Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Yolcu bilinci

Geçen hafta bir havayolunun iç hat uçağı iniş takımlarındaki sinyal arıza nedeniyle havalandıktan kısa süre sonra İstanbul'a geri döndü. İniş takımları kapanmış olmasına rağmen pilotun önündeki ekranda açıkmış ikazı gözüküyordu. Havacılıkta sinyalizasyon bir başka adıyla indikatör arızası sık olur.

Şirket, yolcunun morali bozulur diye arızayı hemen gidermesine rağmen bir başka hattaki uçağıyla arıza yapanını değiştirerek aynı yolcunun tekrar aynı uçağa binmemesini sağlamış. Güzel ve doğru bir psikolojik önlem.

Ancak bu arada muhabir arkadaşlarım anlattı. Bu uçakta bulunan bir yolcu inişten sonra avaz avaz bağırıp havayolu şirketini ve uçağı eleştirip "Bu şirketin uçağına bir daha binilmez. İstemem binmiyorum. Kimse binmemeli" diye herkesi galeyana getirmiş. Amacı parasını geri alıp bir başka şirketle uçmakmış.

Bu gibi durumlarda havayolu şirketleri yolcunun parasını derhal geri ödüyor. Ancak protestocu yolcumuz gideceği şehre uzun süre bir başka havayolunun uçağı olmadığını görünce usulca yolcuların arasına karışıp yeni tahsis edilen uçağa binmiş.

Ancak bu protestolar sırasında o ana kadar uçağa binmemeyi aklından geçirmeyen birçok kişi bu protest yolcudan etkilenerek uçağa binmekten vazgeçmiş. Yolcuları galeyana getiren yolcu ise sesini çıkartmadan gideceği yere uçmuş.

Protestocu yolcular her zaman vardı ve eminim gelecekte de var olacaklar. Hatta Avrupa ve Amerika'da havayollarının eksiklerini bularak uçuş paralarını geri alan ciddi bir yolcu kitlesi de varmış. Henüz Türkiye'de durum bu boyuta gelmedi ama protestoculara kanarak psikolojisini bozup istemeden yanlış karar alanlar hiç eksilmiyor.

Buna benzer olaylar ayda birkaç defa sürekli olarak yaşanıyor. Kimi havayoluna kızıp kontuarda bağırıp çağırınca gaza gelen diğer yolcular camı çerçeveyi kırıp dökebiliyor.

Henüz ülkemizde yolcu bilinci ne yazık ki oluşmadı. Havayolları şu anda tüm yolculara "Müşteri her zaman haklıdır" yaklaşımıyla ilgilense de havacılıkta müşteri her zaman haklı olmayabiliyor.

Gelecekte havayollarının haksız yere protestoda bulunan, yolcuyu yanlış ve eksik bilgilendirmeyle uçuştan soğutan, havayolu veya havaalanındaki belli mekânlara fiziki zarar verenleri yasaklamaya gideceğine emin olabilirsiniz.

Çünkü hiçbir hizmet sektörü bu kadar alttan almak zorunda değildir.

Artan yakıt fiyatları sonrasında uçakta memleketten getirdiği patatesi, turşu bidonunu taşımak isteyenler için zaten ağırlık ekstra ücretleri rantabl olmayacaktır. El bagajı dahil tüm bagaj kısıtlamaları istisnasız özenle ve önemle yapılacaktır. Tüm bunlar gerçekleşirken hadi biraz da abartayım belki ülkemizde değil ama dünyada aşırı kilolu yolculardan ekstra ücret alınması uygulamasına bile geçilmesi mümkündür. Bu durum Amerika'da uzun yıllardır tartışılıyor olmasına rağmen Anayasaya aykırı bulunması nedeniyle uygulamaya konmamıştı ama artan yakıt fiyatları havayollarını birer birer iflasa sürüklerken paranın konuştuğu ülke olan Amerika'da obezitenin daha fazla müsamaha görmesi de mümkün olmayacaktır.

Her yolcu kendi uçuş bilincini geliştirmeli ve havayolları da yolcuları gerek bilgilendirici argümanlarla gerek ise kırmızı çizgilerle eğitmek zorundadır ve yakın gelecekte eğitecektir de.

YAZARIN DİĞER YAZILARI