Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

2008 kimin yılı olacak?

Türk Hava Yolları Genel Müdür Temel Kotil "2008 THY'nin yılı olacak" demiş. Umarım genel müdür haklı çıkar. Ama yakıt fiyatlarında gelinen durum gösteriyor ki 2008 kimsenin yılı olmayacak.

Artan yakıt fiyatları nedeniyle dünyadaki havayolu şirketleri içinde bulunan ve mali yapısı güçlü olmayan birkaç tanesi kısa süre içerisinde iflas ettiğini açıkladı. Bu durumun Türkiye'ye yansıması da olacaktır elbette. THY genel müdürü kadar iyimser olmak isterdim ama gelinen nokta bizi çok avantajlı kılmıyor.

Dünya ülkelerindeki havayolu şirketlerine oranla tek avantajımız turizm odaklı mevsimin gelmiş olması. Yani diğer aylara oranla nispeten yüksek sezon sayılan aylar başlıyor ve bilet fiyatları da talebe göre elbette artacak. Ancak bu durum yıl sonuna kadarki genel ciroları nasıl etkiler iki kere düşünmek gerek.

Artan yolcu sayısına bağlı olarak havayolu şirketleri ciddi cirolarla karşılaştı. Ulaşım modunda havayolu maliyetleri dört yıl öncesinde oldukça düşük ve hatta neredeyse karayoluyla aynı sayılacak seviyedeydi. Aradan geçen süre içerisinde yakıt fiyatlarının 23 dolardan 110 dolara kadar yükselmesi özellikle büyük havayolu şirketlerinin inanılması güç rakamlarla karşılaşmasına neden oldu. Mali yapısını güçlü olarak kuramayanlar ise bu dalgaya dayanamayarak iflas bayrağını çekti.

Türk Hava Yolları genel müdürünün beyanatını okumuşsunuzdur. Asıl önemli olan özel havayollarının durumu. Çünkü THY'nin batması gibi bir durum hem elindeki ikili hava anlaşmalarından doğan karlı hatların kullanımı hem de devlet uzantılı olması nedeniyle böyle bir durum çok şükür ki mümkün değil.

Özel havayolları ise hesabı kırk kez yapmak zorunda. Hem devlet eliyle kurulan Anadolu Jet gibi arkası güçlü şirketlerle rekabet hem de böylesine maliyet artışları hepsini zorluyor.

Belki içlerinde batanlar olmasa da küçülmek zorunda kalacakları kesin. Şu anda AtlasJet'in bulunduğu durumu da küçülen ve ayağını yorganına göre uzatan şirketler listesine ekleyebiliriz.

Bu tabloda defalarca kriz atlatmış Türkiye'nin en büyük özel havayolu şirketi Onur Air'in tarihsel deneyimini göz ardı etmemek gerek. Gün geldiğinde her türlü krizde elastik ticari portföyü sayesinde hareket edebilen şirketin zaten geleneksel yapısı içerisinde de temkinli olmak ve agresif büyümekten kaçınmak birinci sırada yer alıyor.

Bence büyükler ligindeki Pegasus bu konuda en hassas şirketlerin başında olarak dikkati çekiyor. Bugüne kadar yaşadığı büyüme trendi içerisinde Sabiha Gökçen Havaalanı'nın avantajlarını kullanan şirketin el değiştirdiği sıradaki maliyeti de daha bir süre itiş gücü yaşatacak ayrıcalıklar içerisinde etkisini sürdürüyor. Buradaki Pegasus'u bekleyen zorluklar diğer şirketlerden çok daha fazla. Sadece yakıt maliyetleri değil Sabiha Gökçen'deki azılı rakiplerinin arasında Anadolu yakasından yolcu çıkartmak hiç de kolay değil.

Bu arada Pegasus'un 350 bin biletini bir iletişim cehaleti sonrasında tek kalemde PR olarak harcamasını tamamen iş bilmez amatörlüğüne veriyorum. Rakipleri 500'erlik biletleri küçük küçük kampanyalarla sunup reklamsız PR etkisi yaratırken 350 bin bileti tek mermide harcamak sadece patronlar yaptığında kabullenilebilecek bir hatadır ve görünen o ki bu durum şirketin her kademesiyle direkt ilgilenen Ali Sabancı'nın sorumluluğunda gelişen bir aksiyon.

Neticede 2008 yılında herkesin işi zor. Bazılarının biraz daha zor.

Umarım 2008'e nasıl başladıysak sonunda da cirolar, koltuk kapasitesi ve yolcu sayısı olarak küçülmeden, yok olmadan çıkarız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI