Yusuf Zengin
Yusuf Zengin

Bedellide 'Çapanoğlu' aramak haksızlıktır!..

Yaklaşık 460 bin kişinin merakla beklediği 'bedelli askerlik' uygulaması nihayet başlıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat açıklanan uygulamada yaş sınırı '30', ödenecek para ise 30.000 TL. olacak. Uygulama 21 günlük 'temel eğitim' süresini de kaldırıyor. Yani durumu uygun olan ve 'parayı veren' askerliğini yapmış sayılacak.
Bizi olayın bu yönü pek ilgilendirmiyor...
Bizi ilgilendiren yanı; bu uygulamadan elde edilecek gelirin şehit yakınlarına, gazilere, özürlülere, muhtaç erbaş ve er aileleriyle, TSK'ya, Jandarma Genel Komutanlığı'na ve emniyet hizmetlerine mensup vazife malullerine yönelik sosyal hizmet faaliyetlerinin finansmanına aktarılması.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu noktaya gelinmesindeki şartları şöyle açıklıyor: ''Bedelli askerlik 9 yıl boyunca AK Parti olarak bizim gündemimizde oldu. Bu konuda şartların oluşmasını özellikle de terörle zafiyete yol açacak bir durumun oluşmamasını dikkatle gözledik. Burada iki önemli hedef gözetiyoruz. Bakaya sayısının bedelli askerlikle azaltılması ve buradan elde edilecek gelirle çok önemli sosyal hizmetleri gerçekleştirmek. Dikkat ettiğimiz şey ise; ön gördüğümüz yaş sınırıyla, askerlik ve güvenlik hizmetlerinin aksamasına asla izin vermemek.''
...
Askerlik hizmetinin Türk milleti açısından ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yoktur sanırım... 'Peygamber Ocağı' olarak görülen TSK'nin gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. Askerlik hizmetini yapmayana kız bile vermeyi uygun görmeyen bir milletin, askerlikten kaçması gibi bir şey söz konusu bile olamaz.
Peki durum böyle iken; 'bedelli askerlik' uygulamasına neden gerek duyuldu?
Aslolan şu...
Okuduğu veya yurt dışında iş yaptığı için askerlik hizmetini yerine getiremeyen bir çok insan olduğu bilinen bir gerçek. İşte bu kişilerin önlerinde hep engel olarak duran 'askerlik' hizmetleri; 'bedelli' uygulaması ile ortadan kaldırılıyor. Yani bu durum 'zaruretten' kaynaklanan bir konu... Yoksa Türk insanının 'askerlikten kaçması' gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Araştırıldığında; askerlik hizmetine 'soğuk bakan' kişi sayısının 75 milyonda bir bile olmadığını görebiliriz.
Bu uygulamanın en güzel yanı ise...
Elde edilecek ciddi gelirin, Başbakan'ın da ifade ettiği gibi; şehit yakınlarına ve gazilere aktarılacak olması. Bu yaklaşım; toplum vicdanını rahatlatacak bir uygulamadır. Devlet imkanlarının son dönemlerde şehit yakınlarına ve gazilere daha çok açıldığını ama bunun bile yetersizz kaldığını biliyoruz. İşte bu açıdan bakıldığında; bedelli uygulaması ile bu kesimin daha da rahatlayacağını söyleyebiliriz. Uygulamanın bu şekilde değerlendirilmesi; parası olanın askerlikten 'yırttığı' olmayanın ise 'zor şartlar altında askerlik hizmetini yerine getirdiği' şeklindeki eleştirileri de ortadan kaldıracaktır.
Bu nedenle...
'Bedelli' uygulamasının altında bir 'Çapanoğlu' aramanın haksızlık olacağı görüşündeyim.
Umarım; yapılacak bu yardımlar, vatanın bölünmez bütünlüğü için canlarını bile vermekten kaçınmayan şehitlerimizin geride kalan yakınlarına ve bu uğurda sakat kalan gazilerimize bir nebze de olsa merhem olur. Unutmayalım ki; onlara ne kadar yardım da yapsak, yine de bir şey yapmış olmayız.
Ne diyor büyük şair M.Akif...
Ey şehid oğlu şehid...
'Bu taşındır' diyerek Kabe'yi diksem başına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle,
Yine de bir şey yababildim diyemem hatırana...
YAZARIN DİĞER YAZILARI