık" haline dönüştü. Yani bu derneğe yer hizmetleri şirketleri, havaalanları işletmecileri gibi sektörün diğer unsurları da katıldı. Elbette ki öyle de olması gerekir. Ancak bu durum menfaatlerin çakıştığı bir hale de geldi. Çünkü eskiden havayolları için sorun aynıydı ve neredeyse hepsi için de geçerliydi. Oysa şimdi havayollarını ilgilendiren bir sorunun yer işletme şirketlerini hiç ilgilendirmediği de oluyor. Ya da tam tersi. Durum böyle olunca da Ankara'ya karşı hep birlikte ortak bir duruş sergilemek pek mümkün olmuyor.

Diyelim ki havayolları adına gazeteye ilan vermek, tepki göstermek, kamuoyunu bilgilendirmek gerekiyor. Ama pratikte kendi sorunu olmayan bir tepki için olası bildirinin altına imza atmak sektörün o konuyla ilgisiz oyuncuları için baş ağrıtıcı olabiliyor.

Bunların tümünü tek bir potada eritebilmek de TÖSHİD başkanının kişisel becerisine kalıyor. Yeri geldiğinde sert olabilmek, yeri geldiğinde ise politik davranabilmek gerekiyor. Tüm bunları yaparken de başında bulunulan şirketin menfaatlerine halel getirmemek gerekiyor.

Yavuz Çizmeci bence bu üslubu gayet iyi becerebilen bir yöneticidir. Gerek ilişkileri bakımından gerek ise yaklaşım tarzı açısından bu anlamda TÖSHİD'e ivme kazandırması muhtemeldir.

Kaldı ki şuandaki sivil havacılığın yönetim modeli ve gerekli ilişkileri kurabilme metotları da gördüğümüz ve anladığımız kadarıyla oldukça zor gözüküyor. Bu nedenle; Şahabettin Bolukçu'ya "Geçmiş olsun", Yavuz Çizmeci'ye de "Allah kurtarsın" diyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI