Deniz Zengin
Deniz Zengin

Çıkarlar mı, yardımseverlik mi?

Havalimanı çalışanları çok kişiyle ve çok önemli kişilerle muhattap oldukları için hem fiziken hem de ruhen iyi olmalılar.
Asla şişman bir kabin memuru, şişman bir güvenlik görevlisi ya da şişman bir kontuar görevlisi görmeniz mümkün değil. Çünkü iş alımlarında yolcularla bire bir iletişim halinde olan ya da olma ihtimali olan her adaydan, hem psikolojik olarak, fiziksel olarak bir takım şartlar bekleniyor. Psikolojisi zayıf olan, fiziksel olarak şişman olanlar bu şartlara uymuyor maalesef.
Gelelim zaten havalimanında çalışanlara, uzun süre bilgisayar başında sadece çay ve kahve içerek çalıştığımız günler oluyor, bütün gün sadece öğlen saati yemeğe gitmek için yerimizden kalkıp kısa bir yol kat ediyoruz. Hal böyle olunca bu durumda insanın obezite olmaması mümkün değil. Buna istinaden geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı'na destek amaçlı olarak havalimanındaki tek özel sağlık kuruluşu olan Portclinic atağa geçti ve Atatürk Havalimanı'nda obezite ile mücadele merkezi kuruldu.
Merkezde, beslenme ve diyet planlaması, psikolojik destek, kişiye özel spor programı, sağlık paramatreleri kontrolü de yapılıyor.
Açılış iyi geçti, havacılık sektörünün önde gelen isimlerinden katılanlar vardı. Ama bence bu iş burada kaldı.
Havalimanı 7 gün 24 saat aktif bir yer, 35 binin üzerinde çalışanı var ama bu insanlar havalimanına sadece çalışmak için geliyor. Zaten uzun saatler ve yorucu çalışma temposunun ardından insan kendini hemen dışarı atmak istiyor. Şimdi buradaki merkeze porterlar mı gelir, taksi şoförleri mi, yoksa güvenlik görevlileri mi gelir?
Benim aklım almadı… Tabi şimdi Sağlık Bakanlığı obezite konusunda Türkiye'nin iyiye gitmediğini ve bu konuda da sağlık kuruluşlarının desteğini beklediğini belirtince. Çıkarlarını düşünen sağlık kuruluşları da aman ben yapayım da isterse kimse gelmesin gelen de kârım olur mantığıyla hareket ediyor.
Türkiye için gerçekten bir şeyler yapmak istiyorsak, çıkarlarımızı bir kenara bırakıp şapkamızı önümüze koyup ben bu ülke için ne yaparsam yararlı olur diye düşünmek lazım.
Bence bakanlıklara yaranmak için yapılan bu tarz kampanyalardan ziyade, bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvasalardı, çok daha makbule geçer…
Eğer bir sağlık kuruluşuysan, doğuda hatta doğuya bile gitmeye gerek yok İstanbul'da bile binlerce çocuk var maddi durumları iyi olmadığı için tedavi olamayan, bir tanesinin bile tedavisini üstlensen bir kişinin hayatını kurtarmış olursun.
Bu konuda sektörümüzde birçok şirket, sosyal sorumluluk projeleri için ciddi işler yapıyor. İlk aklıma gelen Çelebi Hava Servis mesela, yılbaşlarında bayramlarda ajandalar, kalemler, çakmaklar göndermek yerine herkesin kendi adına birer fidan dikiyor.
Her yıl mutlaka belli okullarda çocukları giydiriyor. Doğu'ya tayinleri çıkan öğretmenler için oradaki zor şartları bir nebze kolaylaştırmak adına ‘Çelebi Evleri' projesiyle öğretmenlere ev veriyor. Ülkemizin bunlara ihtiyacı var. Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir, evet obezite de bir illet ama hayat mücadelesi daha kötü bir illet.


YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete