Deniz Zengin
Deniz Zengin

Diva fena dağıttı

Şimdi diyeceksiniz ki Deniz Zengin'in köşe yazısında Bülent Ersoy'un ne işi var? Bu konuyu hepinizle paylaşmak istedim zaten olay da havalimanı sınırları içinde gerçekleştiği için hepimizin ilgi alanına giriyor.
Hayretler içerisinde izlediğim bu olaydan sonra tüm havalimanı çalışanlarını tebrik ediyorum. Polisinden CIP görevlisine kadar herkes sabır taşı gibiydi.
Sanat müziğinin divası olarak bilinen yılların sanatçısı Bülent Ersoy, kişiliğine hiç yakışmayan davranışlarda bulundu. 6 Temmuz Salı günü saat 23.30'da THY İç Hatlar CIP Salonu'na gelen Ersoy, 23.55'deki İstanbul-Bodrum seferiyle uçmak istediğini söyledi. THY CIP görevlisi bayan memur Ersoy'a "Efendim satın aldığınız biletin opsiyonu 22.55'de dolmuş ve sistem biletinizi otomatikman iptal etmiş. Şu anda yapabileceğimiz bir şey yok. Zaten uçak kapı kapatıyor, sizi yetiştirmemiz de mümkün değil" cevabını verdi. Bunun üzerine küplere binen Ersoy, elini kaldırarak bayan memura vurmaya kalkıştı. Bayan memur kendini korumak için CIP bankosunun altına eğildi. Bülent Ersoy bu defa da diğer personele dönerek, "Ya bu kadar insansınız beni uçuramıyorsunuz, siz ne işe yarıyorsunuz" diye feryat figan bağırmaya başladı. Bu sırada görevli polis memuru Ersoy'u ikaz ederek yaptıklarının doğru olmadığını kendisine yakışmadığını söyledi. Ersoy bu kez de polis memurunun üzerine yürüdü. Bunun üzerine polis memuru İç Hatlar Polis Amirliği'nden takviye ekip istedi. 5 dakika için de takviye ekip CIP'ye geldi. Ersoy'u önce ikna ederek dışarıya çıkarmak isteyen ekip, "Lütfen efendim, uçak zaten kapı kapattı havalanmak üzere boş yere kendinizi harap etmeyin" diye uyarıda bulundu. Ancak Ersoy, ikna olmadı ve yine CIP'deki bayan memurların üzerine yürüdü. Bu sırada 8 polis memuru Ersoy'u güçlükle zapt ederek, olayın büyümesine engel oldu. Ersoy kendisine engel olan polis memurlarına "Ya siz bana yardım edeceğinize engel oluyorsunuz. Burada mağdur olan benim, geldim ve uçamıyorum. Görevinizi doğru düzgün yapın yoksa fena olur" diye tehdit savurdu ağza alınmayacak söler sarfetti. Bu sırada CIP'deki garsonlar art arda portakal suyu ikramında bulunarak Bülent Ersoy'u sakinleştirmeye çalıştılar. Ancak bu da fayda etmedi. Ersoy sonunda uçağın gittiğine ikna oldu ama uçağı kaçırdığı için THY CIP görevlilerini suçladı. "Hepinizi şikayet edeceğim, buradan sürdüreceğim" diye bağıran Ersoy, dövmeye kalkıştığı bayan CIP görevlisine "Buraya gel kaçma, THY'ye şikayet mektubu yazacağım. Hem de ben söyleyeceğim sen yazacaksın" dedi. Bayan görevli de çaresiz bilgisayarın başına geçerek Bülent Ersoy'un söylediklerini şikayet mektubu olarak yazdı. Ersoy daha da ileri giderek "Bunları beraber yaşadık altına imzanı atacaksın" diyerek mektubu imzalattı. Şikayet mektubunun bir örneğini alan Ersoy, daha sonra kızgın halde CIP'den ayrıldı.
Bu memlekette sanatçı olmak, torpilli olmak bu gibi olayların altına imza atmak demek değildir. Bu kişinin mutlaka ifadesine başvurulmalıydı. Huzursuzluk yarattığı ve hakarete varan sözler sarf ettiği için mutlaka mahkeme karşısında yargılanmalıdır. Aslında daha neler neler söyledi de ben sizlere bunları yazmaya utanıyorum. Yaşananlar çok kötü hem polis memurları hem de CIP memurları büyük psikolojik baskı ve hakaretlere maruz kaldılar.


YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete