Deniz Zengin
Deniz Zengin

Bağışlayalım ama nereye?


Acun Ilıcalı'nın Show TV'de sunduğu ‘Var mısın, yok musun' isimli yarışmaya katılan Ömer Hoca lakaplı yarışmacı sayesinde bir çok insan kemik iliği bağışında bulunmak için Türkiye'de yalnızca bir tane olan Çapa Tıp Fakültesindeki kemik iliği bankasına hücum etti. Türk halkı bu konuda bilinçlendirildi. Sizde bir hayat kurtarabilirsiniz, binlerce lösemili hasta kemik iliği beklerken eriyip gidiyor, bağışta bulunun denildi. Buraya kadar her şey iyi güzel. Çapa Tıp fakültesinin kapısına gittiniz. Size bir adet telefon numarası verildi ve geri gönderildiniz. Evinize ya da işyerinize geldiniz. Bu verilen numarayı aradınız (0212/635/11/68) size şuanda kan testi yapılamadığını fakat durum elverişli olur olmaz aranacağınızı söyleyerek telefonu kapatıyorlar. Belli bir tarih, süre vs yok. Binlerce çocuk. binlerce yetişkin orada ilik için sıraya girmiş bekliyorlar. Neden bekliyorlar? Test yapılamıyor kimse bağışta bulunamıyor. Bir test yapıldığında 4 saatte sonuç alınabilirken 1 yıl bekletiliyorlar. Bugüne kadar bir çok hastamızı kaybettik. Devletin imkanları olmadığı için şuan kemik iliği bankasına yatırım yapamıyormuş. Şimdi size desem ki kemik iliği bağışında bulunun ama nereye? Devlete, yardımseverlere ya da kim üzerine alınmak istiyorsa ona sesleniyorum. Kan kanserinin tedavisi var. Ama imkan yaratılmıyor bu hastalara yaşama şansı veriliyor ama verilmiyor. Aç insana uzaktan ekmek göstermek gibi düşünün. Bir yerlerde o hastalara uyan ilik var ama onlar o iliğe ulaşamıyor. Fox TV'de yayınlanan ‘Objektif' programında değinildi bu konuya. Hasta yakınları konuştu. 3 aydır beklediği için artık gözleri görmeyen, ayakları tutmayan bir çocuğun babası tercüman oldu yaşanılan duygulara, kızgınlığa, çaresizliğe… Bir anne haykırdı ‘benim çocuğum 1 yıl bekledi, küçül vücudu 1 yıl dayanabildi beklemeye' diye… çaresizliklerini paylaşmak, onların çaresizliklerine sessiz kalmak ne kadar doğru ne kadar vicdanlı bir davranış soruyorum size?
Devlette iş yok herkes kendi derdine düşmüş partim kapanacak, kapanmayacak diye kara kara düşünürken ülkeyi kim düşünüyor? Biz düşünüyoruz.
Biz sahip çıkmalıyız ülkemize, ülkemizde yaşayanlara….
Bir an evvel çözüm bulmalıyız. Sizin de önerilerinizi bekliyorum bende bu konuda araştırmalarımı yapmaya devam edeceğim. Hepimiz birer hayat kurtarabiliriz. Tek yapmamız gereken birlik olmamız.
Akdeniz Üniversitesi'nde yaşanan olaylarda silahlar konuştu. Geçen hafta demiştim ki öğrenciler çatışıyor polisler yaralanıyor. Bu hafta diyorum ki öğrenciler çatışıyor. Ömer Ulusoy sana noluyor? Ömer Ulusoy ismini sıkça duymuşsunuzdur bu hafta. Provokatör olarak meşhur oldu, öğrenci değil 34 yaşında yetişkin bir kişi. Akdeniz Üniversitesi'nde çıkan olaylarda karşıt görüşlü öğrencilerin üzerine 2 şarjör boşaltmasıyla tanıdık kendisini… Tecavüz, ruhsatsız silah taşıma gibi suçları var. Ülkücü diye geçiyor ama MHP kendisini kabul etmiyor. Henüz yakalanabilmiş değil. MHP kabul etmese de bu adamın Ülkü Ocaklarında fazlasıyla vakit geçirdiği ortada ve tek başına bu kadar cesur hareket edip ardından yer yarılıp içine girmesi pek de akla yakın bir şey değil…
Neyse kokusu çıkar nasıl olsa… Ya da unutturulur biter gider. Ülkede her şey unutturularak halledilmiyor mu zaten??

www.songazetesi.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete