Deniz Zengin
Deniz Zengin

Karadeniz usulü sempozyum...


Öncelikle geçen haftaki tepkilerden ötürü yazımın ulaşmasını istediğim mercinin altını çizmek istiyorum. Geçtiğimiz haftaki dilek/şikayet kutularındaki yazılara yapılan saygısızlığı dile getirmiştim, fakat havalimanı içinde farklı departmanlar üzerlerine alınmışlar. Ben ‘ Şikyetimini akıbeti nedir?' başlıklı yazımı özel bir havayolu şirketine yazdım. Lütfen yarası olan gocunsun ve suçu olmayan kimse üzülmesin. Gelelim bu haftaya, şuanda bu yazıyı yazmaktan üzüntü duyuyorum.
Sizlere şaşalı bir havacılık sempozyumu haberi yazmayı tercih ederdim.
Ama katılımın olmadığı, Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım'ın bile konuşmasını yaptıktan hemen sonraişleri sebeiyle terk ettiği, 3 gün olarak planlanmışken 2 günde tamamlanan ve sadece konuşmacıların katıldığı bir sempozyumdan bahsetmek durumundayım.
Bundan yaklaşık 1 ay önce elime bir program ulaştırıldı, programda Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım'dan Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru'ya THY Genel Müdürü Temel Kotil'den, Türk Hava Kurumu Genel Başkanı Em. Tüm Gen Yusuf Güngör'e kadar havacılık üstatlarının katılacağı bir panel açıklandı. Programda 09:00'dan 19:30'a kadar konuşmaların yapılacağı yazılıp, çizilmişti. Fakat oturuma bir çok konuşmacı katılmadı.
Aslında yapılabilinseydi, havacılık camiasına bomba gibi düşebilirdi bu sempozyum.
Bir dostumuzun ricası üzerine basın mensubu arkadaşlarıma rica ettim ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde düzenlenen 1. Geleneksel Samsun Gökler sempozyumuna katılım sağlayalım, destek olalım dedim. (Atatürk Havalimanı basın mensubu arkadaşları olarak, gazete, TV, dergi ya da haber ajanslarıyla sıkı dostluk içerisindeyiz. Sonuçta her yere beraber gidiyoruz, birbirimizin kahrını çekiyor, karşılıklı yemekler yiyoruz, dostlarımızdan, arkadaşlarımızdan çok birbirimizle vakit geçiriyoruz.) Arkadaşlarımda sağ olsunlar beni kırmadılar.
Normalde bir etkinlik yapılırken, konuşmacılardan sonra basın mensuplarına yer ayarlanır.
Sebebini de şöyle açıklayayım, bizler siz okuyucularımızın gözü kulağıyız.
Siz herhangi bir havayolu şirketi ya da her hangi bir etkinlikten bizler sayesinde haberdar olursunuz ve ben haberi nasıl görürsem, gösterirsem siz de öyle görürsünüz.
Atatürk Havalimanı basın mensupları için organizatörlük üstlendiğim bir havacılık olayına, önemsenmediğim için gitmedim. Ben 15 farklı basın kuruluşunu götürmek için liste hazırladım. Organizasyon biriminden bütçemiz yok kendi imkanlarınızla ya da bir sponsor ayarlayın öyle gelin yanıtını aldığımda zaten bu sempozyum için yapılacak pek bir şey kalmamıştı. Bu durum karşısında benim tek hissettiğim basın kuruluşlarındaki arkadaşlarıma karşı olan mahcubiyetimdir.
Bunun üzerine son gün saat 14.30'da beni arayarak uçakta yer açıldı, istiyorsanız akşam 18.00 uçağıyla gelin denmesi – laz fıkrası gibi- gerçekten çok basit ve acemice yapılan bir işin tablosu olarak duruyordu karşımda. Sempozyuma kimsenin katılmayacağı son dakikada belli olmuş ve uçuşa sadece 3 buçuk saat kala bana haber veriliyordu.
Bu geleneksel olarak planlanan fakat faciayla sonuçlanan sempozyumun önümüzdeki sene bir tekrarı olursa,
tecrübelerime dayanarak yaptığım tespitlerimi göz önünde bulundurmalarını rica edeceğim.
Bugünlere gelmemizde büyük payı olduğunu bilerek, havacılığın gelişmesi için gereken tüm projeleri Mars Yayıncılık ailesi olarak maddi ve manevi desteklemeyi boynumuzun borcu olarak bilmişizdir. Ama bu şartlarda değil. Beni ve arkadaşlarımı önemsemeyen bir kuruma benim de maalesef verebileceğim desteğim yok.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete