Aziz Babuşcu
Aziz Babuşcu

MECLİS MİLLET DEMEKTİR

Adı üstünde; Türkiye Büyük MİLLET Meclisi. 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladığımız bugünlerde bir kere daha herkes idrak etmeli ki; Meclis bu ülkenin ve bu milletin kalbidir.
Atatürk, Kurtuluş savaşımızı başlatırken ilk yaptığı iş bir Meclis tesis edilmesiydi.
Bu, alınacak her türlü kararın meşruluğu adına olmazsa olmaz bir şarttı. Ve o Meclis, savaşın en çetin günlerinde bile hiçbir zaman kapanmamış, hiçbir zaman işlev dışı olması akıllara getirilmemişti.
Ne hazindir ki, Atatürk'ün kurduğu parti olmakla övünen CHP ise, daha sonraları Meclisi önemsememiş, Meclisi devre dışı bırakmaya çalışan odaklarla hep bir iş birliği içinde olmuştur.
Bunun nedeni de belli: CHP milletle ve milletin değerleriyle barışık olmamıştır. Milleti hep cahil görüp küçümsemiştir. Küçümsediğiniz bir milletin iradesini de küçümsersiniz elbet. O iradenin tecelligahı da Meclis olduğuna göre, haliyle Meclisi önemsemezsiniz.
Çok partili hayata geçilince millet CHP'ye ilk seçimde dersini verdi. O zamanın CHPlileri "Hasolar Memolar iktidara geldi. Ayaklar baş oldu" demişlerdi.
İsmet İnönü, DP'nin aldığı oyları halkın cahillik ve eğitimsizliğiyle izah ediyor, "Bizden sonra demokrasinin geleceğini tehlikede görmemeye imkan yoktur. Halkın düzeyi umut kırıcıdır. Köylümüz hala nelere inanıyor?" diyordu.
CHP'li Nurettin Artam, "Bizim birinci görevimiz bu halkın neyi istemesi neyi istememesi gerektiğini öğrenmesine yardımcı olmaktır" derken, CHP'li Yusuf Ziya Ortaç, "DP oyları sadece sayıyor. Oysa bir de tartmalı. Bize eğitimliler oy veriyor" diyordu.
Benzer şeyleri bugünün CHPlileri de söylemiyor mu? O zaman "Haso Memo" diyenler, şimdi de "göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalılar vs" diyor. CHP'ye oy verenlerin daha eğitimli olduğunu hala her seçimden sonra söylüyorlar.
Hatırlayın, CHPli Onur Öymen AK Partinin aldığı oy oranı için, "Bunun akılla mantıkla izahı yok" demek suretiyle, zımnen millete akılsız demeye getirmemiş miydi?
Şimdi ki Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu daha da ileri gidip milletimizin AK Partiye teveccühünü, "Celladına aşık mahkum psikolojisi" demek olan Stockholm sendromuyla izaha kalkışmadı mı?
CHP'nin Meclis alerjisi de hiç değişmedi.
27 Mayıs'ta İsmet İnönü "Şartlar olgunlaşırsa askeri darbe meşru bir hak olur" demişti.
O günden bu yana da hiçbir şey değişmedi.
28 Şubat sürecinde CHP lideri Baykal en ön saflardaydı.
Yapılanları meşru göstermek için "TSK da bir sivil toplum örgütüdür. Görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilirler" bile diyebilmişti.
O kadar uzağa da gitmeyelim. Sadece son birkaç yıl içinde CHPlilerin dediklerine bakalım.
27 Nisan bildirisi için CHP Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek "Tabii bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmesi gerekir" demişti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in bildiriden bir gün sonraki açıklaması ise aynen şöyleydi:
"Genelkurmay'ın tespitleri bizim tespitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız."
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bildiriden sonra verdiği ilk röportajında "Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider" diyordu.
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, bildiri ve AYM'nin 367 skandalı ardından "Gözümüz aydın, Türkiye'nin gözü aydın" demişti.
Halen CHP milletvekili olan Nur Serter, bildiriden bir gün sonra Çağlayan'daki Cumhuriyet Mitingi'nde yaptığı konuşmada, "Genelkurmay Başkanı'na 'memur' diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan'da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan'da Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır" diye haykırıyordu.
Kılıçdaroğlu'nun sözde değişim sloganıyla partiye aldığı ve üst düzey göreve getirdiği CHP Milletvekili Süheyl Batum'un darbe yapamayan askerlere karşı "Meğer bizim generallerimiz kağıttan kaplanmış" şeklindeki serzenişi ise daha dünkü mesele.
Milletimiz görüyor işte;
Ergenekon yapılanması yargıya taşındı, CHP rahatsız oldu, hatta Kılıçdaroğlu "Varsa böyle bir örgüt, ben de üye olacağım" dedi.
12 Eylül ve 28 Şubat yargıya taşınıyor, CHP yine rahatsız.
Sonra da çıkmış "Darbeler yaşanmasın diye bir paket hazırladık" diyorlar.
İyi de kimi kandıracaksınız?
Kim inanır size?
Siz önce kendi partinizi "Darbe heveslilerinin kendini en iyi ifade edebildiği parti... Cuntacıların bir numaralı sığınağı olmuş parti" imajından kurtarmak için bir paket hazırlayın da millet görsün.
Ama yapamazsınız.
Çünkü siz zaten busunuz.
Sadece bazen çok ileri gittiğinizi ve milletin gözünde daha da puan kaybettiğinizi düşündüğünüz anlarda bir iki numara çekip göz boyamaya çalışıyorsunuz ama millet bu dolmaları yutmuyor, yutmayacak da.
Yukarıda tek tek örneklerini verdim işte.
Acaba o çağdışı ve antidemokratik kafalar, niye siyaset yapmak için CHP'yi seçiyor?
Buna bir cevabınız var mı?

YAZARIN DİĞER YAZILARI
WhatsApp İhbar Hattı
Türkiye Haberci'yi Facebook'ta takip edin

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete
  • e-gazete