Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Petrol fiyatları sonumuz olacak

Gaziantep Havalimanı Müdürü'nün röportajını manşetimizde okumuşsunuzdur. Bu koskocaman buzdağının sadece görünen küçük bir yüzü. Geçen yıl petrol fiyatının varil başına 100 Amerikan dolarını geçeceği söylendiğinde Amerika başkanı dahil herkes buna gülmüştü. Oysa Bush'un geçtiğimiz günlerde Suud kralına yaptığı ama olumsuz cevap aldığı üstü kapalı petrol üretimini artırma talebi reddedildi.

Şimdi aynı çevreler yakıtın gelecek yıl 200 doları bulacağını söylüyor. Çin'in 1996 yılında 106 barem olarak harcadığı akaryakıt miktarı şuanda 1125'i bulmuş durumda. Yani 10 katına ulaşmış. Çin'in büyümeye yeni yeni başladığı düşünülürse yakıttaki artışın arz talep dengesindeki ayarsızlıktan olduğuna şaşmamak gerek.

Çin malının ucuzluğundan ağzı kulağına varanlar için bunun bir ödeme dönemi olacağını haykıranların haklılık süreci şimdi başlıyor. Dünyadaki ekonominin ilk patlağı yakıta bağlı havacılık sektöründen ve buna bağlı turizmden başlayacak gibi gözüküyor.

Geçtiğimiz günlerde Amerika'da 570 uçaklık filoya sahip American Airlines CEO'sunun yaptığı "Havacılık 125 dolarlık yakıtla gerçekleştirilecek şekilde dizayn edilmemiştir" sözü her şeyi tek cümlede anlatıyor bence. Bu arada AA'nın hemen 80 civarında uçağını uçuştan keserek yere indireceği ve yüzde 12 gibi bir küçülmeye gideceği de açıklamalar arasında dikkat çekti.

Türkiye'de ise durum aynı vahimlikte duruyor. Türk Hava Yolları'nın Teknik AŞ'yi zarar ettirip kendisini kar etmiş gösterdiği iddiaları kesinlik kazandı mı, bilmem ama en başta THY olmak üzere havacılık sektörünün işi bu yıl çok zor. Kazakistan, Pekin, Johannesburg, NewYork hattından kazandığını İzmir, Antalya, Trabzon bacağında harcamak iyi fikir gibi gözükse de THY'yi çok daha zor günler bekliyor. Çünkü bu rakamlarla bu mızrak hiçbir kılıfa sığmayacak biçimde açıkta kalacak.

Yine de arkasında devlet desteği olduğu için THY'yi nispeten şanslı görebiliriz. Asıl sorun özel havayolu şirketlerinin ne yapacağında. Geçen haftaki yazımda da söylemiştim ama tekrarlamak gerekirse Onur Air, Sun Express, AtlasJet ve Pegasus dörtgeninde durum hiç de parlak değil. Yine SunExpress'i ortaklık yapısı nedeniyle bu tablonun dışında tutup THY gibi ayrıcalıklılar kategorisinde değerlendirebiliriz. AtlasJet zaten oldukça küçüldü ve ETS Tur yolcularını taşımaya varacak kadar küçülerek mevcudiyetini bu şekilde devam ettirebilir gibi gözüküyor. Onur Air'in nasıl önlem alacağını bilmiyor olmakla birlikte hac operasyonu, Avrupa uçuşları ve iç hatlar üçgenindeki global bir krizden çıkmanın yolunu küçülerek ve hat sayısını azaltarak bulacak gibi gözüküyor.

Yine burada en şanssız gördüğüm şirket Ali Sabancı'nın Pegasus'u. Sabiha Gökçen'deki yeni yapılanmanın ortasında lojistik ayrıcalığını kaybetmiş ve Anadolu Jet ile SunExpress belalılarının ortasında kalmış ve zaten Anadolu şakası yolcusuyla sınırlı profilini nasıl güçlendireceği merak konusu. Hem de Ali Sabancı'nın büyüme yolunda attığı adımlara rağmen.

Ama yine de Sabancı'nın ticari zekasını yok saymamak gerek.

Tüm bu karanlık tablo hepimizi kötü günlerin beklediğini gösteriyor. Bağıra bağıra gelen krizden en yarasız beresiz halle çıkarız umarım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI